|
BURDUR
İLİNE AİT
GENEL BİLGİLER
Bilgisayarınıza
indirmek için lütfen tıklayınız...
HAZIRLAYAN
Rıza ERDEM
Burdur - 1946
Düzenleyen
Osman KOÇIBAY
Önü gümüş göldür sanki hilal,
Yere aksetmiş olmuş mavi iz.
Yok, tabiatta buna denk misal,
Dağla sarmaşmış ince bir deniz.
RIZA ERDEM
İÇİNDEKİLER
Tarihte BURDUR
Coğrafyada BURDUR
Kurtuluş Savaşında BURDUR
Cumhuriyette, Devrimde BURDUR
Yüce Atatürk BURDUR'da
Aziz Milli Şef İnönü BURDUR'da
BURDUR'da Mülki Kuruluş
" Güven ve Adalet
" Nüfus
" Milli Eğitim
" Halkevleri ve Odaları
" Tarım İşleri
" Veteriner İşleri
" Ticaret Durumu
" Mali Durum
" Bayındırlık İşleri
" Sağlık İşleri
BURDUR İlinde Köy
BURDUR'da Belediye ve İymar
BURDUR'da Eski Eserler
BURDUR'da Hayat ve Çalışma
TARİHTE BURDUR
Burdur, Anadolu Selçukluları tarafından Antalya'nın alındığı
zamanlarda takriben 1000–1050 tarihlerinde zabtolunmuş eski (Pisitya)
kasabalarından birisidir.
İlk zamanları hakkında aydın bir bilgi yoktur. Selçuk
umerasından Hamid’in Selçukiler’in bu çevresinin komutanı ve Uç
Beyi bulunduğu bir zamanda son günlerindeki zaaflarından
istifade ederek bağımsızlığını ilan etmiş, Burdur bu suretle
Hamitoğulları toprağına girmiştir.
Hamitoğullarının Kadim (FELEK ABAT) olarak anılan bugünkü
Eğirdir’i başşehir yaptıkları zamanlarda Burdur, hükümet
merkezine yakın önemli kasabalardan birisi idi.
Hamitoğullarının en büyük hükümdarı “Dündar”a ait Burdur’un l9l4
yılında uğradığı yer depreminde yıkılan eski Ulu Camii’nin
minaresi kaidesinde bulunan (700) hicri tarihli kitabede Dündar
Bey’in o yıllarda Burdur ve çevresinde (Ekmel-ül Ümera vel
Ekâbir) sıfat ve ünvanıyla hâkim olduğu ve emr ile Ulu Camii
minaresinin yapıldığı yazılı bulunmaktadır.
Yine Hamitoğullarından Mehmet zamanında da Burdur’da veya
havalisinde ceryan eden bir savaş sonu doğan muzafferiyet
üzerine beldenin tamirine buyruk verildiği yukarıdaki minare
kita- besinden 45 yıl daha küçük 745 hicri tarihli ikinci bir
kitabeden anlaşılmaktadır.
Burdur, Hamitoğullarından Kemalettin Hüseyin zamanında Hamit
Ülkesi şehirlerinden, Akşehir, Yalvaç ve Isparta ile birlikte
Osmanlı oğullarından birinci Murat’a l377 yılında (80000) altına
satılmış ve bu suretle Osmanlı toprakları içine sessiz ve
gürültüsüzce katılmıştır.
Burdur Selçuklular devrinde kaleli bir kasaba idi ve
oturanlarının çoğunu da (Ahi) denilen ve o zamanki sultanlık
teşkilatına mütenazır bir esnaf teşkilatı ve halk varlığı teşkil
eden insanların topluluğunu yaşatıyordu.
İbn-i Bibi’nin Selçuknamesinde Selçuk Prenslerinden Rüknettin
Kılıçaslan’ın kardeşinin emriyle bir müddet Burdur kalesinde
mahpus kaldığı da yazılıdır.
Yakın zamana kadar kasabanın Sinan, Konak ve Değirmenler (Eski
Divanbaba) mahallelerinde birer kale kapıları bulunduğunu
ihtiyarlar söylerler.
Arap Seyyahı (İbn-i Batuta) de kitabında Burdur’dan
bahseder.
