BURDUR

İLİNE AİT

GENEL BİLGİLER

 Bilgisayarınıza indirmek için lütfen tıklayınız...

 

HAZIRLAYAN

Rıza ERDEM

 

  Burdur - 1946

 

 

Düzenleyen

Osman KOÇIBAY

                                                                   Önü gümüş göldür sanki hilal,

                                                                        Yere aksetmiş olmuş mavi iz.

                                                                        Yok, tabiatta buna denk misal,

                                                                        Dağla sarmaşmış ince bir deniz.

                                                                                      RIZA ERDEM

 

 

 İÇİNDEKİLER

 

Tarihte BURDUR

Coğrafyada BURDUR

Kurtuluş Savaşında BURDUR

Cumhuriyette, Devrimde BURDUR

Yüce Atatürk BURDUR'da

Aziz Milli Şef İnönü BURDUR'da

BURDUR'da Mülki Kuruluş

      "               Güven ve Adalet

      "               Nüfus

      "                  Milli Eğitim

      "               Halkevleri ve Odaları

      "               Tarım İşleri

      "               Veteriner İşleri

      "               Ticaret Durumu

      "               Mali Durum

      "               Bayındırlık İşleri

      "               Sağlık İşleri

BURDUR İlinde Köy

BURDUR'da Belediye ve İymar

BURDUR'da Eski Eserler

BURDUR'da Hayat ve Çalışma 

 

TARİHTE BURDUR

Burdur, Anadolu Selçukluları tarafından Antalya'nın alındığı zamanlarda takriben 1000–1050 tarihlerinde zabtolunmuş eski (Pisitya) kasabalarından birisidir.

İlk zamanları hakkında aydın bir bilgi yoktur. Selçuk umerasından Hamid’in Selçukiler’in bu çevresinin komutanı ve Uç Beyi bulunduğu bir zamanda son günlerindeki zaaflarından istifade ederek bağımsızlığını ilan etmiş, Burdur bu suretle Hamitoğulları toprağına girmiştir.

Hamitoğullarının Kadim (FELEK ABAT) olarak anılan bugünkü Eğirdir’i başşehir yaptıkları zamanlarda Burdur, hükümet merkezine yakın önemli kasabalardan birisi idi.

Hamitoğullarının en büyük hükümdarı “Dündar”a ait Burdur’un l9l4 yılında uğradığı yer depreminde yıkılan eski Ulu Camii’nin minaresi kaidesinde bulunan (700) hicri tarihli kitabede Dündar Bey’in o yıllarda Burdur ve çevresinde (Ekmel-ül Ümera vel Ekâbir) sıfat ve ünvanıyla hâkim olduğu ve emr ile Ulu Camii minaresinin yapıldığı yazılı bulunmaktadır.

Yine Hamitoğullarından Mehmet zamanında da Burdur’da veya havalisinde ceryan eden bir savaş sonu doğan muzafferiyet üzerine beldenin tamirine buyruk verildiği yukarıdaki minare kita- besinden 45 yıl daha küçük 745 hicri tarihli ikinci bir kitabeden anlaşılmaktadır.

Burdur, Hamitoğullarından Kemalettin Hüseyin zamanında Hamit Ülkesi şehirlerinden, Akşehir, Yalvaç ve Isparta ile birlikte Osmanlı oğullarından birinci Murat’a l377 yılında (80000) altına satılmış ve bu suretle Osmanlı toprakları içine sessiz ve gürültüsüzce katılmıştır.

Burdur Selçuklular devrinde kaleli bir kasaba idi ve oturanlarının çoğunu da (Ahi) denilen ve o zamanki sultanlık teşkilatına mütenazır bir esnaf teşkilatı ve halk varlığı teşkil eden insanların topluluğunu yaşatıyordu.

İbn-i Bibi’nin Selçuknamesinde Selçuk Prenslerinden Rüknettin Kılıçaslan’ın kardeşinin emriyle bir müddet Burdur kalesinde mahpus kaldığı da yazılıdır.

Yakın zamana kadar kasabanın Sinan, Konak ve Değirmenler (Eski Divanbaba) mahallelerinde birer kale kapıları bulunduğunu ihtiyarlar söylerler.

Arap Seyyahı (İbn-i Batuta) de kitabında Burdur’dan bahseder.                

725–735 hicri l300 miladi tarihlerinde Burdur’a uğrayan Arap gezgini seyahat kitabında Burdur’u “Kal’ası bir cebeli şahık zirvesinde, suları çok bir memleket olarak tasvir etmekte, Burdur halkının kendisini konuk yapmaktan sevinç duyduğunu, bir gün yanlarında kalıp ertesi günü Isparta(Siberte)’ya geçtiğini” yazmaktadır.

İbn-i Batuta’nın bu uğraması da Hamitoğullarından Hüseyin devrinde olmuştur. O devirde İbn-i Batuta Osmanlıoğlu (Orhan)’nu Bursa Sultanı olarak ziyaret etmiştir.

Burdur evvelce şimdiki bulunduğu mevkiiden başka bir yerde teessüs etmiş bulunuyordu. Şehir daha aşağıda evvela göl kenarında, sonradan da (Hamam bendi) denilen yerde kurulmuş birincisinde sinekten, ikinci yerde de selden rahat edememişler, o zaman Alan Pazarı olarak adlandırdıkları ve haftada bir gün Pazar kurdukları şimdiki Ulu Camii’nin olduğu yere gelerek en son burada yurt tutmuşlardır.

İlk çağlarda Burdur Gölü kenarında (Limnorya) adıyla bulunduğu Hayat Ansiklopedisi’nde yazılıdır.

Göl kenarında böyle bir şehir yıkıntısına tesadüf edilmiyor. Yalnız İstasyon yakınında “Höyük” denilen ve sonradan insan eliyle yığıldığına şüphe olmayan yapma tepecik kenarında demiryolu inşaatı sıralarında bazı binaların temel ve duvarlarına tesadüf olunmuştur.

Burdur’un adı halk arasında “Buldur”dur. Osmanlı Devletinde “Burdur” adıyla geçmiştir.

İbn-i Batuta da kitabında kasabanın adını arapça usulle harakeliyerek “Birdir” şeklinde yazmaktadır. Bu adın eski “Polydorion”dan bozularak “Buldur” haline gelmiş olduğu da sanılmakla beraber yine Rumca “Burada dur” anlamına gelen “Ezostas” kelimesinden ve “Burada dur”dan bazı harfleri atarak “Burdur” şekline gelmiş olması ihtimali vardır.

Şimdiki Burdur’un merhum Maarif Vekili Mustafa Necati’nin Burdur Fahri hemşeriliği dolayısıyla “Necati” adı verilen eski Manastır Mahallesi’nin bulunduğu yerde bir hıristiyan kilisesi bulunduğundan dolayı burası “Manastır” adıyla anılır idi. Bazı yerlerde de şehir yıkıklarına bu ad verilir.

Burdur’un zaptında buraya gelen Selçuk uçlarından birisinin buranın adını sorarak Yunan mitolojisinde adı geçen ilahlardan “Aşil”in Burdur Gölü kenarında hafiften işittiği “Ezostas” sesiyle adlanmış Burdur’un ilk Selçuk diline türkçe tercümesiyle ve iki sesli harf atarak geçmiş olması da hatıra gelmektedir.

Burdur bir aralık nahiye iken “Tirkemiş” olarak da ad almıştır. Ad üzerinde esaslı bir sonuca varmak adı bir manaya bağlamak mümkün olamıyor.

 

COĞRAFYA’DA BURDUR

Burdur ili Anadolu’nun güneybatı kısmında; Isparta, Antalya, Muğla, Denizli illeri ile sınırlanmış, 37,38 enlem kuzey ve 29,3l boylam daireleri arasında göller çerçevesinde ve Akdeniz geçit bölgesindedir.

Antalya iline ait arazisi doğu güneyini, Muğla’ya ait arazisi güney batısını, Denizli iline ait arazisine batısını, Isparta iline ait topraklar da kuzeyini kaplar.

Bu sınırlar içinde ilin kapladığı toprakların yeryüzü ölçüsü 7835 kilometrekaredir.

İl merkezinin kuzeyinde Isparta ilinin Söğüt ve İlyas dağları Burdur Gölü’nün tabii ve zarif fonunu teşkil eder. Bu dağlar, sık ormanlarıyla şehrin kuzey manzarasını canlandırmakta ve Burdur gölüne düşen iniş düzeyleriyle göle akan koyu yeşil orman dalgaları nalinde merkez ilçesinin kuzey görünüşünü süsler.

 

İl İçindeki Dağlar:

Güney Anadolu’ya dal salmış Toros iltivalarının kollarıdır. Antalya sınırında Kestel, Isparta hududunda Akdağ, Denizli ili sınırında Eşeler, Muğla sınırında da Maşta Tepsili dağları ilin tabii çerçevesi, belli başlı yüksek iskeletleridir. Bu dağlar, l500–2400 metre yükseklikler arasında boy alırlar.

İlin içinde de Beşparmak (Gıravgaz), Karadağ, Bozdağ (Kemer Dağı), Soğanlı dağları sayılı yüksekliklerdir.

Bu dağların vücude getirdiği dalga ve teşkil eylediği vadilerle Burdur ili arızalı bir yayla halindedir.

Sular:

Merkez ilçesinde:

l. Burdur Çayı

2. Askeriye Çayı

3. Gıravgaz Çayı

4. Arvallı Çayı

5. Başköy Çayı

6. Alakır (Aren) Çayı daimi akar halde bulunan çaylardır. Başköy suyu Aksu’ya, Arvallı Kestel Gölü’ne, diğerleri de Burdur Gölü’ne sularını taşırlar.

Tefenni ilçesinde:

l. Alakır Çayı

2. Acıl Çayı

3. Dalaman Çayı

Yeşilova İlçesinde:

l. Gebrem Çayı

2. Değirmen Köyü Çayı vardır.

Bucak ilçesinde:

l. Kestel Suyu

2. Zivint Suyu

3. Arvallı Suyu bulunmaktadır.

 

İl İçindeki Göller:

Burdur ili içinde büyük küçük l2 tane göl bulunmaktadır. Bunlar;

            l. Burdur Gölü

            2. Karevli Gölü

            3. Kestel Gölü

            4. Ambahan Gölü

            5. Yarışlı Gölü

            6. Gençali Gölü

            7. Salda Gölü

            8. Pınarbaşı Gölü

            9. Karataş Gölü

            l0. Söğüt Gölü

            ll. Gölhisar Gölü

            l2. Çorak Gölleridir.

 Bir de yazın kuruyup kışın dolan “Mamak Gölü” vardır Bunlardan Pınarbaşı ve Gençali gölleri kısmen kurutulmuş haldedirler. Bunlardan elde edilen arazi yakın köylere dağıtılmak üzeredir.

 

Madenler:

İl çevresinde bol miktarda Linyit maden kömürü, krom ve petrol madenleri bulunmaktadır. Birkaç yerde de kükürtlü maden içme suları vardır.

 

İklim:

İlin deniz yüzünden toprak seviyesi 800 ile 2400 metre yükseklikte tehalüf eder.

İl merkezi Burdur’un rakımı 945’dir. Bu rakımlarıa göre sıcaklık ve soğukluk yer yer değişir.

Güneyde Antalya ilini çerçeveleyen büyük dağlarla tamamen Akdeniz’den ayrılmış bulunan Burdur ilinde yayla iklimi hüküm sürer. İlin birçok yerleri ilkbaharı az yaşar. Bahardan hemen yaza geçer. Sonbahar umumiyetle ilin her yerinde uzun sürer. Kışlar oldukça şiddetlidir. Kar bazan aylarca toprak üstünde kalır.

 

İlde vasati sıcaklar:

                                           Vasati                 Azami                  Asgari     

Senelik sıcaklık                 l2-l3 derece        35-37 derece       l0-l2 derece

 

Rutubet; Mutlak rutubet vasati 6–7, nisbi rutubet vasati 60-6l, nisbi rutubet asgari l2-l8’dir.

Yağış; 400–500 mm’dir.

 

Rüzgârlar:

Fazlaca güneyden eser ve kaba yel diye adlanan lodostur. Kuzeyden poyraz eser. Aydın Yeli denilen doğu rüzgârı pek az esmekle beraber çiftçinin korktuğu tehlikeli bir rüzgârdır. Mahsulâta zarar verir.

                                                   

KURTULUŞ SAVAŞINDA BURDUR

Birinci Dünya Umumi Savaşı sonundaki yenilme üzerine Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkıldığı günlerde Burdur’un başında Darbaz oğlu Vasfi adında Ispartalı, Sultanlığa bağlı bir zat Mutasarrıf olarak bulunmakta idi.

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini takip eden günler içinde Burdur’daki milli heyecan ve kıvranmaya engel olmaya çalışan bu şahsiyetin bu tavrı Burdurlular ve o zaman Burdur’da bulunan askeri komutanlar hoş bulmamışlar, nihayet bir gün vazifesinden uzaklaştırmak zorunda kalmışlardı.

O tarihte Burdur’da bulunan Piyade Alay Komutanı Albay Cevdet bir darbe ile darbazı görevinden uzaklaştırarak Isparta’ya sevkedilmiş, mutasarrıflık bir müddet vekâletle daire müdürleri tarafından idare edildikten sonra Ali Ulvi adında bir zatın Burdur’a tayin edilmesiyle Burdur hemen l9l5 yılı Temmuz ve Ağustos ayları içinde milli savaş hamlesine katılmıştır.

İzmir’in işgalini haber alan Burdur, işgali takip eden l5 gün içinde esasen bu yurt duygusu ile harekete geçmiş, Denizli’den aldığı bir haber üzerine Çiloğlu Fahrettin ve Bedir oğlu Necib’i Denizli ve Sarayköy’e yollayarak durumu tetkik ettirmiş, o günlerde Sarayköy’de Yunanlıları Menderes’ten ileri geçirmemek üzere tedbir alan Emin Aslan ve sair vatanperverlerle anlaşarak işbirliği kurmuştu. Bu temaslar sıklaştırılmış, Demirci Mehmet Efe’nin Aydın ve  (bu arada 4 sayfa eksik)

 

CUMHURİYETTE VE DEVRİMDE BURDUR

Cumhuriyet, Burdur’u çok bakımsız ve perişan bir halde ele aldı.

