|
1914 BURDUR DEPREMİ İLE İLGİLİ BİR HATIRA
Osman
KOÇIBAY*
Bu yazımızda kendisi
hakkında bilgi edinemediğimiz, ancak Burdur’un 1914 – 1925 yılları
arasındaki tarihine ışık tutacağını düşündüğümüz Mahmut Efendi’nin
“Safahat-ı Hayat” isimli hatıratında 1914 Burdur Depremi ile ilgili
yaşadıklarını bulacaksınız.
Büyük bir bölümü 1.
derecede deprem bölgesi olan Burdur’da, bilinen ilk deprem 1510
tarihinde meydana gelmiştir. Bu tarihten 21 Eylül 1330 ( 4 Ekim 1914
) tarihine kadar Burdur ve çevresinde meydana gelen depremler fazla
tahripkâr olmamıştır.
4 Ekim Pazar gecesi saat
18:30 sıralarında 7.1 şiddetinde meydana gelen deprem, Burdur ve
Isparta’da etkili olmuş, çok sayıda insanın ölümüne ve binanın
yıkılmasına neden olmuştur. Depremden sonra 3 gün boyunca 467 artçı
deprem daha olmuştur[1].
Resmi kayıtlara göre Burdur Merkez’de 501, köylerinde 156, toplamda
657 kişi enkaz altında kalarak yaşamlarını yitirmişlerdir[2].
110 kişi enkaz altından sağ olarak kurtarılmıştır.
Resmi Kayıtlara Göre
1914 Burdur Depremi’nde Enkaz Altında Kalarak Vefat Edenlerin
Mahalle ve Köylere Göre Dağılımı
Mahalleler
Dere Mahallesi : 5
Ermeni Mahallesi : 7
Hecin Mahallesi : 15
Rum Mahallesi : 42
Kuyu Mahallesi : 2
Üçdibek Mahallesi : 37
Derslik Mahallesi : 15
Hacı Ahmet Mahallesi : 8
Karasenir Mahallesi : 19
Burç Mahallesi : 10
Yoğurtçu Mahallesi : 22
Yenice Mahallesi : 44
Hacı Ömer Mahallesi : 39
Divanbaba Mahallesi : 11
Cami-i Kebir Mahallesi : 21
Şeyh Sinan Mahallesi : 37
Hacı İbrahim Mahallesi : 17
Manastır Mahallesi : 14
Recep Mahallesi : 15
Hamidiye Mahallesi : 121
TOPLAM : 501
Köyler
Giresun Köyü[3]
: 7
Askeriye Köyü : 7
Kışla Köyü : 49
Kurna Köyü : 17
Kuruçay Köyü : 7
Büğdüz Köyü : 68
Çendik Köyü : 1
TOPLAM : 156
GENEL TOPLAM : 657
SAFAHAT-I HAYAT
(MAHMUT EFENDİ’NİN TERCÜME-İ HAL NOT DEFTERİ)’TA
1914 BURDUR DEPREMİ
Sayfa 1
Sene
1330
330= Hareket-i Arz =330 Eylül
330 dâhilinde Isparta’da ve Burdur’un sair
karyelerinde hareket-i arz vukua gelmiştir. Burdur’da heman
hanelerin bazısına garib “rahne-i endam” oldu. Ve Nefs-i Burdur
dâhilinde sekene-i ahalisinden 800 nüfus telefatı olmuştur. Ve bu
hareket-i arzında merhum “Kamile Yengem” enkaz altında kaldı. Ve ben
dahi heman heman enkaz altında kalıyordum. Şöyle ki: Saat altı
raddelerinde idi. Amucamın Ahmed’le “ud” çalıyordum. Uykum geldi.
Ben orta odaya yatmağa gittim. Ve hemşirem dahi Osman Amuca’mızın
hanesinde yatıyordu. Uykuya yattıktan
Sayfa 2
bir saat sonra fevkalade bir gürültü
ve patırtı koptu. Ben zan ediyorum ki kıyamet kopuyor. Ve ben zan
ediyorum ki kâfir düşman memleketimizi istila ile haneleri yıkıyor
gibi bir takım dehşetengiz hadise tasavvur ve tahmin ediyorum. Ve
aynı zamanda yatak içinde korkuyorum ve terliyordum. Duvarın
sıvaları hep üzerime dökülmüş, ben altında adeta titriyordum. Fakat
hiç hatırımda “hareket-i arz” yoktu. Çünkü bu zamana kadar hareket-i
arzın nasıl ve ne olduğunu bilmiyordum. Dinledim, dinledim,
dinledim! Evler yıkılıyor, camlar kırılıyor. Bütün millet, Burdur
şehri feryad ve figan içinde.
Sayfa 3
Ve yine can kulağıyla dinliyorum:
Evlerin çatıları çivilerden ayrılıyor. Gacırt gacırt sadaları
Burdur’u titretiyor. Burdur’u bile değil, bütün insanları
titretiyordu. Sonra sada-i dehşetle yere düşüyordu. Sonra hemşirem
feryad-ı figanla heman
-
Kalk kardeşim! Hareket-i arz oluyor,
dedi.
Hareket-i arz oluyor. Yerler mi yıkılıyor?
diye heman yatağımdan fırlayarak fesimi giydim. Ve kapıdan dışarıya
çıktım. Heman yattığım ev (okunamadı) karşısında. Kapıdan çıktıktan
sonra dört tarafa nazar eyledim. Mehbut-i (okunamadı) kaldım.
Sayfa 4
Bu zaman herkes baş başa, can cana
idi. Her tarafta off… Annemi aldırdım, kardeşimi aldırdım… Off…
Yavrum… diye bir gürültü, her tarafımızdan (okunamadı) sadalar
işitiliyordu. Ba’de amucam hanesinde ve hemşirem olduğu halde amucam
Hüsnü Bey hanesine vardık ve orada nacar sabahladık. Ertesi gün
artık vefat edenler, (okunamadı) mahsusa taşınmaya başladı. Ama
nasıl taşıyorlar!.. Tabut ve teneşir yok. Herkes tabut yerine
pencereler, dört dilme üzerine konmuş iki tahtadan ibaret olarak
üzerine ölü koyarak taşıyorlardı…
Sözlük:
Hareket-i Arz: Deprem
Karye: Köy
Mehbut: Korkudan şaşırmış
Na-çar: Çaresiz, mecbur kalmış
Nefs-i Burdur: Burdur merkezi
Safahat-ı Hayat: Yaşamın dönemleri
Sair: Diğer
Sekene-i ahali: Oturanlar, ikamet
edenler
Rahne-i endam: Yıkık
*
Antalya/Korkuteli Büyükköy İlköğretim Okulu Müdür V.
Web: www.kocibay.net,
www.cercin.tr.cx
E-Posta:
kocibay@hotmail.com, kocibay@gmail.com
[1] Böcüzade Süleyman Sami, “Isparta
Tarihi” (Çeviren: Dr. Suat SEREN), Serenler Yayınları, İstanbul
1983, s. 310
[2]
Bu bilgiler Burdur Merkez İlçe 2 No’lu Ölüm Vukuat Defteri’nden
elde edilmiştir.
[3]
Giresun (Yeni ismi Gelincik, halk arasındaki ismi Geresin) Köyü
1963 yılında yapılan halkoylaması sonucunda Isparta iline
bağlanmıştır.
|