725–735 hicri l300 miladi tarihlerinde Burdur’a uğrayan Arap
gezgini seyahat kitabında Burdur’u “Kal’ası bir cebeli şahık
zirvesinde, suları çok bir memleket olarak tasvir etmekte,
Burdur halkının kendisini konuk yapmaktan sevinç duyduğunu, bir
gün yanlarında kalıp ertesi günü Isparta(Siberte)’ya geçtiğini”
yazmaktadır.
İbn-i Batuta’nın bu uğraması da Hamitoğullarından Hüseyin
devrinde olmuştur. O devirde İbn-i Batuta Osmanlıoğlu (Orhan)’nu
Bursa Sultanı olarak ziyaret etmiştir.
Burdur evvelce şimdiki bulunduğu mevkiiden başka bir yerde
teessüs etmiş bulunuyordu. Şehir daha aşağıda evvela göl
kenarında, sonradan da (Hamam bendi) denilen yerde kurulmuş
birincisinde sinekten, ikinci yerde de selden rahat edememişler,
o zaman Alan Pazarı olarak adlandırdıkları ve haftada bir gün
Pazar kurdukları şimdiki Ulu Camii’nin olduğu yere gelerek en
son burada yurt tutmuşlardır.
İlk çağlarda Burdur Gölü kenarında (Limnorya) adıyla bulunduğu
Hayat Ansiklopedisi’nde yazılıdır.
Göl kenarında böyle bir şehir yıkıntısına tesadüf edilmiyor.
Yalnız İstasyon yakınında “Höyük” denilen ve sonradan insan
eliyle yığıldığına şüphe olmayan yapma tepecik kenarında
demiryolu inşaatı sıralarında bazı binaların temel ve
duvarlarına tesadüf olunmuştur.
Burdur’un adı halk arasında “Buldur”dur. Osmanlı Devletinde
“Burdur” adıyla geçmiştir.
İbn-i Batuta da kitabında kasabanın adını arapça usulle
harakeliyerek “Birdir” şeklinde yazmaktadır. Bu adın eski
“Polydorion”dan bozularak “Buldur” haline gelmiş olduğu da
sanılmakla beraber yine Rumca “Burada dur” anlamına gelen
“Ezostas” kelimesinden ve “Burada dur”dan bazı harfleri atarak
“Burdur” şekline gelmiş olması ihtimali vardır.
Şimdiki Burdur’un merhum Maarif Vekili Mustafa Necati’nin Burdur
Fahri hemşeriliği dolayısıyla “Necati” adı verilen eski Manastır
Mahallesi’nin bulunduğu yerde bir hıristiyan kilisesi
bulunduğundan dolayı burası “Manastır” adıyla anılır idi. Bazı
yerlerde de şehir yıkıklarına bu ad verilir.
Burdur’un zaptında buraya gelen Selçuk uçlarından birisinin
buranın adını sorarak Yunan mitolojisinde adı geçen ilahlardan
“Aşil”in Burdur Gölü kenarında hafiften işittiği “Ezostas”
sesiyle adlanmış Burdur’un ilk Selçuk diline türkçe tercümesiyle
ve iki sesli harf atarak geçmiş olması da hatıra gelmektedir.
Burdur bir aralık nahiye iken “Tirkemiş” olarak da ad almıştır.
Ad üzerinde esaslı bir sonuca varmak adı bir manaya bağlamak
mümkün olamıyor.
COĞRAFYA’DA BURDUR
Burdur ili Anadolu’nun güneybatı kısmında; Isparta, Antalya,
Muğla, Denizli illeri ile sınırlanmış, 37,38 enlem kuzey ve
29,3l boylam daireleri arasında göller çerçevesinde ve Akdeniz
geçit bölgesindedir.
Antalya iline ait arazisi doğu güneyini, Muğla’ya ait arazisi
güney batısını, Denizli iline ait arazisine batısını, Isparta
iline ait topraklar da kuzeyini kaplar.
Bu
sınırlar içinde ilin kapladığı toprakların yeryüzü ölçüsü 7835
kilometrekaredir.