19l4 yılında geçirdiği şiddetli bir yer depremi ile yarısından fazlası yıkılan şehir o yıllarda yaptırdığı bir plan ile imara götürülmek istenmiş ise de harp yıllarının her bakımdan yoksuzluğu kalkınmasına imkân vermemiş, cumhuriyete harap ve zavallı bir durumla kavuşmuştur.

1924’te çarşısı büyük bir yangın geçirdi. Belediye mamur kanunu tatbik edilerek bugünkü mamur çarşı bu yangında doğdu.

Yeni Belediye Kanunu’nun neşrine kadar eski şekildeki Belediyecilikle Burdur’da bir şey yapılamamış, l930 yılından itibaren programlı çalışma düşüncesi yer bulmuştur.

 1934 yılında Vali Hazım’ın ölümünü müteakip Burdur’a vali gelen Saip Okay, Burdur’un belediyecilik ve imar hususundaki düşünce ve gayretlerini verdiği şuurlu  doğrultu ile hızlandırarak belediyeye dört yıllık bir çalışma programı düzenletmiş, o zaman Belediye Başkanı olan Rıza Erdem ile işbirliği yaparak;

1. Cumhuriyet Alanı

2.   İstasyon Bulvarı

3.   Hastahane ve Ortaokul Yolu

4.   İtfaiye

5.   Elektrik

6.   Kanalizasyon işleri

7.   Bağ ve bahçeler için suları kanalları açılma işi

8.   Yeşil göl plajı

9.   Halkevinin ikmali

10. Hükümet ve çocuk parkanın tanzim

11. Memleket Hastahanesinin yapılması

12. Cumhuriyet ve Gazi Caddelerinin tanzimi ve ağaçlama işleri gibi belli başlı önemli bayındırlık iş ve eserlerinin birçoklarının fikir ve bazılarının iş alanına girmesine ve tahakkukuna imkân vermiştir.

Burdur ilinde ancak 8 ay kadar kaldıktan sonra ayrılan Saip Okay, verdiği şehircilik fikir, görüş ve direktifleri ve gösterdiği yollarla Burdur’da belediyeciliği, programlı çalışmayı tesis eylemiştir.

Dört yıla varmadan yukarıda sayılan iş ve eserler tamamen ikmal edilmiş, açılan yollarda birçok arsa ve binalar istimlâk edilerek şehir planı tatbik olunmuştur.

Bu dört yıl içinde Burdur’da fikri uyanıklık ta bütün hızı ile yürümüş, bayanlar bu dönemde peçe ve çarşaflarını bırakarak yeni, temiz ve sari giyimleri benimsemişler, evlerdeki iptidai köhne kafesler, kahvehanelerden oyun kağıtları kaldırılmış, Burdur halkı modern, sıhhi yaşama çalışma hayatına kavuşturulmuştur.

Şehrin ve İstasyon Bulvarı’nın ağaçlanması, parkların tanzimi, hükümet ve istasyon parklarının halka açılması da bu yıllar içinde olmuştur.

928 – 934 yılları arısanda Burdur’da valilik etmiş olan merhum Hazım Burdur’da hakçılığın temelini atan, beylik ve tegallübü sona erdirerek memleket gençliğine kıymet ve mevkiini almasına yardım eden değerli bir validir.

Köylerde yatılı ve diğer okullar çalışmaları da bu zatın zamamında kuvvetli bir hız almış, ilin bir çok köylerinde birer abide gibi yükselen bir çok okulların temelleri bu çalışkan vali gününde atılmıştır.

Askeriye, Hacılar ve buna benzer diğer okullar bu yıllarda yükselmiştir.

935 – 939 yıllarında vali olan Abdülhak Savaş’ın zamanında da Saip Okay gününde başlamış eserlerin ikmali ile uğraşılmış, ilin ilçeleriyle olan yolları, Tefenni, Yeşilova Hükümet Konakları, yollardaki devamlı onarma teşkilleride bu yıllarda yer almıştır.

Burdur, demiryoluna da l936 yılında kavuştu. 1 Ekim l936 Pazar günü, Burdur ufkunda işlemeye açılan demiryolunun düdüğü tatlı bir musiki gibi çınladı.

Burdur - Tefenni, Tefenni - Yeşilova, Burdur - Antalya, Burdur - Isparta yollarının tamamlanması ve önemli köprülerin betonlaşması da cumhuriyetin feyzi ve çalışması eseridir.

Cumhuriyet Valilerinden Sadri Aka ve onu takip eden Haluk Pepeyi zamamında da bir hayli işler görülmüştür. 942 – 946 yılları içinde Vali Haluk Pepeyi’nin teşebbüsü ile Burdur’da kurulan “Burdur’u Güzelleştirme ve Tanıtma Derneği” Burdur’un yardım sever çocuklarının ellerinde feyizli ve verimli iş ve eserler bıraktı.

Ortaokul, Vali Evi, Gazi ve Cumhuriyet Caddelerinin parkelenmesi, Memleket Hastahanesinin noksanlarının ikmali, Asri Mezarlığın tesis ve kısmen düzenlenmesi, şehrin hali hazır harita ve imar planlarının ihalesi, bir çok sokakların kaldırımlanması ve Haluk Pepeyi’yi takiben gelen Kamran Cuhruk, Nuri Atay zamanlarında da Göl Köşkü’nün başlanması, Antalya çıkış varyant yolunun açılması, elektrik işinin belediyeden alınarak vücude getirilen Bir Türk Anonim Şirketi eline verilmesi ve bugünkü iyi durumu güzelleştirmenin, onu yürüten yurt çocukları ve nazımlık eden kıymetli valilerin cumhuriyette Burdur’a bıraktıkları değerli işlerdir.

Son yıl içinde de şehrin pek gayri sıhhi olan içme suyu işi ele alınmış ve uzun yıllardır başarılamayan bu önemli iş bir Türk Su Anonim Şirketine verilmek suretiyle tahakkuk ettirilmek, şehrin temiz, tazyikli bir içme suyuna kavuşturulmak hamlesi yapılmıştır.

Yapılan ciddi teşebbüslerle Burdur şehrini yaz aylarında korkunç selleriyle tehdit edip bazı yıllar bir çok can ve mal telefine sebep olan Burdur Çayı’nın devlet eli ile onarılması ve yolunun düzenlenmesi Bayındırlık Bakanlığı’nca ele aldırılmış, göl yolunun ikmali, Bucak ilçesinin Antalya yolu üzerindeki kahveler, Bucak iltisak kısmının kavuşturulması, bilhassa bütün il köylerinde Büyük İnönü’nün eline aldığı Milli Eğitim, okul davasının içten bir inan ve heyecanla ele alınarak yüzlerce irfan ve sağlık yurtlarının temellerinin atılıp çatılarının tamamlanması, Hüsnü Bayer Okulu’nun ikmali, 78 halk odasının köylerde açılıp köylünün istifadesine arzolunması, Burdur Halkevinin sıhhi duruma getirilmesi, Cumhuriyet Caddesinin Antalya Yolu’na parke ile bağlanması işleri son yılın saymaya ve Burdur ili halkı gönlünde saygıya değer iş ve başarı eserleridir.

 

YÜCE ATATÜRK BURDUR’DA

Aziz, Yüce ATATÜRK 9 Mart l930 yılında Antalya’ya geçerken Burdur’u şereflendirdi.

O gün Çatal Çeşme mevkiinde büyük sevgi ile karşılanmış, Antalya’ya geçmişler, dönüşlerinde bir gün Burdur’da istirahat buyurmuşlardır.

Beraberlerinde Prof.Afet İnan, Antalya, Burdur ve Isparta Milletvekilleri ve sevdikleri bazı zevat vardı.

O zaman demiryolu olmadığından otomobille ve candan sevgi ve saygı tezahürleriyle Burdur’dan uğurlanmışlardır.

 

MİLLİ ŞEF ULU CUMHURBAŞKANIMIZ BURDUR’DA

Burdur’un özel tarihinde çok şerefli bir gün, 4 Şubat l944,

Milli Şef Burdur’un aynı zamanda demiryoluna kavuşma vaadini Büyük İnönü’den aldığı gündür.

Milli Şef’imiz Burdur’a teşriflerini müteakip derhal Topçu Alayı’ndan getirttiği bir ata binerek şehri baştan başa gezdiler ve Burdur’un her yönünü yakından gördüler.

Birkaç yıl evvel yapısına başlanmış, fakat parasızlıktan ikmal edilememiş Türk Ocağı (şimdiki Halkevi) binasının tamamlanması için 3000 lira yardımda bulunmuşlar, bu kıymetli ilgi ile bu kutsal çatı bir yıl sonra ikmal edilerek kısa bir zaman içinde halkevi Burdur gençliğinin milli mabedi haline gelivermiştir.

Teşrifleri günü akşamı, onurlarına verilen ziyafette büyük şefin seyahat arkadaşlarıyla birlikte Burdur Milletvekili Merhum Mustafa Şeref, Isparta Mebusu Merhum Hafız Bey, Antalya Milletvekilleri Rasıh Kaplan ve seçkin davetliler bulunuyorlardı.

Antalya Milletvekili Dr. Cemal Tunca, Burdur - Isparta arasındaki samimi rekabeti kamçılamak maksadıyla, Büyük İnönü’ye:

- Paşam, Burdur’u çok sevdiğinizi görüyoruz, yüksek alaka gösterdiniz. Halbuki dağında ağacı, gölünde balığı olmayan bir memleket...

Daha Cemal Tunca sözünü bitirmeden Büyük Şef,

- Fakat çok zeki insanları var değil mi Şeref bey, diye Burdur Milletvekiline iltifat buyurmuşlar, Şeref Bey de:

- Paşam, tabiat bu yerde bütün varlığını insanlarına vermiş te gölüne, dağına bir şey artmamış, sözüyle mukabele etmiş ve bu yerinde buluş Paşa’nın pek hoşuna gitmişti.

Milli Şef’imizin Burdur sevgisini sembolleştiren Mustafa Şeref’in bu espirisi, Burdur’un ve Burdurlu’ların dillerinde ve gönüllerinde tatlı bir hatıra olarak kaldı.

Büyük Başbakan’ın kıymetli varlığını çevremizde sevgi ve saygıyla yaşatan, eşşis bir anma vesilesi oldu. Bu sevgi tezahürü aşağıdaki kısa nazm ile Burdur’un şeref tarihine girmiştir.

 

BURDUR

Bu bir şehir ki sanırsın bahtsız,

Sakın inanma, hiç öyle değil,

Gölü balıksız, dağı ağaçsız,

Ne içinmiş bak, bu hikmeti bil.

 

Tabiat bu yerde hep kudretini,

Vermiş de bütün insanlarına,

Anladın değil mi, hikmetini?

Artmamış hiç gölüne, dağına....

                               Rıza Erdem

 

Akşam yemeği sıralarında Vali evi önünde Büyük Başbakanı selamlamak, onun nurlu yüzünü görmek üzere büyük bir fener alayı yaparak toplanan halk, onun ta kapı önündeki sahanlığa kadar gelmek suretiyle gösterdiği asil tevazu ve eşsiz büyük halk sevgisiyle karşılaşınca bir tufan gibi coşan sevgisiyle onu alkışladı ve gözleriyle kucakladı.

 Gazi Başöğretmeni Rıza Erdem, halkın bu içten kopan çoşkun hissiyatına tercüman olarak büyük Garp Cephesi Komutanı’na Burdur’un tanzim ve bağlılık duygularını sundu.

Sözleri arasında, Burdur’un candan dileği demiryoluna kavuşmak isteğini de temas ederek o yıl içinde Büyük Millet Meclisi’nde yapılması bir kanun ile kabul edilen Afyon – Burdur - Antalya demiryolunun Burdur’dan geçirileceği vaadini büyük Başvekilin ağzından duymak, bu tebşiri, bu sevinçli haberi işitmek bahtiyarlığının da Burdurlu’lara bağışlanmasını yalvardı.

Büyük Lozan Fatihi’nin hoşuna giden bu sürpriz, kıymetli iltifatlarıyla ve pek kısa bir süre içinde tahakkuk eden yüksek vaadleriyle karşılandı.

Halk, bu büyük vaadi ve elde edilen varlığın sevinciyle müstesna bir heyecan ve mutluluk içinde sabaha kadar bayram etti.

......................

25 Nisan l943

Büyük İnönü, Cumhurbaşkanımız olarak ikinci defa nurlu yüzünü Burdur’a göstermiş, Burdurlu’ları eşsiz varlığını selamlamak mutluluğuna kavuşmuştur.

Antalya gezisi dolayısıyla yaptıkları bu kısa ziyaretlerinde Burdur İstasyonunda, büyük vaadin çelik eseri özel vagonlarında içten bir sevgi, saygı ve şükran duygularıyla karşılandılar.

Büyük Cumhurbaşkanı, trenden iner inmez yaya yürümeyi tercih buyurarak kısa İstasyon Bulvarı’nda yürüyerek ve etrafını sevgiyle çerçeveleyen tazimkâr Burdurlu’ların arasında selamlanarak Halkevine kadar teşrif buyurmuşlar, Hükümet Konağı’nı, Memleket Hastahanesi’ni Ortaokulu ve pansiyonunu gezmişlerdir.

Akşam hususi vagonlarında istirahat buyurdular. Sabahleyin Antalya’ya hareketle avdetlerinde Burdur İstasyonunda kısa bir istirahatten sonra büyük sevgi ve saygı açıklamaları içinde uğurlanmışlardır.

Büyük Cumhurbaşkanı, bu Antalya dönüşündeki istasyon toplantısında, Antalya’yı beğendiklerini Burdur - Antalya arasının yakın istikbalde çok hareketli bir çevre olacağını, harp sonu büyük çalışmaların milletimizi beklediğini, Türk ulusu için mesut günlerin doğacağını ve çok kutlu günler yaşayacağımızı müjdelemişler, etrafını halkalayan okulluları, öğretmenleri ve halkı bu kıymetli sözleriyle duygulandırarak ayrılmışlardır.

 

MÜLKİ KURULUŞ

Burdur, 1255 – 1839 yılına kadar Isparta İlçesine bağlı bir bucak olarak ve voyvoda adı verilen Bucak Müdürleriyle idare edile gelmiştir.

1839 yılında halk ile idare edenler arasında vukubulan bir anlaşamamazlıktan doğan ve (Fetaret) adı verilen olaydan sonra ilçe haline getirilmiş ve o tarihte Liva olan Isparta’ya bağlanmıştır.

1289 – 1887 yılında mutasarrıflık oldu. Liva oluşu Burdur’un başlı başına teşebbüsü ile olmuştur.

Zirai, ticari, nüfus varlığı durumu ve kısa bir süre içinde sür’atli inkişafı bakımından Isparta Liva’sının bir ilçesi halinde kalmayı kendisine, varlığına uygun bulmayan Burdur evvela bağlı bulunduğu Konya Vilayetine ve bilahare de İstanbul’a Bab-ı Ali’ye yolladığı bir heyet ile mutasarrıflık teşkilatına kavuşturulması dileğinde bulunmuş, o yıl yeni bir liva teşkilatı için bütçede ödenek olmadığından yapılamayacağı cevabı alınınca, heyet, tekrar Sadrazam’a başvurarak tayin edilecek mutasarrıfın tahsisatı bütçeye konuluncaya kadar Burdur’un bu parayı vereceğini temin etmeleri üzerine müracaatları kabul edilerek derhal bir mutasarrıf tayin edilmiş, heyet de mutasarrıfla birlikte Burdur’a dönmüştür. Burdur’un Isparta’dan ayrılışı ile livalığa terfii de böyle fedakârlıkla ve o zamanın zenginlerinden olan Saden oğlu İsmail Ağa’nın yakın ilgi ve fedakârlığı mümkün olmuştur.

İlk mutasarrıflık olduğu yıl Tefenni ve Acıpayam ilçeleri de Burdur’a verilmiştir.

1889 yılında Acıpayam Burdur’dan ayrılarak Denizli iline verilmekle uzun yıllar Burdur yalnız Tefenni ilçesiyle tek ilçeli olarak kalmıştır.

1936 – 1920 yılınde bağımsız mutasarrıflık, 1338–1922 yılında da bütün livalarla birlikte il haline getirilmiştir.

1926 yılında Antalya ilinden bir iki bucak Bucak Nahiyesi ilçe haline getirildi. Bucak Nahiyesinin ilçe haline gelmesi Burdur’un o yıl içinde geçirdiği ilçe olmak tehlikesi sıralarında olmuştur ki, o zaman Vali bulunan Celal’in başkanlığında Belediye Başkanı Fahrettin Çiloğlu, Reşit Baki, Şevki Nayipoğlu, Süleyman Kazancıoğlu, Ahmet Yahyaoğlu, Rıza Erdem ve mebus Hüseyin Baki’den müteşekkil ve o zamanki teşekkülleri temsilen giden gazi tazimat heyetinin teşebbüsü, hem Burdur’u yeni bir ilçe ile kuvvetlendirmiştir.

Bu heyet bu münasebetle o zaman Dâhiliye Vekili bulunan Cemil Uybadın, Maarif Vekili Necati, Bayındırlık Vekili Recep Peker ve Dr. Cevdet Akın’ı da Burdur’un fahri hemşehrisi olarak bulunmaları muvafakatını sağlamış, bu kıymetli zevatı Burdur’un fahri hemşerisi ve yakın müzahiri yapmıştır.

1936 yılında da Denizli ilinden münasebeti itibariyle Pehlivan Yurdu Satırlar Bucağı alınarak “Yeşilova” adlı bir ilçe daha ile eklenmiştir.

Halen Tefenni, Yeşilova, Bucak adlarıyla üç ilçesi, merkeze bağlı Sertaç, Çeltikçi, Tefenni’ye bağlı Karamanlı, Çavdır, Armutlu, Bucak ilçesine bağlı Melli, Kızılkaya, 7 bucağı Belönü ve Karamanlı’da iki belediyeli kasabası ve 203 köyü vardır.

Bu köylerden 176’sında köy kanunu yürümektedir. Diğerleri küçük olduklarından köy kanunu tatbik edilmez. Bunlardan bazılarında köy kanunun tatbik edileceği maddeler belirtilmiştir.

Köy sayısı itibariyle:

 

Köy Sayısı

Burdur Merkez İlçe

33

Burdur Merkez Sertaç Bucağı

15

Burdur Merkez Çeltikçi Bucağı                        

20

Tefenni İlçesi

54

Yeşilova İlçesi

50

Bucak İlçesi

38

TOPLAM

210

 

İLDE GÜVEN VE ADALET

İl çevresinde derin bir sükûn ve güven hâkimdir. Hırsızlık olayları enderdir. Halk canından, malından geniş bir içinde güvenlidir.

Öldürme vakaları az görülür. Burdur Mürettep Ağır Ceza Mahkemesi, bütün il çevresinde yılda ortalama 100–110 ağır ceza işleriyle uğraşır.

Ceza evinde il çevresinden ve etrafından toplanan mahkûmlar sayısı 150–200 arasında değişmektedir.

Burdur Cezaevi kıymetli bir terbiye ve sanat ocağı haline getirilmek amacıyla çalışılmaktadır.

Mahkûmlara okuyup yazma öğretilmekle beraber marangozluk, dokumacılık, halıcılık gibi sanatlarda gösterilmekte bu suretle buradan çıkanların iyi ahlakla beraber sanat sahibi olmaları amacı da güdülmektedir.

Ceza evinde halen 22 tane dokuma tezgâhı çalışmakta ve mahkûmlar bu yüzden bir hayli para kazanmaktadırlar.

İl çevresi emniyeti, dışarda Jandarma Alay Komutanlığı’nın ve şehirde Emniyet Müdürlüğü’nün kadrosuyla devamlı bir ilgi ile güdülür.

Jandarma Teşkilatının 60'lık santral telefonu il içinde telefon görüşmelerini kısmen sağlamaktadır.

İl, ilçe, bucaklar ve mevcut köylerin beşte birinde telefon tesisleri bulunmaktadır.

 

BURDUR İLİNDE NÜFUS

Burdur ili, 1945 yılı 21 Ekiminde yapılan genel nüfus sayımında;

65446           Kadın

60792           Erkek

126138         Toplam insan olarak tespit edilmiştir.

 

ŞEHİRDE VE İLÇE, BUCAKLARDAKİ İNSAN SAYISI:

 

Kadın

Erkek

Toplam

BURDUR

Burdur Şehri

7775

6687

14462

Merkez Köyler

7937

7283

15220

Çetikçi

6886

6332

13218

Sertaç

3720

3332

7452

TEFENNİ İLÇESİ

 

 

 

Tefenni Merkez

1222

1106

2328

Tefenni Köyleri ile

11410

10640

22045

YEŞİLOVA İLÇESİ

 

 

 

Yeşilova Merkez

479

472

941

Yeşilova Köyleri ile

11410

10640

22050

BUCAK İLÇESİ

 

 

 

Bucak Merkez

2375

2427

4802

Bucak Köyleri ile

10963

10598

21561

 

 

ŞEHİR MAHALLELERİ NÜFUSU:

 

 

Kadın

Erkek

Toplam

Özgür Mahallesi

543

368

911

İnönü Mahallesi

276

173

449

Pazar Mahallesi

494

373

867

Cemil Mahallesi

667

532

1199

Yenice Mahallesi

758

621

1379

Konak Mahallesi

707

300

907

Tepe Mahallesi

374

221

595

Sinan Mahallesi

373

303

676

Karasenir Mahallesi

539

384

923

Değirmenler Mahallesi

678

500

1178

Burç Mahallesi

350

269

619

Dere Mahallesi

309

156

465

Üçdibek Mahallesi

632

452

1084

Necati Mahallesi

323

257

580

Sakarya Mahallesi

212

158

370

Recep Mahallesi

301

252

553

Çeşmedamı Mahallesi

400

342

742

Akın Mahallesi

451

300

751

Kuyu Mahallesi

345

302

650

Zafer Mahallesi

356

240

596

TOPLAM

8992

6503

15495

 

 ALFABE SIRASIYLA MERKEZ İLÇESİ, KÖYLERİ VE NÜFUSLARI:

 

Köy Adı

Kadın

Erkek

Toplam

Hane Sayısı

Akyaka

234

239

483

90

Askeriye

620

633

1253

253

Bayındır

178

216

394

62

Bereket

125

122

247

35

Boğaziçi

109

99

208

43

Büğdüz

565

600

1165

204

Cinbilli

146

183

329

40

Çendik

99

129

228

46

Çine

129

136

265

48

Çerçin

613

619

1232

201

Geresin

335

359

694

120

Gıravgaz

529

535

1064

297

Gölde

62

84

146

33

Hacılar

286

305

591

97

İnar

213

329

542

85

Karaçal

145

134

279

40

Karakent

86

96

182

39

K.viran (Karacaören)

137

132

269

45

Kışla

414

423

837

177

Kurna

260

250

570

94

Kuruçay

95

95

190

36

Lengüme

249

232

481

89

Mandırna

123

140

263

51

Marmara

142

151

293

36

Sala

631

633

1264

248

Sarıova

51

50

101

13

Sorkun

16

21

37

6

Suludere

151

152

303

17

Soğanlı

117

116

233

29

Taşkapı

197

227

424

43

Yassıgüme

313

322

635

153

Yarıköy

353

350

703

116

Yazıköy

339

339

678

153

TOPLAM

8602

8461

16523

3044

 

ÇELTİKÇİ BUCAĞI KÖYLERİ:

Köy Adı

Kadın

Erkek

Toplam

Hane Sayısı

Çeltikçi

600

637

1237

251

Belönü

1448

1454

2902

549

Aksu

61

45

106

9

Arvallı

718

773

1551

269

Aşağı Sülemiş

230

200

430

56

Başköy

616

615

1231

241

Beşkavak

56

52

108

21

Çebiş

323

306

631

137

Karaevli

3

3

6

4

Dere

122

103

225

34

Halebî

183

161

344

46

Hisar

447

466

913

82

Kapaklı

125

126

251

33

Kayış

300

285

583

103

Kuzköy

377

335

712

139

Mamak

585

623

1209

228

Ovacık

35

34

70

12

Tekke

121

134

255

33

Yazır

246

241

487

82

Yukarı Sülemiş

127

125

252

45

Yumrutaş

318

285

603

104

TOPLAM

7406

6961

14006

2478

 

 SERTAÇ BUCAĞI KÖYLERİ NÜFUS VE EV SAYISI:

Köy Adı

Kadın

Erkek

Toplam

Hane Sayısı

Böbekler

648

781

1429

246

Akçaveran

144

185

329

63

Akveran

199

175

374

85

Aziziye

401

446

847

147

Belenli

349

344

693

121

Pınarbaşı

34

48

82

21

Bozlar

170

191

361

39

Yakalar

148

154

302

69

Elmacık

260

300

560

101

Eşenli

32

34

66

18

İğdeli

118

132

250

36

Kılavuzlar

218

239

457

82

Karataş

18

19

37

7

Kozluca

842

823

1667

287

Yenice

36

80

86

19

Kayı

188

183

371

63

TOPLAM

3806

4106

7912

1424

 

BURDUR MERKEZİ VE BUCAKLAR İTİBARİYLE NÜFUS VE EV SAYISI İCMALİ:

Şehir ve Köyler

Kadın

Erkek

Toplam

Hane Sayısı

Burdur Ş. Mahallat

8992

6503

15495

3938

Burdur Köyleri

8062

8461

16523

3044

Sertaç Bucağı

3806

4106

7912

1424

Çeltikçi Bucağı

7045

6961

14006

2478

TOPLAM

27905

26031

53936

10884

Bu sayılar nüfus kayıtlarına göredir.

İL NÜFUSU ÜZERİNDE GENEL BİLGİLER

1940 yılında yapılan üçüncü genel nüfus sayımına nazaran il içindeki nüfus artışı, % 7-8 nispetindedir.

İl nüfusunun iş ve çalışma konusu üzerine dağıtımı,

Toprak mahsulleriyle çalışan                       % 75

Başka mesleklerle çalışan                            % 15

Mesleği belli olmayan                                 % 10

İl nüfusunun % 79’ u köylerde % 21’i oe şehir ve kasabalarda yaşar. Köy nüfusunun hemen hemen hepsi tarım işleriyle uğraşır. Bundan başka ilçelerde yalnız memurlar hariç diğer herkes çiftçidir. İl merkezinde bile bazı mahalleler halkı tarım ile uğraşırlar. Diğer meslek sahiplerinin dahi bağ, bahçe ve arazileri vardır.

Bu itibarla yukarıdaki istatistik rakkamda toprak işleriyle çalışan nüfusun bir miktar daha fazla nispet alması gerekmektedir.

 

BURDUR’DA MİLLİ EĞİTİM

Burdur ili, maarif ve okul bakımından eski yıllardan beri oldukça ileri bir durumdadır. İl küçük olmasına rağmen daima bu konuda ileri ve çevresini milli eğitim bakımından kuvvetli bulundurmuştur. Burdur cumhuriyete girerken de hali hazır okul durumuna yakın bir okul ve öğretmen kadrosu ile karışmıştır.

Halen öğretmen, eğitmen mevcut köylerde o zamanda günün eğitim şartlarına göre çalışan okullar mevcut bulunmakta idi. Cumhuriyet yıllarında bu kadro zaman zaman artmış ve bazen de eksilmiştir.

Burdur’da milli eğitim çalışmaları ve bilhassa köy okulları inşaatı hamlesi esaslı ve şuurlu bir surette merhum Vali Hazım zamanında Milli Eğitim Müdürü Neş’et Zühtü Saylan gününde başlamıştır.

1930 - 1934 yılları arasında hızlanan bu ülkülü dava geçen dört yıl içinde il köylerinde 20’ye yakın yeni okulu ve bir kaç yatılı kültür yuvasını il maarifine hediye etmiştir.

1934 - 1939 yılları içinde de Vali Saip Okay, Abdülhak Savaş bu ülkülü yolda devam etmişler, Ağlasun, Böbekler, Hacılar, Karamanlı, Armutlu, Çeltikçi, Çavdır okulları gibi muazzam yatılı büyük irfan ocaklarını yükseltmişlerdir.