İl
merkezinin kuzeyinde Isparta ilinin Söğüt ve İlyas dağları
Burdur Gölü’nün tabii ve zarif fonunu teşkil eder. Bu dağlar,
sık ormanlarıyla şehrin kuzey manzarasını canlandırmakta ve
Burdur gölüne düşen iniş düzeyleriyle göle akan koyu yeşil orman
dalgaları nalinde merkez ilçesinin kuzey görünüşünü süsler.
İl
İçindeki Dağlar:
Güney Anadolu’ya dal salmış Toros iltivalarının kollarıdır.
Antalya sınırında Kestel, Isparta hududunda Akdağ, Denizli ili
sınırında Eşeler, Muğla sınırında da Maşta Tepsili dağları ilin
tabii çerçevesi, belli başlı yüksek iskeletleridir. Bu dağlar,
l500–2400 metre yükseklikler arasında boy alırlar.
İlin içinde de Beşparmak (Gıravgaz), Karadağ, Bozdağ (Kemer
Dağı), Soğanlı dağları sayılı yüksekliklerdir.
Bu
dağların vücude getirdiği dalga ve teşkil eylediği vadilerle
Burdur ili arızalı bir yayla halindedir.
Sular:
Merkez ilçesinde:
l.
Burdur Çayı
2.
Askeriye Çayı
3.
Gıravgaz Çayı
4.
Arvallı Çayı
5.
Başköy Çayı
6.
Alakır (Aren) Çayı daimi akar halde bulunan çaylardır. Başköy
suyu Aksu’ya, Arvallı Kestel Gölü’ne, diğerleri de Burdur
Gölü’ne sularını taşırlar.
Tefenni ilçesinde:
l.
Alakır Çayı
2.
Acıl Çayı
3.
Dalaman Çayı
Yeşilova İlçesinde:
l.
Gebrem Çayı
2.
Değirmen Köyü Çayı vardır.
Bucak ilçesinde:
l.
Kestel Suyu
2.
Zivint Suyu
3.
Arvallı Suyu bulunmaktadır.
İl
İçindeki Göller:
Burdur ili içinde büyük küçük l2 tane göl bulunmaktadır. Bunlar;
l. Burdur Gölü
2. Karevli Gölü
3. Kestel Gölü
4. Ambahan Gölü
5. Yarışlı Gölü
6. Gençali Gölü
7. Salda Gölü
8. Pınarbaşı Gölü
9. Karataş Gölü
l0. Söğüt Gölü
ll. Gölhisar Gölü
l2. Çorak Gölleridir.
Bir de yazın kuruyup kışın dolan “Mamak Gölü” vardır Bunlardan
Pınarbaşı ve Gençali gölleri kısmen kurutulmuş haldedirler.
Bunlardan elde edilen arazi yakın köylere dağıtılmak üzeredir.
Madenler:
İl
çevresinde bol miktarda Linyit maden kömürü, krom ve petrol
madenleri bulunmaktadır. Birkaç yerde de kükürtlü maden içme
suları vardır.
İklim:
İlin deniz yüzünden toprak seviyesi 800 ile 2400 metre
yükseklikte tehalüf eder.
İl
merkezi Burdur’un rakımı 945’dir. Bu rakımlarıa göre sıcaklık ve
soğukluk yer yer değişir.
Güneyde Antalya ilini çerçeveleyen büyük dağlarla tamamen
Akdeniz’den ayrılmış bulunan Burdur ilinde yayla iklimi hüküm
sürer. İlin birçok yerleri ilkbaharı az yaşar. Bahardan hemen
yaza geçer. Sonbahar umumiyetle ilin her yerinde uzun sürer.
Kışlar oldukça şiddetlidir. Kar bazan aylarca toprak üstünde
kalır.
İlde vasati sıcaklar:
Vasati Azami Asgari
Senelik sıcaklık l2-l3 derece 35-37
derece l0-l2 derece
Rutubet; Mutlak rutubet vasati 6–7, nisbi rutubet vasati 60-6l,
nisbi rutubet asgari l2-l8’dir.
Yağış; 400–500 mm’dir.
Rüzgârlar:
Fazlaca güneyden eser ve kaba yel diye adlanan lodostur.