Bunlardan başka ilin muhtelif köylerinde de önemli miktarda yeni tip okullar yaptırılmıştır.

Büyük milli şef,  Aziz cumhurbaşkanımız İnönü’nün yurtta milli eğitim davasını ellerine aldıkları ve bu ulusal işe gereği kadar bir doğrultu verdikleri günden itibaren de 4274 sayılı kanun gereğince ilimizde 10 yıllık bir okul inşaat proğramı yapılmış, üç yıldır bu programın tahakkukuna çalışılmıştır.

10 yıllık programın hemen yarısına yakın okul işinin bu üç yıllık hamlede başarılmış olması hem köylü hem de bu davayı güden idarecilerin bu yönde ne kadar gayretli ve azimli çalışmış olduklarını gösterir.

  

BURDUR İLİNİN 10 YILLIK OKUL İNŞAATI ÇALIŞMA PROGRAMI

Yıllar                                    Köylerde yeni yapılacak okullar

1946–1947                                      8

1947–1948                                      l5

1948–1949                                      20

1949–1950                                      18

1950–1951                                      10

1951–1952                                      3

1952–1953                                      19

1953–1954                                      8

1954–1955                                      12

1955–1956                                      16

TOPLAM                                       129

 

İL’DE İLKOKUL DURUMU

 

Eski Tip

Eski Tip Yeni

Yeni Tip

Oda Halinde

Toplam

Burdur Merkez

13

15

13

17

54

Tefenni İlçesi

-

13

3

5

21

Yeşilova İlçesi

-

20

6

8

34

Bucak ilçesi

-

15

3

5

23

TOPLAM

13

63

25

35

136

     Bugün il çevresinde çalışan 136 okul mevcuttur.

 

İL ÇEVRESİNDE YAPILMAKTA OLAN OKULLARIN BUGÜNKÜ İNŞAAT DURUMU TABLOSU

 

Bu Yıl Bitecek

Yapısı Devam Eden

Hazırlığı Yapılan

Burdur Merkez

7

14

9

Tefenni İlçesi

-

5

11

Yeşilova İlçesi

1

6

3

Bucak ilçesi

-

12

6

TOPLAM

8

37

29

 

ÖĞRETMEN VE SAĞLIK MEMURLARI EVLERİ DURUMU

 

 

Öğretmen Evleri

Sağlık Memurları Evi

 

Yapılan

Yapılmakta Olan

Yapılan

Yapılmakta Olan

Burdur Merkez

16

4

-

-

Tefenni İlçesi

9

6

1

-

Yeşilova İlçesi

12

7

1

1

Bucak ilçesi

2

4

2

-

TOPLAM

39

21

4

1

 

İL’DE MEVCUT ÖĞRENCİ DURUMU

 

 

TAHSİL ÇAĞI DURUMU

 

Erkek

Kız

Toplam

Valilik Merkezi

1375

1090

2447

İlçe Merkezleri

1009

896

1905

Köylerde

10750

8667

19417

TOPLAM

13116

10653

23769

 

ÖĞRENCİ DURUMU

 

 

Öğretmenli Okullarda

Eğitmenli Okullarda

Genel Toplam

 

Erkek

Kız

Toplam

Erkek

Kız

Toplam

Valilik Merkezi

956

646

1062

-

-

-

1062

İlçeler

686

232

918

-

-

-

918

Köylerde

5749

3044

8793

1300

847

2147

10940

TOPLAM

7391

3922

11313

1300

847

2147

13460

 

ÖĞRETMEN VE EĞİTMEN DURUMU

 

 

İl Bütçesinden

Enstitü Mezunu

Eğitmen

Toplam

Valilik Merkezi

30

-

-

30

İlçelerde

15

-

-

15

Köylerde

60

57

90

213

TOPLAM

111

57

90

258

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ DURUMU

İL MERKEZİNDE

Kadın Öğretmen

Erkek Öğretmen

Toplam

 

2

10

12

Ortaokulda

3

-

3

Kız Sanat Okulu’nda

-

16

16

Erkek Sanat Okulu’nda

5

26

31

TOPLAM

 

ORTAOKULLARDA ÖĞRENCİ DURUMU

 

SINIF I

SINIF II

SINIF III

TOPLAM

GENEL TOPLAM

 

Kız

Erkek

Kız

Erkek

Kız

Erkek

Kız

Erkek

Ortaokul

11

58

11

37

15

51

37

146

183

Kız Sanat

69

-

66

-

-

-

135

-

135

Erkek Sanat

-

119

-

52

-

23

-

194

194

 

GEZİCİ KURSLAR

Meslek kursları; Öğretici kurs 25, öğrenici sayısı 523’tür.

Akşam Okulları öğrenci sayısı; l034 kız, 1257 erkek, toplam 229l’dir.

Pansiyonlarda öğrenici sayısı; ortaokul pansiyonunda 29, erkek sanat pansiyonunda 38, toplam 67’dir.

  

1945–1946 YILINDA MERKEZ VE KÖYLERDE ÖĞRETMEN VE EĞİTİCİ DURUMU

 

Öğretmenli Okullarda

Eğitmenli Okullar

Köy Adı

Kız

Erkek

Kız

Erkek

Burdur

642

930

-

-

Akyaka

38

32

-

-

Askeriye

94

118

-

-

Bayındır

-

-

16

20

Bereket

-

-

-

-

Boğaziçi

-

-

-

-

Büğdüz

52

112

-

-

Cinbilli

-

-

5

26

Çendik

-

-

11

16

Çine

-

-

-

-

Çerçin

58

98

-

-

Geresin

-

-

17

35

Gıravgaz

72

110

-

-

Gölde

-

-

-

-

Hacılar

38

94

-

-

İnar

-

-

28

58

Karaçal

-

-

-

-

Karakent

-

-

10

9

K.viran (Karacaören)

-

-

11

24

Kışla

72

80

-

-

Kurna

-

-

27

43

Kuruçay

-

-

8

10

Lengüme

29

34

-

-

Mandırna

-

-

8

14

Marmara

-

-

4

27

Sala

-

-

18

89

Sarıova

-

-

-

-

Sorkun

-

-

-

-

Suludere

-

-

14

12

Soğanlı

-

-

10

12

Taşkapı

-

-

24

21

Yarıköy

42

59

-

-

Yazıköy

21

57

-

-

 

SERTAÇ BUCAĞI

 

Öğretmenli Okullarda

Eğitmenli Okullar

Köy Adı

Kız

Erkek

Kız

Erkek

Sertaç M.

81

121

-

-

Akçaveran

-

-

11

11

Akveran

-

-

13

24

Aziziye

67

137

-

-

Belenli

33

90

-

-

Pınarbaşı

-

-

-

-

Bozlar

-

-

-

-

Yakalar

-

-

-

-

Elmacık

14

50

-

-

İğdeli

-

-

8

16

Kılavuzlar

-

-

23

27

Karataş

-

-

-

-

Kozluca

63

117

-

-

Yenice

-

-

-

-

Kayı

-

-

17

13

 

ÇELTİKÇİ BUCAĞI

 

Öğretmenli Okullarda

Eğitmenli Okullar

Köy Adı

Kız

Erkek

Kız

Erkek

Çeltikçi

67

135

-

-

Belönü

153

240

-

-

Aksu

-

-

-

-

Arvallı

94

127

-

-

Aşağı Sülemiş

-

-

17

13

Başköy

39

80

-

-

Beşkavak

-

-

-

-

Çebiş

46

69

-

-

Dere

-

-

6

11

Halebi

-

-

18

19

Hisar

-

-

13

13

Kapaklı

-

-

9

12

Kayış

23

19

-

-

Kuzköy

44

47

-

-

Mamak

64

99

-

-

Ovacık

-

-

-

-

Tekke

-

-

11

9

Yazır

-

-

16

20

Yukarı Sülemiş

-

-

5

19

Yumrutaş

-

-

-

-

 

İL MERKEZİNDEKİ OKULLAR

Ortaokullar               1

Orta sanat o.            1

Kız  sanat o.             1

Tam teşkilli ilkokul  1

Eksik teşkilli            1

TOPLAM                9

İLÇELERDE

Tefenni’de               1

Yeşilova’da              1

Bucak’ta                  1

TOPLAM                3

 

İL’DE HALKEVLERİ VE HALKODALARI

Burdur merkezinde Halkevi 22 Şubat 1935’de açıldı. İlkten 5 çalışma kolu ile açılmış ikinci devrede de 9 şubesi açılmıştır.

250 tane çeşitli kollar üuesi(okunamadı) ile çalışma alanına atılan Burdur Halkevi’nin bugün dokuz şubesi de faaldir. Hâlihazır üyesi 577’dir.

Burdur Halkevi açılışından itibaren Eski Belediye Başkanı Rıza Erdem, Kamil Başkan, Fevzi Bayraktar, Eczacı Hüsnü Onat, Nuri Artok, Hakkı Bicioğlu, Zekai Yörüker ve Dişhekimi Emin Kutsal başkanlığın-da çalışmışlardır.

Burdur Halkevi kuruluşundan beri faaldir. Dil Edebiyat Kolu Gül, Burdur, Ülker adlı üç dergi çıkarmış ve Rıza Erdem’in 1928 yılında hazırladığı Burdur Halkıyat ve Harsiyat adlı yazma eserini daktilo ettirerek kitaplığına koymuştur.

500–700 kişi alan bir salonu, eski yeni 8924 ciltten ibaret muazzam bir kitapsarayı, 7 eleman ve 20 alet-ten ibaret bir bandosu, 2 piyano,  2 keman,  1 akordeon,  1 sazı ve dekor itibariyle de oldukça zengin bir gardrobu vardır.

 

İLÇELERDE HALKEVİ VE HALKODALARI

1945 yılına kadar ilin Tefenni, Bucak ilçeleriyle Karamanlı Bucağında birer halkevi, Yeşilova ilçesinde de bir halkodası mevcuttu.

1945 yılında bu bilgi ve kültür ocaklarının ilin her köşesinde açılmasına önem verilmiş bu yılın Şubat ayında 26 köyde ve 946 yılının 24 Şubatında da 77 köyde daha halkodası açılmak suretiyle Burdur ili merkez çevresinde Halkodası 104, Halkevi 4 olmak üzere l08 halkevi ve halkodası açılmak suretiyle bütün yurtta birinciği kazanmış durumdadır.

Bu halkevi ve odaları Burdur ilinin her köşesine serpilmiş birer yıldız halinde ilin kültür ufuklarını par-latan ve çevresinde irfan meş’alesini yakan kudsal birer ocaktırlar.

Okulu olan her köyde bugün açılmış ve yapılmakta olan okul muhitinde açılacak olan halkodaları, Burdur ili köylüsünün çok sevdiği fikir ve ruhunu aydınlattığı milli birer mabedidir.                                                               

BURDUR’DA TARIM

Toprak Durumu:

Jeoloji bakımından üçüncü zamanın en son teşekkülatı üzerinde olan Burdur’da indifai taşlar azdır.

 Merkez çevresinin bir kasmı volkanik ve yer depremine zaman zaman maruz yaratılış arzeder.

İlin çevresinin başlıca tabakaları, kum, kil, gıre, konglomera, nümütlü, şerbetli kalker, marn, linyit teşkil etmektedir.

İlin muhtelif yerlerinden alınan toprak numunelerinin tahliline göre topraklar; normal kireçli, killi, mutedil reaksiyondadır.

İlin bazı mıntıkalarında 20000 dekar kadar çorak arazi vardır.

783350 hektar olan Burdur ili arazisinin; 310000 hektarını çeşitli ekiliş, 280586 hektarını çayır, mer’a, yaylak, 4354 hektarını sebze, meyva, bağ; 105300 hektarını ormanlıklar, 83110 mahsulsuz topraklar, fundalıklar, kayalık, göl ve bataklıklar teşkil eder

İl içinde sulanabilen arazi, ancak 40–50 bin hektar arasındadır.

İl çevresinde tahminen 105300 hektarlık orman da vardır. Bu ormanlarda, kara ve sarıçam, katran, ardıç, meşe ağaçları bulunur. Merkez ilçesi içindekiler il merkezinde kurulmuş Devlet Orman İşletmesi, Tefenni, Yeşilova ilçesindekiler, Acıpayam, Bucak ilçesindekilerle Antalya İşletme Müdürlüğü bölgesine dâhildirler.

Fundalıklar halinde bulunan ve Geven tabir edilen bir nevi dikenli bir ağaç da vardır ki (kitre) adı verilen bir mayi verir bu mayi bilahare kuruyarak ilin ihraç maddelerinden birisi teşkil eder. Sanayide kola vazifesini yapar.

Sulak yerlerde külli miktarda da kavak ağacı yetişmektedir.

 

TOPRAK VE NÜFUS MÜNASEBETLERİ 

İlin toprağı umumiyetle küçük parçalar halindedir. Büyük çiftlikler pek azdır. Zamanla mütemadiyen parçalanmaktadır.

Köylerden toplanan sondaj fişlerine göre ilin içerisinde 1739 topraksız aile vardır. Her aile 5 nüfus olarak hesaplanacak olursa nüfusun % 7,7’si topraksız, % 92,3’ü topraklıdır.

İlin kabili ziraat olan arazisi müstahsil haneye taksimi halinde her haneye düşen arazi miktarı şöyle bulunmaktadır.

Kabili istifada arazi             264354 dekar

Müstahsil hane adedi           20426     “

Hane başına düşen saha       129,4      “

İŞLETME SİSTEMLERİ VE KUVVETLERİ

İŞLETME KUVVETLERİNDEN ZİRAATA KULLANILAN HAYVAN, ALET VE MAKİNALAR

Bunlar içinde çift hayvanlarından öküz en büyük mevkii tutmaktadır. Bundan sonra manda, at geliyor. At, en ziyade binek, çeki işlerinde kullanılmaktadır.

İl’de bulunan çift hayvanları;

Sığır              59857 baş

At                 5847    “

Manda          5141     “

İşletme kuvvetlerinden makine ve aletler;

Pulluk                       2066 adet

Orak makinası          147     “

Traktör                     8         “

İl’de 35423 çiftçi vardır. Bunun 2066’sı pullak ile toprağı karıştırıyor, diğerleri de kara sabanla.....

Kara saban hala en çok kullanılan alettir.

 

İL’DE MEYVECİLİK

İl çevresi halkı meyveciliği daha ziyade aile ihtiyaçları için ve merak sevkiyle yapar. Meyveler çok çeşitlidir. Hususi meyvelik yoktur. Rastgele bağlara, bahçelere dikilmiş durumdadır. Bakım ve ticaret işine önem verilmez. Hâlbuki iklim her türlü meyve yetiştirmeye çok elverişlidir.

Son yıllar içinde başkta illerden aşı meyve ağaçları getirtilmekte Tarım Müdürlüğü eliyle meraklı meyvecilere dağıtılmaktadır. Bu suretle halen iyi cins kayısı, armut, elma ağaçları il içinde çoğalmıştır.

  

İSTATİSTİKÎ BİLGİLER

İlin ağaç miktarıyla mahsul miktarı ve kıymet tutarı tahmini olarak:

Cinsi

Ağaç Miktarı

Üretilen Mahsul Miktarı (Ton)

Bedeli

Armut

86000

1603

160300

Ayva

15100

337

180000

Badem

58000

2900

435000

Ceviz

27800

2000

222000

Dut

14000

180

14000

Elma

102000

2400

120000

Erik

51300

2500

64000

Fındık

800

3

1000

İğde

42000

1257

251000

Kayısı

2000

20

20000

Kiraz

13300

600

60000

Kızılcık

30000

3000

30000

Şeftali

13000

200

20000

Vişne

4900

450

70000

Zerdali

87700

5500

400000

Meyve miktarına göre alınan mahsul geliri az ise de yukarıdaki rakkamlar ilin meyvecilik bakımından yine iyi durumda olduğunu göstermektedir.

 

BAĞCILIK

İl içinde bağın miktarı 1349 dekar kadar tahmin edilebilmektedir. Bu miktarın 4800 parça olduğu düşünülecek olursa ortalama olarak her parça 2,5 dekar olur.

Bu küçük rakamlar ilin bağcılık bakımından satışa mal çıkarmaktan ziyade aile ihtiyaçlarını karşılayacak olan taze üzüm, pekmez vesaire mi için olduğu meydana çıkar.

Bununla beraber bağ sahipleri ihtiyaçlarından fazla olanını da satışa çıkarmaktadırlar.

Bağcılık son yıllar içinde ilde hayli merak salmış zevkli bir çalışma meşgalesi de olmuştur. Her çeşit üzüm muvaffakiyetle yetiştirilebilmektedir.

Başlıca Saha İtibariyle Alınan Mahsul

Yerler

Saha (Dekar)

Bağ Adedi

Miktar (Ton)

Merkez

8000

2470

4000

Bucak

3970

1007

1600

Tefenni

514

385

500

Yeşilova

1010

940

402

Toplam

13494

4802

6402

 

SEBZECİLİK

İl sebzeciliği inkisaf etmemiş bir durumdadır. Çok sonra sebze yetiştiriciliğinden hiç bir zaman Burdur’un Antalya gibi ihracaatçı olması mümkün olamıyor.

İl içinde yetiştirilen sebze yine il içinde sarf edilir. Sebze bahçeleri dağınık ve küçük parçalar halindedir.

İl içinde ve bilhassa merkezilçesinde sebze istihsali ile mahallen ün almış köyler vardır.

HUBUBAT

İl’de su az, geniş pazarlarından uzak ve mahsullerini erken yetiştiren rakip merkezlerin yakın olması dolayısıyla hububat ziraatının geniş bir sahada yapılmasına sebep olmuştur.

Tarla ziraatı için toprak iyi olmadığı halde geniş miktarda yapıldığından civar illere nazaran istihsal miktarı önemli bir yekün tutar.

Ortalama Olarak Her Sene Ekilen Saha İle Alınan Mahsul Miktarı:

Cinsi

Ekilen Saha (Hektar)

Rekolte (Ton)

Buğday

86000

65000

Arpa

30000

36000

Çavdar

2000

3200

Yulaf

5000

5000

Mahlût

2500

2000

Mısır

5000

5000

 Yukarıdaki rakkamlara göre il çevresinde en çok ekilen buğday sonra arpa, yulaf, mısır, mahlût ve çavdar gelmektedir.

Bakla ve ticaret, sanayi bitkileri de il çevresinde vasi miktarda ekilmekte, ezcümle baklalardan Burçak önde gelmektedir.

Bakla, nohut, fasulye, böğrülce az miktarda da mercimek ekimi yapılır.

Ticaret ve sanayi nebatlarından haşhaş, kendir, anason ziraatı da oldukça önemlidir. İl içerisinde pamuk, susam yalnız Bucak ilçesinde ve Burdur gölü kenarında yetişir.

Son yıllarda Bucak ilçesi çevresinde oldukça toplam tutan tütün ziraatı da inkisaf etmiş durumdadır. Senevî ihtihsal, 250–300 bin kilo kadardır.

Gül ve gülyağı istihsali evvelce mühim miktarda yapılırken son yıllarda odun ve amele ücretlerinin yüksekliği ve az talep dolayısıyla tamamen bırakılmış bir durumdadır.

İL’DE VETERİNER İŞLERİ

Burdur ili hayvan yetiştiriciliğe çok müsaittir. İklim şartları, il içinde geniş mer’a ve çayırlıkların mevcudiyeti buna yardımlıdır.

İl halkının şehirlerde pek mahdut kısmı, köylerde ise hemen her köylü hayvancılıkla uğraşır.

 Köylünün hayvan -bir kelime ile- bütün varlığı demektir.

Cumhuriyetten evvel Burdur’da Veteriner teşkilatı yoktu. İl çevresi hayvanları bir çok hastalıklarla kırılıp geçiyordu. Bu yüzden zararlar bazan % 50’yi tecavüz ederdi.

Cumhuriyetten Evvel İl Çevresindeki Hayvan Durumu:

Keçi              100000

Koyun          57000

Sığır              4000

Merkep         10000

Katır             182

...............

Cumhuriyetle beraber bu teşkilat ilde esaslı bir surette yer almış ve il hayvanlarının sağlığı üzerinde gerekli tedbirler alınmaya başlanmıştırd.

Evvela, hükümet konağı yakınında bir (serum deposu) binası yaptırıldı. Burası her türlü hayvan hastalıklarını karşılayabilecek ilaçlarla teçhiz edildi. Bu suretle hayvan hastalıklarıyla savaşa başlanarak kısmen bazı hastalıklar yok edildi.

15-20’yi bulan çeşitli hayvan hastalıkları bu savaşla 4’e indirilmiştir. Bunlar da basit önemsiz hastalıklardır. Bu çalışmalar ildeki hayvan adedinin en az dörtte bir nispetinde çoğaltmıştır.

İl merkezinde hayvanların ıslahı için tesis edilen ayğır deposu, zaman zaman iyi cins at, merkep, sığır getirterek şehirde ve bütün ilde bunlarla sıfat yaptırmış, hayvan cinsleri bu çalışmalarla kısmen ıslah edilmiştir.

Bu teşkilat evvela Özel İdare’nin ödeneği ile başlamış, halen de kısmen böyle olmakla beraber köy teşkillerinden “Hayvan İyileştirme ve Çoğaltma Birliği” teşkilatı teşkilatı kuvvetlendirilerek 1942 yılından beri 64 boğa satın alarak köylere dağıtmış merkezde 7 at, ayğırı ile 12 lağorn tavuğu bulundurarak bu hayvanlarla bu cins hayvanların soylarını arılaştırmıştır.

Mevcut iyi cins damızlıklar, her sene takriben 4000 kadar inek ve 5(Okunamadı) kısrağı aşılamaktadır. Bu çalışmalarla ilde güdükleşmiş beygir neslinin bozuk vasıfları her yıl biraz daha iyileşmekte ve bir kilo süt veren ineklerin günlük randımanları 12 kiloya kadar yükselmektedir.

Son yıllarda birçok hastalıklar önlenmiş bulunuyor. Bilhassa keçilerde (keçebaş) adı verilen Pasterellöoz hastalığı kökünden temizlenmiştir.

Koyunlardaki çiçek, kelebek, kıl kurdu ve keçi uyuzu hastalıkları de devamlı bir çalışma ile il içindeki hayvanlardan uzaklaştırılmıştır.

Yeni çalışma ve islah işleri ile; 1500 beygir, 7000 tavuk ve 3000 sığır ıslah edilmiş bulunmaktadır.

İlde Mevcut Hayvan:

Kıl keçi                    280000

Koyun                      200000

Sığır                          86000

Beygir, Merkep        35000

İlden İhraç Edilen Hayvan Miktarı:

Sığır                         1005   baş

Koyun                      10000   “

Keçi                         5000     “

Kavurma sucuk        5000   kilo

Bağırsak                   10000   “

Kıl                            7000     “

Yapağı                     20000   “

Deriler                      15000   “

.........................

 

İLDE TİCARET VE SANAYİ

İlde ticaret ve sanat, genel olarak tarım mahsulleri, küçük işler sanatlar üzerinde toplanmaktadır. Fabrikasyon işleri yoktur.

Ticaret Mevzuları:

1-    Tarım ve hayvan mahsulleri

2-    Manifaturacılak

3-    Hırdavat ve Bakkaliye

4-    Dokumacılık

San’atta; dokumacılık, halıcılık, marangozluk, bakırcılık, terzi, kunduracılık, semerci, keçeci, urgancı, demirci, tenekeci ve kuyumculuk konuları üzerindedir.

Bu sanatlar memleket içi ihtiyacına cevap vermekle beraber memleket il dışı yerlere de önemli miktarda iş vermektedirler.

Muhtelif ticaret ve sanat işleri ile çalışan il merkezindeki tüccar ve esnafın iştigal çeşitleri 41’i bulunmaktadır.

5400 Dokumacı, 25 Semerci, 20 Kalaycı, 12 Sobacı, 5 Çilingir, 5 Tenekeci, l5 Keçeci, 10 Saraç, 2 Kuyumcu, 5 Saatçi, 6 Fotoğrafçı, 2 Tarakçı, 7 Yorgancı, 13 Hancı ve Otelci, 6 Hamamcı, 30 Şoför, 92 Arabacı, 32 Berber, 35 Terzi, 3 Şapkacı, 225 Yapıcı, 2 Matbaacı, 50 Bahçıvan, 18 Kahveci, 15 Kasap, 20 Yağcı, 8 Aşçı, 7 Ekmekçi, 3 Helvacı, 5 Leblebici, 5 Şekerci, 15 Bakırcı, 8 İplik Boyacısı, 25 Demirci, 5 Fabrikacı, 5 Değirmenci, 18 Tabak, 140 Kunduracı, 185 Marangoz, 50 Mutaf, 25 Nalbant, 150 Urgancı olmak üzere 6712 toplamdır.

İl daha çok ziraat memleketi olduğu için ticerat ve sanayii önemli bir surette göze çarpmaz.

Ticaret en ziyade tarım ve hayvan maddeledi üzerine yapılır.

Büyük fabrikalar bulunmadığı için hammadeleri işlenmiş madde haline sokan tesisler ancak imalathane derecesindedir. Bununla beraber yerli sanatkârların atölyelerinde hammaddelerin bir kısmı iş-lenerek ilin ekonomi ve ticaret durumuna faydalı olmaktadır.

İTHALAT VE İHRACAT

Bu günkü duruma göre % 50 ithalat ve % 60 ihracattahmin edilebilir. 945 yılında gerek Burdur’a gerekse Burdur’dan transit olarak geçen mevad: Giren madde 4,265529 TL., çıkan madde ise  1,949900 Tl.dir.

Çıkan sanayi maddeleri ihracatını başlıca yerli dokuma, marangozluk mamulleri, kısmen çeşitli toprak mahsulü, av derisi, orman mahsülü, hayvanlar teşkil etmektedir. Harp yılları içinde hububat ihracatı gerilemiş durumdadır.

Burdur Sanayiinde doğramacılık ve marangozluk işleri önemli bir yer tutar. İlde su ile müteharrik bir motorla ve şerit kordela ile çalışır 5 hizar makinası vardır.

İlin bucak ve köylerinde de ticaret durumu en çok tarım mahsullerine ve hayvan yetiştirme işlerine inhisar eder.

Bazı köylerde de dokumacılık ilerlemiştir. Kilim, çul vesair ev eşyası dokuyan köyler vardır.

BURDUR’DA MALİ DURUM

Defterdarlık Durumu:

1945 yılı Aralık ayı sene sonu itibariyle emvali umumiye tehakkukat ve tahsilâtı:

 

Maliye

 

Tahakkukat

Tahsilât

Burdur Merkez İlçesi

383600 lira

366090 lira

Tefenni İlçesi

143026 lira

130727 lira

Bucak İlçesi

125857 lira

126323 lira

Yeşilova İlçesi

86665 lira

85533 lira

TOPLAM

740148 lira

708675 lira

Geçen yıllardan da; bütün il’de sabıka: 82122 lira tehakkukat, 25067 lira tahsilât olmuştur.

 

Hayvan Vergisi:

İlçe Adı

Dişi Hayvan

Erkek Hayvan

Tahakkuk Eden Vergi

Merkez

39027

119366

116872,80

Tefenni

23715

89664

83127,95

Bucak

30423

92126

93561,10

Yeşilova

21727

67680

65934,00

TOPLAM

114892

368836

359595,85

  

İle bağlı ilçelere ait hububatın Mayıs 946 sonu itibariyle tehakkukat ve tahsilâtını gösterir:

Mahsulün Nevi

Tehakkuk İcmali

Tahsilat İcmali

Arpa

849446

699987

Buğday

1924287

1598019

Çavdar

101191

87767

Mahlût

134357

120577

Yulaf

90049

71927

TOPLAM

3099330

2578324

Bütün il çevresinde yukarıdaki miktarda mahsul vergisi tehakkuk etmiş ve tahsil sütununda gösterileni de tahsil edilmiştir.