Kuzeyden poyraz eser. Aydın Yeli denilen doğu rüzgârı pek
az esmekle beraber çiftçinin korktuğu tehlikeli bir rüzgârdır.
Mahsulâta zarar verir.
KURTULUŞ SAVAŞINDA BURDUR
Birinci Dünya Umumi Savaşı sonundaki yenilme üzerine Osmanlı
İmparatorluğu’nun yıkıldığı günlerde Burdur’un başında Darbaz
oğlu Vasfi adında Ispartalı, Sultanlığa bağlı bir zat Mutasarrıf
olarak bulunmakta idi.
İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini takip eden günler içinde
Burdur’daki milli heyecan ve kıvranmaya engel olmaya çalışan bu
şahsiyetin bu tavrı Burdurlular ve o zaman Burdur’da bulunan
askeri komutanlar hoş bulmamışlar, nihayet bir gün vazifesinden
uzaklaştırmak zorunda kalmışlardı.
O
tarihte Burdur’da bulunan Piyade Alay Komutanı Albay Cevdet bir
darbe ile darbazı görevinden uzaklaştırarak Isparta’ya
sevkedilmiş, mutasarrıflık bir müddet vekâletle daire müdürleri
tarafından idare edildikten sonra Ali Ulvi adında bir zatın
Burdur’a tayin edilmesiyle Burdur hemen l9l5 yılı Temmuz
ve Ağustos ayları içinde milli savaş hamlesine katılmıştır.
İzmir’in işgalini haber alan Burdur, işgali takip eden l5 gün
içinde esasen bu yurt duygusu ile harekete geçmiş, Denizli’den
aldığı bir haber üzerine Çiloğlu Fahrettin ve Bedir oğlu Necib’i
Denizli ve Sarayköy’e yollayarak durumu tetkik ettirmiş, o
günlerde Sarayköy’de Yunanlıları Menderes’ten ileri geçirmemek
üzere tedbir alan Emin Aslan ve sair vatanperverlerle anlaşarak
işbirliği kurmuştu. Bu temaslar sıklaştırılmış, Demirci Mehmet
Efe’nin Aydın ve (bu arada 4 sayfa eksik)
CUMHURİYETTE VE DEVRİMDE BURDUR
Cumhuriyet, Burdur’u çok bakımsız ve perişan bir halde ele aldı.
19l4 yılında geçirdiği şiddetli bir yer depremi ile yarısından
fazlası yıkılan şehir o yıllarda yaptırdığı bir plan ile imara
götürülmek istenmiş ise de harp yıllarının her bakımdan
yoksuzluğu kalkınmasına imkân vermemiş, cumhuriyete harap ve
zavallı bir durumla kavuşmuştur.
1924’te çarşısı büyük bir yangın geçirdi. Belediye mamur kanunu
tatbik edilerek bugünkü mamur çarşı bu yangında doğdu.
Yeni Belediye Kanunu’nun neşrine kadar eski şekildeki
Belediyecilikle Burdur’da bir şey yapılamamış, l930 yılından
itibaren programlı çalışma düşüncesi yer bulmuştur.
1934 yılında Vali Hazım’ın ölümünü müteakip Burdur’a vali gelen
Saip Okay, Burdur’un belediyecilik ve imar hususundaki düşünce
ve gayretlerini verdiği şuurlu doğrultu ile hızlandırarak
belediyeye dört yıllık bir çalışma programı düzenletmiş, o zaman
Belediye Başkanı olan Rıza Erdem ile işbirliği yaparak;
1.
Cumhuriyet Alanı
2.
İstasyon Bulvarı
3.
Hastahane ve Ortaokul Yolu
4.
İtfaiye
5.
Elektrik
6.
Kanalizasyon işleri
7.
Bağ ve bahçeler için suları kanalları açılma işi
8.
Yeşil göl plajı
9.
Halkevinin ikmali
10. Hükümet ve çocuk parkanın tanzim
11. Memleket Hastahanesinin yapılması
12. Cumhuriyet ve Gazi Caddelerinin tanzimi ve ağaçlama işleri
gibi belli başlı önemli bayındırlık iş ve eserlerinin
birçoklarının fikir ve bazılarının iş alanına girmesine ve
tahakkukuna imkân vermiştir.