Mısır ve bakliyatın Mayıs 946 sonu itibariyle tehakkukat ve tahsilâtı:

Mahsulün Nevi

Tehakkuk İcmali

Tahsilât İcmali

Mısır

355767

157759

Fasulye

47145

19301

Nohut

60477

34314

Börülce

3497

3257

Mercimek

197

102

TOPLAM

467083

214733

Bütün il, merkez ilçesi ve diğer ilçeler tehakkuk ve tahsilâtı bu rakamlar içindedir.

 

İL GENEL MECLİSİ ve ÖZEL İDARE DURUMU

İl Genel Meclisi

4 Merkez ilçesi, 3 Tefenni, 2 Bucak ve 1’de Yeşilova ilçesinden seçilmiş 10 üyelik bir kuruldur.

Yılda bir kere toplanarak ilin mahalli Bayındırlık, Sağlık vesair işlerini yürütecek kararlar alır ve Özel İdare Saymanlık bütçesini düzenler. Bütçenin yürütülmesi daimi komisyona bırakılarak İlin Nazımlığında ve başkanlığında ilçelerden birer delege ile daimi komisyon bütçenin sarfını sağlar.

Burdur ilinde cumhuriyetten evvel Özel İdare Saymanlık bütçesi 103029 lira idi.

Özel Saymanlık Bütçesini Teşkil Eden Gelirler: 1946 akçalı yılı

Arazi vergisi geliri               139199 lira

Bina vergisi geliri                  29524   “

Buharan vergisi geliri              7142   “

Yol vergisi geliri                  250529   “

Resim ve harçlar                      3004   “

Mülkler geliri                         19661   “

Türlü gelirler                            6640   “

Yardımlar, bağışlar                20496   “

Toplam                                 500218   “

Nazım hesaplar tenzil            17364   “

Bütçe toplamı                      482754   “

 

İLDE BAYINDIRLIK

İl’de bayındırlık cumhuriyet yıllarında gerek ilin özel bütçesi, gerekse merkezden yapılan yardımlarla kuvvetli hamlelerle yürümüştür.

1900 yılında iki taraftan başlanmış Burdur-Tefenni şosesi bile 25 yıl sonra ancak cumhuriyet devrinde birbirine eklendi.

Cumhuriyet yıllarında da ancak 10’uncu cumhuriyet yılından itibaren Burdur’da bayındırlık hareketi şuurla hızlanmış, şose ve köprülerin yapılması ancak bu yıllarda tahakkuk sahasına girebildi.

İlkokul, ortaokul, sanat okulları davaları da bu yıllar içinde düşünüldü ve başarıldı.

Mahalli yardımlar ve devlet parasıyla bu yıllarda merkezde 45 yataklı büyük bir Memleket Hastahanesi, bir Ortaokul, bir Valilik Konağı, bir Jandarma Komutanlık Dairesi, Tefenni ilçesinde bir Hükümet Konağı, Kaymakam Evi, Özel Saymanlık, Jandarma Komutanlığı Daireleri Yeşilova’da, keza bir Hükümet, bir Kaymakam Evi, Özel Saymanlık, Bucak ilçesinde de bir Kaymakamlık Evi yapılmıştır. Bu kazalarda ayrıca Belediye ve Halkevi binaları da vücuda getirilmiştir.

Yapılan Yollar:

Burdur - Antalya, Burdur - Baladız, Burdur – Tefenni, Karamanlı - Yeşilova, Antalya - Burdur yolu üzerinde Kahveler - Bucak iltisak hattı,  Çeltikçi - Belönü,  Karamanlı - Korkuteli,  Yeşilova - Denizli aralarında l5 adet ahşap, 157 menfez, beton, kargir köprü yapılmıştır. 129, 450 km yeni şose yol yapılmış 115 km yol da onarılmıştır. Bütün bu yollar ve köprüler için 935–946 yıllarında sarfedilen paranın tutarı 493598,44 liradır.

Bu arada bütün ilin köyleri araları ve şoselerden köylere giden yolları da onarılmış kara yolu halinde ilin hemen bütün köylerine motorlu vesait gidebilecek duruma getirilmiştir. Bu yollardaki ahşap köp-rülerde yaptırılmış, bütün ildeki köyler yollarına köyleri tanıtan tanıt levhaları koydurulmuştur.

İl içinde 314 kilometre uzunluğunda kara yolu vardır. Mevcut yolların % 49’u iyi şose halinde geri kalan kısmı bozuk, tesviyeli şose ve ham yoldur.

Demiryolu

Burdur’da cumhuriyetin bağışladığı en büyük eseri ve varlığıdır. İl sınırı içinde 15 kilometre kadar uzunlukta demir yolu bulunmaktadır. İl merkezi ile Baladız arası 24 km.dir.

Cumhuriyette yapılmış olan demiryolu ilin istisadi durumunda önemli bir varlıktır. İlde büyük faydalar sağlar. Antalya ve havalisi Burdur İstasyonunun halen en zengin hinterlandıdır.

 

Demiryolu Uzaklıkları                 

Burdur-Isparta                                 53 km.

Burdur-Isparta                                 172 km.

Burdur-Denizli                                206 km.

Burdur-Dinar                                              72 km.

Burdur-İzmir                                               448–450 km.

Burdur-İstanbul                               647 km.

Burdur-Ankara                                597 km.

Burdur ili ile ilçeler arası

Burdur-Tefenni                               70 km.

Burdur-Bucak                                 49 km.

Burdur -Yeşilova                             81 km.

Burdur-Karamanlı                           62 km.

Burdur-Çeltikçi                               34 km.

Burdur-Göl                                      4,5 km.

Burdur ili ile iller uzaklığı

Burdur-Antalya                              126 km.

Burdur-Isparta                                 47 km.

Burdur-Afyon                                 173 km.

Burdur-Denizli                                178 km.

Burdur-Dinar                                               50 km.

Burdur-Antalya sınır                                   70 km.

Bu mesafeler iller arası şosalar arasıdır.

İl içinde Selçuklular zamanından kalma bazı eski yollar da vardır. Samas Dağları ortasından geçen ve üzerinde hala döşeme görülen yola Eski İzmir Yolu derler.

 

BURDUR’DA SAĞLIK DURUMU

Gerek mahalli ve gerekse merkezden yapılan yardımlarla ilin sağlık teşkilleri ayakta tutulmaya çalışılmaktadır.

Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğü, Hükümet Tabibliği, Sağlık Memurları Memleket Hastahanesi, ilçelerde hükümet doktorları ve sağlık memurları ile kontrol edilen ilin sağlığı oldukça güvenilecek haldedir.

İlin 45 yataklı yeni yapılmış güzel bir hastahanesi vardır. Halen Dâhiliye Mütehassısı ile bir Operatörü mevcut olup, Nisaiye ve Bakteriyolog elemanları ödeneği olduğu halde henüz sağlanamamış durumdadır.

İl çevresinde görülen hastalıklar; Akciğer Veremi, Sair Verem, Sâri Sahaya, Kara Humma, Hummayi Nefasi, Difteri, Kızamık, Çocuk İshali, Şarbon, Uyuz olup bu yönde sağlık kurumları gereken tedbirleri almakta bu hastalıklardan ölüm nispetini azaltmaya çalışmaktadırlar.

Diğer bulaşıcı hastalıklardan Tifüs ve Tifo vardır. 4911 kişiye Tifüs’ten, 2455 kişiye Tifo’dan ve 20004 kişiye Çiçek’den aşı ve serum yapılmıştır.

1945 Yılı İstatistiklerine Göre Burdur İlinde Doğum Miktarı:

 

Erkek

Kız

Toplam

Merkez İlçesinde

452

416

868

Tefenni İlçesinde

267

247

514

Bucak İlçesinde

195

157

352

Yeşilova İlçesinde

303

236

539

TOPLAM

1217

1056

2273

 

Aynı Yil İstatistiklerine Göre Ölüm Miktarı:

 

14 yaşına kadar

15 – 75 yaşına kadar

Toplam

Merkez İlçesinde

113

445

558

Tefenni İlçesinde

94

210

304

Bucak İlçesinde

101

96

197

Yeşilova İlçesinde

41

202

243

TOPLAM

394

953

1302

           

Doğum ve Ölüme Göre Üreme:

 

Doğum

Ölüm

Üreme

Merkez İlçesinde

868

558

310

Tefenni İlçesinde

514

304

210

Bucak İlçesinde

352

197

155

Yeşilova İlçesinde

539

243

296

TOPLAM

2273

1302

971

 

İlde Sıtma İle Savaş:

Burdur merkez ilçesinde 375, Tefenni’de 7722, Bucak’ta 636, Yeşilova’da 673 olmak üzere 9406 sıtma hastalığı olmuş; bu sıtmalılara 11832 adet ateprin verilmek suretiyle bu hastalıkla mücadele edilmiştir.

 

 

BURDUR İLİNDE BULAŞICI HASTALIKLAR

Firengi:

Bu hastalık üzerinde devamlı savaş vardır. 201 kadın 150 erkek daimi tedavi altında tutulmakta, sağlık teşkilleri bu hastalığı devamlı bakımı ve güdümü ile az bir rakama indirmiş bulunmaktadır.

.............                               

İl merkezinde iki serbest eczahane vardır. Tefenni, Bucak, Yeşilova ilçelerinde Özel İdare’ye ait beşer yataklı birer muayene ve tedavi evleri de bu ilçeler hastalarına tahsis edilmiş bulunmaktadır.

İlde İşçi Sağlık Durumu

İl merkezinde belli başlı işçi dokumacı esnafıdır. Bunların tezgâhlarının halihazır yapılış ve çalışma durumu ekseriyetle gayri sıhhi ve toprak seviyesinden aşağı kuyulu tezgahlarda çalıştıklarından bu konu üzerinde gerek sağlık ve gerekse Çalıştırma Bakanlıkları ilgilenmiş ve dokumacı evlerinde gere-ken ıslahat yapılmak suretiyle bu sağlıksız durumun düzeltilmesi işi ele alınmıştır.

İlin Genel Sağlığı

Genel olarak iyi denilecek haldedir. Sağlık teşkilleri, bu işi kâfi hassasiyetle korumaya çalışmaktadır.

Mahalli ödenek ve yardımlardan merkez de İl’e yardım etmektedir. 1945, 1946 yıllarında Sağlık Bakanlığı Memleket Hastahanesine 10000 lira nakdi yardımda bulunmuş, Burdur’daki işçilerin sağlığını korumak için de Çalışma Bakanlığı da 946 yılında ayrıca 10000 lira yardımı esirgememiştir.

Burdur şehrinin sağlığını her yönden tehdit eden Burdur Çayı’nın esaslı tatrir, tanzim ve etrafının düzeltilmesi işini de yerinde yaptırdığı incelemeler sonunda Bayındırlık Bakanlığı doğrudan doğruya üzerine almış vaziyettedir.

İldeki İçme Sular

Burdur Şehri hali hazırda ecdadın getirdiği Saden, Pazar, Hacı Hasan, Kayapınar ve Cünbüşlü sularını içme suyu olarak kullanmaktadırlar. Bunlar eski usulde yapılmış toprak günklerle ve kısmen de yortularla şehirdeki çeşmelere kadar gelmektedir.

Bu yıl içinde şehrin içme suyunu sağlamak üzere 76 müteşebbis kişiden mürekkep 250 bin liralık bir Anonim Su Şirketi kurulmuştur.

Halen içilen suların sertlik dereceleri yüksektir. 24 ile 30 mikyası ma arzetmektedirler. Şehre 15 kilometre uzaklıkta bulunan ve mikyası ma derecesi 4 olan Mandırna Suyu şehirde para ile satılır. Suya meraklı kimseler içme sularını bu suyu satın almak suretiyle sağlarlar.

Kullanma suları da bağ ve bahçeleri sulayan Burdur Çayı’ndan alınmış kanallarla şehir çeşmelerine getirtilmiş sulardan faydalanılmak suretiyle sağlanmaktadır.

İlçelerde İçme Suları

Yeşilova, Bucak ilçeleri ve Karamanlı Bucağı kasabalarına iyi içme suları getirmişlerdir.

Tefenni’de Kocapınar ve Barutlu maden suları kasabanın içne su ihtiyacını karşılar.

Köyler kısmen çaylardan ve kuyulardan içme sularını temin ederler. İyi sular getirmiş ve esasen gayet güzel sular içinde kurulmuş il içinde birçok talihli köyler vardır.

Merkez ilçesinde Gıravgaz, Mandırna, Beşkavak, Aziziye, Başköy, Belönü; Tefenni ilçesinden Dir-mil, Ovacık, (Yayla) Hasanpaşa;  Bucak ilçesinde Kuşbaba, Anbahan; Yeşilova ilçesinde de Gebrem, Ulupınar, Kavacık, Niyazlar bu arada sayılabilir.

Köyler Sağlık Durumu

Köy Enstitülerinden çıkmış köy sağlık memurları ve ebelerle korunmaktadır. İl merkezinde ve ilçe köylerinde sağlık memurları çalışmaları gruplar haline getirilmiş ve 8–10 köy bir grup teşkil edilerek buralara sağlık memurları ve ebe okulu mezunları tayin edilmiştir.

1945 yılında merkez ilçesinde 3 sağlık memurları grubu, Tefenni ilçesinde 7, Yeşilova ilçesinde 6, Bucak ilçesinde de 7 grup teşkili vücuda getirilmiştir. Bu gruplar hali hazırda:

                                Ebe          Sağlık M.

Merkezde                 2                      -

Tefenni ilçesinde      1                      1

Yeşilova    “             1                      2

Bucak         “                        1                      2

Toplam                     5                      5

İlin merkez ve ilçeler köylerinde inşa edilmekte olan büyük okullar yanında birer de sağlık memurları evleri yapılmaktadır.

Halen yapılmış olan sağlık memurları evleri:

Burdur Merkez Köylerinde  -

Yeşilova ilçesinde, Salda 1, Navlı 1,

Bucak ilçesinde Ürkütlü 1,

Tefenni’de 1946 yılında daha 4 tane sağlık memuru ödevlendirilecektir.

 

BURDUR İLİNDE KÖY

Durum ve Kalkınma

Burdur ili köy bakımından oldukça canlı ve kalkınmış bir durumdadır.