Burdur ilinde ancak 8 ay kadar kaldıktan sonra ayrılan Saip Okay,
verdiği şehircilik fikir, görüş ve direktifleri ve gösterdiği
yollarla Burdur’da belediyeciliği, programlı çalışmayı tesis
eylemiştir.
Dört yıla varmadan yukarıda sayılan iş ve eserler tamamen ikmal
edilmiş, açılan yollarda birçok arsa ve binalar istimlâk
edilerek şehir planı tatbik olunmuştur.
Bu
dört yıl içinde Burdur’da fikri uyanıklık ta bütün hızı ile
yürümüş, bayanlar bu dönemde peçe ve çarşaflarını bırakarak
yeni, temiz ve sari giyimleri benimsemişler, evlerdeki iptidai
köhne kafesler, kahvehanelerden oyun kağıtları kaldırılmış,
Burdur halkı modern, sıhhi yaşama çalışma hayatına
kavuşturulmuştur.
Şehrin ve İstasyon Bulvarı’nın ağaçlanması, parkların tanzimi,
hükümet ve istasyon parklarının halka açılması da bu yıllar
içinde olmuştur.
928 – 934 yılları arısanda Burdur’da valilik etmiş olan merhum
Hazım Burdur’da hakçılığın temelini atan, beylik ve tegallübü
sona erdirerek memleket gençliğine kıymet ve mevkiini almasına
yardım eden değerli bir validir.
Köylerde yatılı ve diğer okullar çalışmaları da bu zatın
zamamında kuvvetli bir hız almış, ilin bir çok köylerinde birer
abide gibi yükselen bir çok okulların temelleri bu çalışkan vali
gününde atılmıştır.
Askeriye, Hacılar ve buna benzer diğer okullar bu yıllarda
yükselmiştir.
935 – 939 yıllarında vali olan Abdülhak Savaş’ın zamanında da
Saip Okay gününde başlamış eserlerin ikmali ile uğraşılmış, ilin
ilçeleriyle olan yolları, Tefenni, Yeşilova Hükümet Konakları,
yollardaki devamlı onarma teşkilleride bu yıllarda yer almıştır.
Burdur, demiryoluna da l936 yılında kavuştu. 1 Ekim l936 Pazar
günü, Burdur ufkunda işlemeye açılan demiryolunun düdüğü tatlı
bir musiki gibi çınladı.
Burdur - Tefenni, Tefenni - Yeşilova, Burdur - Antalya, Burdur -
Isparta yollarının tamamlanması ve önemli köprülerin
betonlaşması da cumhuriyetin feyzi ve çalışması eseridir.
Cumhuriyet Valilerinden Sadri Aka ve onu takip eden Haluk Pepeyi
zamamında da bir hayli işler görülmüştür. 942 – 946 yılları
içinde Vali Haluk Pepeyi’nin teşebbüsü ile Burdur’da kurulan
“Burdur’u Güzelleştirme ve Tanıtma Derneği” Burdur’un yardım
sever çocuklarının ellerinde feyizli ve verimli iş ve eserler
bıraktı.
Ortaokul, Vali Evi, Gazi ve Cumhuriyet Caddelerinin
parkelenmesi, Memleket Hastahanesinin noksanlarının ikmali, Asri
Mezarlığın tesis ve kısmen düzenlenmesi, şehrin hali hazır
harita ve imar planlarının ihalesi, bir çok sokakların
kaldırımlanması ve Haluk Pepeyi’yi takiben gelen Kamran Cuhruk,
Nuri Atay zamanlarında da Göl Köşkü’nün başlanması, Antalya
çıkış varyant yolunun açılması, elektrik işinin belediyeden
alınarak vücude getirilen Bir Türk Anonim Şirketi eline
verilmesi ve bugünkü iyi durumu güzelleştirmenin, onu yürüten
yurt çocukları ve nazımlık eden kıymetli valilerin cumhuriyette
Burdur’a bıraktıkları değerli işlerdir.