Ekseri köy yolları bazen işlenmiş ve çoğunda ham yollarla şoselere bağlıdır. Bu yollar cumhuriyetten beri, bilhassa son beş yıl içinde düzenlenmiş, pek azı müstesna çoğuna her türlü vesait gidebilecek duruma getirilmiştir.

Köylerin sağlığı üzerinde titizlikle durulmaktadır. Geçen ve bu yıl yaptırılmış olan köy sağlık memurları evlerine 8/10 köy bir grup itibari ile 5 sağlık memuru ve 5 köy ebesi tayin edilmiş, asırlardan beri sağlığı üzerinde ilgi gösterilmeyen köylü bu yeni sağlık elemanlarıyla sıhhatini bir dereceye kadar korumuştur. Bu teşkiller yıl yıl çoğaltılarak köylü sağlığı hassasiyetle korunacaktır.

İl içinde köylü ocakları yapılış tarzı itibariyle bütün anadolu köyleri ev mimarisine benzer.

Ekserisi bir katlı ve bazıları da (Hanay) denilen iki katlı önü açık, üstü toprak damlı binalardır.

Orta köylü evi umumiyetle bir ahır ve samanlık, bir anbar, bir de oturacak, yatacak odadan ibarettir. 3–4 odayı geçmez. Evlerin önü açıktır. Buralarda köylü her işini yapar, bu açık kısımlarda ocak da vardır.

İki katlı köylü evi, bahçeli köylerde ayrıca bir çift ile de ayrılmıştır. Varlıklı köylerin hanaylı, tokatlı ayrıca tahta anbarlı müteaddit ahır ve samanlıklıdır.

İlin birçok köylerinde yeni tip üstü kiremitli binalarda yapılmıştır. Bunların bir kısmı kiremitli olmakla berabir yine önemli miktarı dam örtülüdür. Saz örtülü binalar da vardır.

Köylünün iş, çalışma, yaşam ihtiyaç ve şartları ona damlı evi daha tercih ettirmektedir.

Köylü yaz günleri ekseriyetle damda yatar. Bütün meyvelerini, yiyeceklerini yıkayıp evinin damında kurutur.

Köylünün damı yaz günleri en tercih ettiği yatak odasıdır. Lacivert gök onun sınırsız tavanı, parlak yıldızlar parasız ve hiç sönmiyen ışıklarıdır.

İl’de köy, ancak cumhuriyet devrinde benliğine kavuşmuş ve kalkınabilmiş durumdadır.

Aşar yükünden, mültezim kahrından ve haksızlığından köylü cumhuriyette kurtulabildi.

Köylünün önemli bir kısmı ikinci dünya savaşından, mahsullerinin biraz para etmesinden canlanmış, yoksulluktan kurtulmuştur. Bu yıllar içinde aldığı şeylerde çok pahalı olmasına rağmen köylü, esasen israf ve fantaziden uzak olduğu için kendi yağıyla kavrulmuş, beş on para bu savaş yıllarında biriktirebilmiştir.

Köylü yine bu yıllar içinde mühim miktarda şehirlilerin köylerdeki topraklarını satın almıştır. Toprak sahibi olmuştur.

İl çevresinde en aşağı 8–10 çiftlik köylülere intikal etti. Tek merkebi olmayan köylü, sürü, at, araba sahibi olmuş, bir karış toprağı bulunmayan köylü vatandaş bugün sabanını, pulluğunu işletecek toprağa kavuşmuştur.

Köylü bu varlıkla geçen 2 yıl içinde ilimizdeki oldukça büyük çapta ve her birisi 10–15 bir liraya mal olan köy okullarını, 3000–6000 lira arasında çıkan öğretmen evlerini ve sağlık memurları yurtlarını, Halkodalarını yükseltebilmişlerdir.

1945–1946 yıllarında il köylerinin birleşik bütçeleri toplamı birer milyonu geçik rakamdadır.

İlin çok köylerinde radyo vardır. Köylü uyanmış, memleket ve dünya işlerini yakın sezişitle kavrayışlı ve anlayışlı bir zihniyete sahip olmuştur.

İl köylerinin bazılarında elektrik de vardır. Açık göz ve varlıklı köylüler, buğdaylarını öğüten değirmenlerin su kudretinden aynı zamanda ışık kaynağı da çıkarmışlardır. Köylerini bu değirmenlere koydukları dinamolarla geceleri elektrikle aydınlatıyorlar. Bir kısmı da bu işe hazırlanmış olup malzeme bulamamaktan ve halen çok pahalı olmasından işe başlayamamaktadırlar.

Dünya bunaltısı ve sürüncemede olan sul sağlanıp her şey bulunmaya başladığı gün ilde belki 40 köy daha elektriğe kavuşacaktır.

İl içinde bazı köyler, çocuklarının ilk ve orta tahsilden sonra daha ileri ve mesleki okullara kadar okutmaktadırlar.

İl çevresi köy çocuklarından bugün bir çok subay, mühendis, doktor, Amerika’da bile yüksek tahsile devam edenler memnunlukla görülmekte ve işitilmektedir.

İl köylüsü cumhuriyet yıllarında kavuştuğu varlıkla köy ağalarının tegallübünden kurtulmuş, ağır faizli borçlarından sıyrılmış, şerefli ve hesabını bilir bir hale gelmiştir.

İl çevresinde 1000 nüfusu geçen insan topluluğunu yaşatan köyler vardır.

Merkez ilçesinde Askeriye, Çerçin, Sala, Büğdüz, Arvallı, Başköy, Kozluca, Tefenni ilçesinde Hasanpaşa, Kozağacı, Horzum, Yusufça, Beyköy, Armutlu, Dirmil, Sögüt; Yeşilova ilçesinde Güney, Salda, Büyükyaka; Bucak ilçesinde Ürkütlü, Girmeği, Kızılseki bu meyanda sayılabilir.

Bu köyler büyük okullar, öğretmenevleri, Halkodaları, Sağlık Memurları Yurtları ile donatılmış, tabii güzelleklerine bu kırmızı kiremitli kültür ve sağlık ocaklarının varlıkları da onur ve şirinlik vermiştir.

İl çevresi köylüleri, günün Türk Köylüsü kıyafetini benimsemişler, kadınları da yeniliğe doğru gözlerini ve gönüllerini çevirmiş, kısmen intibak etmiş vaziyettedirler.

İl köylüleri, hayvanlarının, ağaçlarının ve ekim tohumlarının ıslahı yönünde de uyanıktırlar.

İl Tarım ve Veteriner Müdürlüklerinin bakımı altında merkezi Burdur’da kurdukları “Hayvan İyileştirme ve Çoğaltma “  “Birlik Fidanlığı” ve Yeşilovada “Köylü Artırma Birliği” adlarında üç birlik kurmuşlar ve 942 yılından beri yaşatmakta bulunmuşlardır.

Bu köy birliklerinin her birisinin bugün 20000 liralık bütçeleri vardır. Hayvan ve nabat ıslah yönünde faydalı adımlar atmaktadırlar.

İl köylüleri cumhuriyet yıllarında Ziraat Bankası’ndan da bir hayli yardım görmüşler ve diğer iller köylülerine nispetle refah ve varlıklı sayılma durumuna ulaşmışlardır denilebilir.

Köylerde Kurulan Pazarlar

İl çevresi köylerinin iktisadi durumları merkezi olanlarının bazılarında açık pazarlar kurulur. Merkez ilçesinde kurulanlar; Hacılar, Elmacık ve Çeltikçi köylerinde, Tefenni ilçesinde Tefenni, Dirmil, Horzum, Çavdır, Karamanlı, Kozağaç, Söğüt köylerinde, Yeşilova ilçesinde Yeşilova, Güney ve Akçaköy köylerinde, Bucak ilçesinde de Bucak, Kızılkaya ve Ürkütlü köylerinde haftanın belli günlerinde ve her çevrede birbiriyle karşılaşmamak üzere alan pazarları kurulur. Köylüler bu pazarlarda alış veriş eder ve ihtiyaçlarını sağlarlar.

 

BURDUR İLİNDE BELEDİYE VE İMAR İŞLERİ

İl çevresinde:

1. Burdur Belediyesi

2. Belönü Belediyesi

3. Tefenni Belediyesi

4. Karamanlı Belediyesi

5. Yeşilova Belediyesi

6. Bucak Belediyesi

 

Burdur Belediyesi

Cumhuriyetten evvelki yıllarda ve daha evvelleri memleket eşraf ve ayanının elinde yalnız bir kudret ve şeref yeri olarak tutulan belediye 1914’de vuku bulan yer depremine kadar kasabanın bayındırlığına bir adım bile atmadan o günlerin belediyecilik zihniyetine göre ağa ve beylerin elinde bir tutak olarak kalmış, elden ele geçen ve hemşeriler üzerinde bir terür silahı olarak kullanılmıştır.

Eski yıllarda, 1900’da Sert Ahmet adı verilen bir jandarma yüzbaşısının himmeti ile o zaman ve halen bile büyük bir bayındırlık eseri olarak yükseltilmiş Hükümet Konağı’ndan başka şehir ve belediye adına ortada görünen bir şey yoktur.

1884’ten itibaren Hacı Ali Bey oğullarından Nafiz’den başlıyarak Belediye 1914 yılına kadar Tayyar oğlu İbrahime geçmiş bunu takiben Rahmi oğlu Ahmet,  Avukat Fuat, Süleyman Kazancı, Reşit Baki, Fahrettin Çiloğlu, Eczacı Hüsnü Onat, Fahri Kaya Alp yeni belediye kanunu intişar edinceye kadar belediye başkanrlığında bulunmuşlardır.

1580 sayılı Belediye Kanunu’nun neşrinden sonrada Dr.Ahmet Ruhi Yeşilyurt, Rıza Erdem, Nuri Artok ve Necati İşçil bu görevde çalışmışlardır.

Burdur’un cumhuriyet devrindeki kısmında da açıklandığı veçhile bugün ortada görünen belli başlı Cumhuriyet Alanı, İstasyon Bulvarı, Yeni Giriş Yolu, Memleket Hastahanesi, Plaj vesaire gibi eserler 1934–1938 yıllarındaki programlı çalışmaların mahsulleridir.

Eser bırakan Belediye Başkanlırından Rahmi oğlu Ahmet zamanında eski şehir haritası Macar Şehircilik Mühendisleri’ne yaptırılmış, bu günkü ahşap Belediye Binası ve Hal ile birlikte bazı caddeler ve bilhassa Kışla, Gazi caddeleri ham olarak açılmıştır.

Burdur’da belediyecilik, daima dar ve mahalli görüşlere ve şahsi tesirlere maruz kaldığından belediye hamleleri zaman zaman şehrin nüfuzlu kişileri tarafından kırılmış ve iş başına getirilen belediye başkanları tam randımanla çalışamamıştır.

Burdur Belediyesi bütçeleri cumhuriyetten evvelkilerle dâhil olduğu halde esaslı olarak 1930 yılına kadar bulunamamıştır.

1930 yılından itibaren 51000 liradan 24000 liraya ve bu miktardan bu yıllara 138 bin liraya inmiş, yükselmiş bir bütçe ile çalışan Burdur Belediyesi elektrik tesisi münasebetiyle halen 25000 lira kadar da İller Bankasına borçlu durumdadır.

Şehrin temizliği için elde pak mahdud vesait ve iptidai malzeme mevcuttur.

İçme suyu, eski halinde ecdadın getirdiği, Saden, Çarşı, Hacı Hasan, Kayapınar, Cünbüşlü suları olup sağlığı bakımından durumları mahzurludur.

Şehrin içme suyunu Büğdüz Yaylası’ndaki kaynaktan getirmeyi sağlamak üzere 946 yılında bir Anonim Su Şirketi kurulmuştur.

Mezbahası kısmen fenni ve sıhhidir. Yeni bir gaz deposu yaptırmak kararındadır. Bu husus için parası da sağlanmıştır.

İtfaiye Teşkilatı noksandır. 1926 yılında alınmış eski bir arezöz 1935’de sağlanmış bir motopomp ve bir iki eski tulumba itfaiye malzemesini teşkil eder.

Evvelce mevcut 60 parçayı geçen emlak ve akarı bugün 15-20’ye inmiş bir durumdadır. Ekserisi Belediyenin istimlâk borçları yüzünden satılmıştır.

Belediye, çarşı içinde, şehrin en yüksek bir yerinde yapılmış Ulu Camii karşısında 1914 yer depreminden sonra yapılmış bir binada çalışmaktadır.

22 kişilik bir Belediye Meclisi ile çalışır. Henüz bayındırlık planını yaptıramamıştır. Yapılmak yolundadır.

Son yıllar içinde  “Burdur’u Güzelleştirme Derneği”nin maddi yardımı ile evvelce istimlâki yapılan şehir dışındaki sahayı duvarla çevirmiş, hali hazır durumu ile ölüleri kabule başlamıştır.

Yine son yıl içinde göl yolunun bir kısmı şose haline getirilmiş ve etrafı ağaçlarla çerçevelenmiştir.

“Burdur’u Güzelleştirme Derneği” eliyle de Gazi, Cumhuriyet Caddeleri parkelenmiş, Bayındırlık Bakanlığı’nın yardımıyla yeni Antalya Çıkış Varyantı açılmış Burdur Çayı üzerinde büyük beton bir köprü yaptırılmıştır.

İstasyon Bulvarı’nın 1935 yılında istimlâki Belediye’ce sağlanarak park ve bulvar Bayındırlık Bakanlığı’nca Şömentakse adıyla Burdur Belediyesi’ne bağışlanmıştır.

Cumhuriyet yıllarında Burdur’da bayındırlık kısmında izah edilen bayındırlık eserleri de Burdur Belediyesi’nin imar çalışmalarının kayda değer varlıklarıdır.

 

Tefenni İlçesi Belediyesi:

En eski belediyelerdendir. 1932 yılındaki bütçesi miktarı bulunamamıştır. Bu yıllarda bütçesi 5900 lira arasında iken 1946’da 33000 liraya kadar inkişaf edebilmiştir.

Evvelce alınmış ve tam çalıştırılamamış olan elektrik santrali 1945 yılında faaliyete geçirilmiş kasabanın ana yolu şosa halinde imar edilerek etrafı ağaçlanmıştır.