Son yıl içinde de şehrin pek gayri sıhhi olan içme suyu işi ele
alınmış ve uzun yıllardır başarılamayan bu önemli iş bir Türk Su
Anonim Şirketine verilmek suretiyle tahakkuk ettirilmek, şehrin
temiz, tazyikli bir içme suyuna kavuşturulmak hamlesi
yapılmıştır.
Yapılan ciddi teşebbüslerle Burdur şehrini yaz aylarında korkunç
selleriyle tehdit edip bazı yıllar bir çok can ve mal telefine
sebep olan Burdur Çayı’nın devlet eli ile onarılması ve yolunun
düzenlenmesi Bayındırlık Bakanlığı’nca ele aldırılmış, göl
yolunun ikmali, Bucak ilçesinin Antalya yolu üzerindeki
kahveler, Bucak iltisak kısmının kavuşturulması, bilhassa bütün
il köylerinde Büyük İnönü’nün eline aldığı Milli Eğitim, okul
davasının içten bir inan ve heyecanla ele alınarak yüzlerce
irfan ve sağlık yurtlarının temellerinin atılıp çatılarının
tamamlanması, Hüsnü Bayer Okulu’nun ikmali, 78 halk odasının
köylerde açılıp köylünün istifadesine arzolunması, Burdur
Halkevinin sıhhi duruma getirilmesi, Cumhuriyet Caddesinin
Antalya Yolu’na parke ile bağlanması işleri son yılın saymaya ve
Burdur ili halkı gönlünde saygıya değer iş ve başarı
eserleridir.
YÜCE ATATÜRK BURDUR’DA
Aziz, Yüce ATATÜRK 9 Mart l930 yılında Antalya’ya geçerken
Burdur’u şereflendirdi.
O
gün Çatal Çeşme mevkiinde büyük sevgi ile karşılanmış,
Antalya’ya geçmişler, dönüşlerinde bir gün Burdur’da istirahat
buyurmuşlardır.
Beraberlerinde Prof.Afet İnan, Antalya, Burdur ve Isparta
Milletvekilleri ve sevdikleri bazı zevat vardı.
O
zaman demiryolu olmadığından otomobille ve candan sevgi ve saygı
tezahürleriyle Burdur’dan uğurlanmışlardır.
MİLLİ ŞEF ULU CUMHURBAŞKANIMIZ BURDUR’DA
Burdur’un özel tarihinde çok şerefli bir gün, 4 Şubat l944,
Milli Şef Burdur’un aynı zamanda demiryoluna kavuşma vaadini
Büyük İnönü’den aldığı gündür.
Milli Şef’imiz Burdur’a teşriflerini müteakip derhal Topçu
Alayı’ndan getirttiği bir ata binerek şehri baştan başa gezdiler
ve Burdur’un her yönünü yakından gördüler.
Birkaç yıl evvel yapısına başlanmış, fakat parasızlıktan ikmal
edilememiş Türk Ocağı (şimdiki Halkevi) binasının tamamlanması
için 3000 lira yardımda bulunmuşlar, bu kıymetli ilgi ile bu
kutsal çatı bir yıl sonra ikmal edilerek kısa bir zaman içinde
halkevi Burdur gençliğinin milli mabedi haline gelivermiştir.
Teşrifleri günü akşamı, onurlarına verilen ziyafette büyük şefin
seyahat arkadaşlarıyla birlikte Burdur Milletvekili Merhum
Mustafa Şeref, Isparta Mebusu Merhum Hafız Bey, Antalya
Milletvekilleri Rasıh Kaplan ve seçkin davetliler
bulunuyorlardı.
Antalya Milletvekili Dr. Cemal Tunca, Burdur - Isparta
arasındaki samimi rekabeti kamçılamak maksadıyla, Büyük
İnönü’ye:
-
Paşam, Burdur’u çok sevdiğinizi görüyoruz, yüksek alaka
gösterdiniz. Halbuki dağında ağacı, gölünde balığı olmayan bir
memleket...
Daha Cemal Tunca sözünü bitirmeden Büyük Şef,
-
Fakat çok zeki insanları var değil mi Şeref bey, diye Burdur
Milletvekiline iltifat buyurmuşlar, Şeref Bey de:
-
Paşam, tabiat bu yerde bütün varlığını insanlarına vermiş te
gölüne, dağına bir şey artmamış, sözüyle mukabele etmiş ve bu
yerinde buluş Paşa’nın pek hoşuna gitmişti.