12 kişilik bir Belediye Kurulu ile çalışır. Bu ilçe de devlet parasıyla bir Hükümet Konağı, Kaymakam Evi, Özel İdare Binası yaptırılmış, cumhuriyet yıllarında büyük bir ilkokul ve oldukça muntazam bir de Halkevi vücuda getirilmiştir.

Barutlu Suyu adıyla anılan ve sertlik derecesi sıfır bir maden suyu ile Koca Pınar adındaki kasaba içinde bulunan parktan çıkan büyük su kasabanın başlıca içme suyunu teşkil eder.

Yeni yapılan Jandarma Komutanlığı ve eski kışlalar binaları kasabanın başlıca bayındırlık varlıklarıdır.

 

Karamanlı Belediyesi:

Tefenni ilçesinin bucağı ve Tefenni’den nüfus itibariyle çok fazla nüfus kesafetini taşıyan bu kasabada belediye bütçesi 1926’dan itibaren tesbit edilebilmiştir.

Bu tarihte 3322 lira olan belediye bütçesi 1946 yılında 20 yıl sonra ek kamyon bütçesiyle birlikte 32300 liraya yükselmiştir.

Bu belediye cumhuriyet yıllarında oldukça verimli çalışmış, kasabaya bir park, bir hamam, muazzam bir yatılı ilkokul, yeni bir cadde sağlamakla beraber kasabanın hali hazır ve bayındırlık planlarını da yaptırmıştır.

Kasabaya iyi bir içme suyu da getirmiştir. Postahane binası, yeni binalardandır. Halk tarafından yaptırılmış bir hayli bina ve mağazalar da kasabanın çehresini bayındırlaştırmıştır.

Bucak Belediyesi:

1926 yılında 20 yıl evvel ilçe haline gelen bu kasabada da belediye teşkilatı vardır.1930 yılında tesbit edilen belediyenin bütçesi 5274 lira iken bugün 24674 liradır.

Bu kasabada belediye sulama sularını ıslah eylemiş buharlı bir lokomobil ile kasabanın aydınlığını elektrikle sağlamıştır.

Kasabanın yeni yapılmış Halkevi, Kaymakam Evi, cumhuriyet yıllarında yükseltilmiş yatılı ilkokulu belli başlı resmi binalarıdır. Halk teşebbüsü ile vücuda getirilmiş bazı özel binalar ve çarşı; kasabanın bayındırlık varlığıdır.

Bu yıl içinde Jandarma Komutanlığı binası temeli de atılmıştır.

Kahveler-Bucak iltisak şosasını kasabaya ulaştıran yoldan itibaren kasaba içinde devam eden yolu belediye imar eylemiştir.

 

Yeşilova Belediyesi:

Bu ilçenin aslı Satırlar Bucağı olup 1936’da ilçe haline gelmesiyle burada belediye tessüs etmiştir.

İlçenin merkez nüfusu az olduğundan beledi faailyet mahduttur. Bazı yakın köyler belediye sınırına katılmak suretiyle genişletilmeğe çalışılmaktadır.

Belediyenin teşkili tarihi olan 1936 yılında belediye bütçesi 1331 lira olan Yeşilova Belediyesi’nin 1946 yılı bütçesi 22850 liradır.

Belediye ve halk geçen 10 yıl içinde bir hayli imar eseri vücuda getirmişlerdir.

Halkodası, Özel İdare Binası, Askerlik Şubesi, Ziraat Bankası binaları, Hükümet Konağı, Kaymakam Evi vesair binalar 10 yıl evvelki satırların simasını değiştirmiş bu şirin adlı ilçeye güzel bir görünüş vermiştir.

Özel teşebbüslerle de imara doğru hız almış bu ilçe ve belediyesi Cumhuriyet Alanının etrafına sıraladığı yeni binalar ve giriş manzarası ile canlı bir bayındırlık durumu arz etmektedir.

Beş kilometre uzağındaki müstesna görünüşlü Salda Gölü ve bu göl kenarındaki (Sultan Pınarı) turistik bir çekiciliğe, eşsiz tabiat güzelliğine sahiptir.

Belediye iyi bir içme suyu da getirmiştir. Fidanlık ve mezbaha da beledi eserlerdendir.

 

Ağlasun (Belönü) Belediyesi    :

Merkez ilçesinin Çeltikçi Bucağına bağlı büyük ve tarihsel bir kasaba olan Ağlasun (Belönü) il çevresindeki belediyelerin eskilerindendir.

Cumhuriyet yılından itibaren bütçe hesapları bulunabilmiştir. 1924 yılında bütçesi 851 lira, 1946’da 9815 liraya erişmiştir.

Eski (Sağalasus) Krallığının yerinde kurulmuş olan Ağlasun Kasabası osmanlılık devrinde bakımsızlıktan harap olmuş cumhuriyet yıllarında biraz imar görmüştür.

Yeni yapılan büyük ilkokulu, Belediye Kıraathanesi, Belediye Binası, Parkı bu tarihi kasabanın bugünkü modern görünüşleridir.

Kasaba değerli içme suları ile çevrilidir. Belediye gelirinin azlığı maalesef bu kasabayı imara müsait değildir.

3 kilometre kuzeyinde eski Sağalasus Krallığı harabeleri Akdağ yamaçlarında yatmaktadır. Muazzam anfiteatrısı, stadı, saray yıkıkları, kale ve mezarlık lahıdları, heykel kırıkları bu harabenin önemini söyler.

 

BURDUR İLİNDE ESKİ ESERLER

Vakıf Eserler:

Burdur 1914’te geçirdiği büyük yer depremi ile bazı yangınlar bütün eski eserleri de silip süpürmüştür.

Esasen vakfi temsil eden belli başlı eserler de pek o kadar çok değildir.

Mütevellileri elinde harap olan Devriş Mehmet Paşa Kütüphanesi, Özgür Mahallesindeki Küçük Şeyh Medrese ve Kütüphanesi mevcutların iyilerinden sayılır.

Yalınız vakfa ait ve bazıları bugün eşhas eline geçmiş bazı hamamlar vardır ki bunların çok eski oldukları sanılıyor. Tabakhane, Eskiyeni, Balta oğlu, Hocabali, Yenice Mahallesi hamamları, Yenice Mahallesindeki taş camii vakfın bugün mevcut ve yaşayan eserleridir.

Harabeler, Kervansaraylar:

Burdur ili çevresi kadim (Pisidya) ve (Pamfilya) topraklarını kapsar. Bu yerlerde birinci çağda birçok hükümetler kurulmuştur.

Bunlardan bugün öğrenebildiğimize göre:

Belönünde, Ağlasun’da - Sağalasus

Tefenni, Yuvalak’ta - Ormelis

Tefenni’de - Temizoniyom

Tefenni, Horzum’da – Sibira (Gibira)

Bucak, Girmeyi’de - Kremna

Bucak, Anbaban’da - Komma

Sertaç, Belenli’de - Olbaza

Merkez, Bereket’te - Muatra

Yeşilova, Yarışlı’da - Tasına, Tekne il içinde belli başlı şehir yıkıklarıdır.

Bucak ilçesi çevresinde:1-İncirhan Kervansarayı, 2-Susuz Kervansarayı adında Selçuklular devrinden kalma bugün oldukça mamur iki kervansaray da vardır.

Birisi Burdur şehrinde olmak üzere insan eliyle yıkıldığından şüphe olmayan il çevresinde 8 tane de (Höyük) vardır.

Şehir İçinde Eski Eserler

Şehirde Bakibey oğullarına ait (Konak) adı verilen ve cedlerinin misafirhanesi veya idare yeri olarak tanınan eski bir bina mevcuttur.

Üçdibek mahallesi ve bu aileye nispetle ad alan Paşa Köprüsü yakınında bulunan bu konak önü açık savyantlı, üstü büyük kiremitlerle örtülü büyücek bir binadır.

Oldukça büyük üç oda ve bir de mescitten ibarettir. Mescit kısmı harap bir haldedir. Bu aileden Hüseyin Baki’ye ait olan kısmındaki kabul odasının tavanı, kapı ve dolap kapakları üzerinde eski mimari ve Türk tezhipçiliğinin kıymetli izleri yaşamaktadır. Pencereleri de alçı ile ve renkli camlarla işlenmiştir.

Bu binanın bilhassa tavanı çok kıymetli görülmektedir.

Pazar eski (Camiikebir) mahallesinde de (Taşoda) adı verilen ve Baki Beyler Konağı devrinden biraz daha kıdemli olduğu sanılan bina da kıymetli nakış ve tezhip eserleri ile süslüdür.

Yapısı kargir, üstü dam pencereleri eski sistem alçılı ve renkli camlarla süslenmiş olan bu bina, büyük bir odadan ve bu oda içerisinde küçük bir kademe ile yükseltilmiş bir küçük divandan ibarettir.

Bahçeye bakan kısımlarında müteaddit pencereleri vardır. Bu pencerelerin hepsi üzerinde birer satır manzum yazı vardır. Birisi üzerinde silinmeyip kalan yazıda şu manzum okunmaktadır. (Görünce gayri menziller kamusu döndü külhana)

Bu yazıdan bu binanın evvelce ya posta (Tatar Durağı) veya şehre gelen misafirleri konuklamaya mahsus bir yer olduğu anlaşılmaktadır.

Halk arasında Burdur’un eski beylerinden ve ailelerinden kınalı beylerinden Emin Bey’e ait olduğu hakkında bir duyultu da vardır.

 

BURDUR’DA HAYAT VE ÇALIŞMA

Burdur ili çevresi, çalışkan bir halk kütlesi ile canlı bir manzara arzeder. İl’de bütün halk işini, gücünü güder. Çiftçi, işçi, sanatkâr hepsi düzgün bir çalışmaya hayatı alıştırmış bir durumdadır.

Köylüler, yaz, kış devamlı çalışmaya kendilerini vermiş gibidirler. Köylü hayatı basit, mütevazı, kanaatkârdır. Köyde süs, şatafat pek az ve mahduttur. Kazançlarından artırabildiklerini köylüler kızlarının, gelinlerinin boyunlarına altın meskûkât olarak lira beşibir yerde ve daha küçük ziynet altınları halinde takarlar. Köylü daha ziyade varlığını toprak, mal ve hayvan olarak bulundurmak ister.

Tarlayı sürmek, harmanı kaldırmak, sürüyü gütmek, hayvanlara bakmakla köylü çalışmasını çerçevelemek mümkündür.

Köylünün arada sırada işini görmek, ihtiyaçlarını sağlamak üzere şehre gidip gelmesi de çalışma hayatının başka safhasıdır.

İlçelerde de hayat köylere yakın bir durumdadır. Buralardaki halk da daima çalışır ve çalışmakla hayatını kazanır.

Köylerimizde eski Türk misafirperverliğinin temiz ruhu hala bütün kuvvetiyle yaşar. Merkez bucaklarından Sertaç Bucağı köyleri Tefenni İlçesinin Gölhisar çevresi köyleri Türkün bu ölmez hasletini bütün samimiyet ve hususiyetle yaşatmaktadır.

İlin diğer ilçe ve köylerinde köylü konuk severliği bu derecede değildir.

Her köyde birkaç tane Köy Odası bulunan bir çok köyler mevcuttur.

Şehirde Çalışma ve Hayat

Şehir halkı da çok çalışkandır. Şehirde oturanların hemen bu yıllarda % 75’ini dokumacı ve halıcı işçiler teşkil eder. Her aile evinde çalışır atölye hayatı ve sistemi yoktur.

2800 rakamını aşan dokuma tezgâhlarının sesi her sokakta duyulur. Bu tezgâhlarda en aşağı 7–8000 kişi çalışmaktadır.

Şehirdeki halkın %15’i de çiftçilik ve bahçecilikle uğraşırlar.

Şehirde 18 Kıraathane, 6 Hamam, 6 Otel, 6 Han, l Şehir Kulübü vardır. 3 Halk Bahçesi, 2 Sinema, l Yeşil Göl Plajı halkın istirahat ve eğlencesine yardım etmektedir.

Şehir elektrikle ışıklandırılmış olduğundan her serviste halk radyo neşriyatından faydalanmaktadır. Yalınız şehirde 1946 kayıtlarına nazaran 525 tane alıcı radyo cihazı bulunmaktadır.

Halkevi temsil ve müzik kollarının zaman zaman verdikleri müsamere, konser ve temsiller ve diğer gezici temsil heyetlerinin tiyatro ve okulların muhtelif vesile ve fırsatlarla verdikleri müsamereler ve yaşattıkları sosyal toplantı ve hareketler, halkın içtimai yaşayışını özlendiren ve yaşama zevkini veren vasıtalardır.

Sinemalar da bu hususta halkın eğlencesine yardım etmektedir. Şehirde gece hayatı yoktur denebilir. Sabaha kadar açık yer yoktur. Akşam saat 21–24 aralarında genel hayat sakinleşir.

Halkın aralarında tertip ettiği toplantılarda cemiyet hayatının ayrıca özel bir safhasını teşkil eder. Eski Türk anane ve görgüsü, birbirine saygı, sevgi ve misafir etmek davet, ikram eylemek hasletleri şehirde eski hususiyetleri ile yaşamaktadır.

Şehirde giyinme ileri ve modern bir durumdadır. Erkek ve kadın muntazam giyinirler. Pazar günleri İstasyon Bulvarı, Burdur halkının çok sevdiği bir tenezzüh ve gezme yeridir.

Bu günlerde çiftçi, işçi, tüccar ve sanatkâr temiz elbiselerini giyerek buralarda gezinirler. Ayrıca Çarşamba günleri de Memleket Hastahanesi yeni giriş yolu halkın ikinci tenezzüh ve gezinme yeridir.

İstasyon Parkı, Bulvarı, Stadyum Yolu, Cumhuriyet Alanı ve etraf yolları tenezzüh ve istirahat günlerinin halk topluluğunu taşıyan yerleridir.

Halk tatil ve yaz günlerinde Yeşil Göl Plajına, Kurna Köyü ve Gravgaz Pınar başlarını da canlandırır. Bu yerler şehrin mesirelikleridir.

Burdur - Rıza ERDEM 1946