Milli Şef’imizin Burdur sevgisini sembolleştiren Mustafa
Şeref’in bu espirisi, Burdur’un ve Burdurlu’ların dillerinde ve
gönüllerinde tatlı bir hatıra olarak kaldı.
Büyük Başbakan’ın kıymetli varlığını çevremizde sevgi ve
saygıyla yaşatan, eşşis bir anma vesilesi oldu. Bu sevgi
tezahürü aşağıdaki kısa nazm ile Burdur’un şeref tarihine
girmiştir.
BURDUR
Bu
bir şehir ki sanırsın bahtsız,
Sakın inanma, hiç öyle değil,
Gölü balıksız, dağı ağaçsız,
Ne
içinmiş bak, bu hikmeti bil.
Tabiat bu yerde hep kudretini,
Vermiş de bütün insanlarına,
Anladın değil mi, hikmetini?
Artmamış hiç gölüne, dağına....
Rıza Erdem
Akşam yemeği sıralarında Vali evi önünde Büyük Başbakanı
selamlamak, onun nurlu yüzünü görmek üzere büyük bir fener alayı
yaparak toplanan halk, onun ta kapı önündeki sahanlığa kadar
gelmek suretiyle gösterdiği asil tevazu ve eşsiz büyük halk
sevgisiyle karşılaşınca bir tufan gibi coşan sevgisiyle onu
alkışladı ve gözleriyle kucakladı.
Gazi Başöğretmeni Rıza Erdem, halkın bu içten kopan çoşkun
hissiyatına tercüman olarak büyük Garp Cephesi Komutanı’na
Burdur’un tanzim ve bağlılık duygularını sundu.
Sözleri arasında, Burdur’un candan dileği demiryoluna kavuşmak
isteğini de temas ederek o yıl içinde Büyük Millet Meclisi’nde
yapılması bir kanun ile kabul edilen Afyon – Burdur - Antalya
demiryolunun Burdur’dan geçirileceği vaadini büyük Başvekilin
ağzından duymak, bu tebşiri, bu sevinçli haberi işitmek
bahtiyarlığının da Burdurlu’lara bağışlanmasını yalvardı.
Büyük Lozan Fatihi’nin hoşuna giden bu sürpriz, kıymetli
iltifatlarıyla ve pek kısa bir süre içinde tahakkuk eden yüksek
vaadleriyle karşılandı.
Halk, bu büyük vaadi ve elde edilen varlığın sevinciyle müstesna
bir heyecan ve mutluluk içinde sabaha kadar bayram etti.
......................
25
Nisan l943
Büyük İnönü, Cumhurbaşkanımız olarak ikinci defa nurlu yüzünü
Burdur’a göstermiş, Burdurlu’ları eşsiz varlığını selamlamak
mutluluğuna kavuşmuştur.
Antalya gezisi dolayısıyla yaptıkları bu kısa ziyaretlerinde
Burdur İstasyonunda, büyük vaadin çelik eseri özel vagonlarında
içten bir sevgi, saygı ve şükran duygularıyla karşılandılar.
Büyük Cumhurbaşkanı, trenden iner inmez yaya yürümeyi tercih
buyurarak kısa İstasyon Bulvarı’nda yürüyerek ve etrafını
sevgiyle çerçeveleyen tazimkâr Burdurlu’ların arasında
selamlanarak Halkevine kadar teşrif buyurmuşlar, Hükümet
Konağı’nı, Memleket Hastahanesi’ni Ortaokulu ve pansiyonunu
gezmişlerdir.
Akşam hususi vagonlarında istirahat buyurdular. Sabahleyin
Antalya’ya hareketle avdetlerinde Burdur İstasyonunda kısa bir
istirahatten sonra büyük sevgi ve saygı açıklamaları içinde
uğurlanmışlardır.
Büyük Cumhurbaşkanı, bu Antalya dönüşündeki istasyon
toplantısında, Antalya’yı beğendiklerini Burdur - Antalya
arasının yakın istikbalde çok hareketli bir çevre olacağını,
harp sonu büyük çalışmaların milletimizi beklediğini, Türk ulusu
için mesut günlerin doğacağını ve çok kutlu günler
yaşayacağımızı müjdelemişler, etrafını halkalayan okulluları,
öğretmenleri ve halkı bu kıymetli sözleriyle duygulandırarak
ayrılmışlardır.
MÜLKİ KURULUŞ
Burdur, 1255 – 1839 yılına kadar Isparta İlçesine bağlı bir
bucak olarak ve voyvoda adı verilen Bucak Müdürleriyle idare
edile gelmiştir.
1839 yılında halk ile idare edenler arasında vukubulan bir
anlaşamamazlıktan doğan ve (Fetaret) adı verilen olaydan sonra
ilçe haline getirilmiş ve o tarihte Liva olan Isparta’ya
bağlanmıştır.
1289 – 1887 yılında mutasarrıflık oldu. Liva oluşu Burdur’un
başlı başına teşebbüsü ile olmuştur.
Zirai, ticari, nüfus varlığı durumu ve kısa bir süre içinde
sür’atli inkişafı bakımından Isparta Liva’sının bir ilçesi
halinde kalmayı kendisine, varlığına uygun bulmayan Burdur
evvela bağlı bulunduğu Konya Vilayetine ve bilahare de
İstanbul’a Bab-ı Ali’ye yolladığı bir heyet ile mutasarrıflık
teşkilatına kavuşturulması dileğinde bulunmuş, o yıl yeni bir
liva teşkilatı için bütçede ödenek olmadığından yapılamayacağı
cevabı alınınca, heyet, tekrar Sadrazam’a başvurarak tayin
edilecek mutasarrıfın tahsisatı bütçeye konuluncaya kadar
Burdur’un bu parayı vereceğini temin etmeleri üzerine
müracaatları kabul edilerek derhal bir mutasarrıf tayin edilmiş,
heyet de mutasarrıfla birlikte Burdur’a dönmüştür. Burdur’un
Isparta’dan ayrılışı ile livalığa terfii de böyle fedakârlıkla
ve o zamanın zenginlerinden olan Saden oğlu İsmail Ağa’nın yakın
ilgi ve fedakârlığı mümkün olmuştur.
İlk mutasarrıflık olduğu yıl Tefenni ve Acıpayam ilçeleri de
Burdur’a verilmiştir.
1889 yılında Acıpayam Burdur’dan ayrılarak Denizli iline
verilmekle uzun yıllar Burdur yalnız Tefenni ilçesiyle tek
ilçeli olarak kalmıştır.
1936 – 1920 yılınde bağımsız mutasarrıflık, 1338–1922 yılında da
bütün livalarla birlikte il haline getirilmiştir.
1926 yılında Antalya ilinden bir iki bucak Bucak Nahiyesi ilçe
haline getirildi. Bucak Nahiyesinin ilçe haline gelmesi
Burdur’un o yıl içinde geçirdiği ilçe olmak tehlikesi
sıralarında olmuştur ki, o zaman Vali bulunan Celal’in
başkanlığında Belediye Başkanı Fahrettin Çiloğlu, Reşit Baki,
Şevki Nayipoğlu, Süleyman Kazancıoğlu, Ahmet Yahyaoğlu, Rıza
Erdem ve mebus Hüseyin Baki’den müteşekkil ve o zamanki
teşekkülleri temsilen giden gazi tazimat heyetinin teşebbüsü,
hem Burdur’u yeni bir ilçe ile kuvvetlendirmiştir.
Bu
heyet bu münasebetle o zaman Dâhiliye Vekili bulunan Cemil
Uybadın, Maarif Vekili Necati, Bayındırlık Vekili Recep Peker ve
Dr. Cevdet Akın’ı da Burdur’un fahri hemşehrisi olarak
bulunmaları muvafakatını sağlamış, bu kıymetli zevatı Burdur’un
fahri hemşerisi ve yakın müzahiri yapmıştır.
1936 yılında da Denizli ilinden münasebeti itibariyle Pehlivan
Yurdu Satırlar Bucağı alınarak “Yeşilova” adlı bir ilçe daha ile
eklenmiştir.
Halen Tefenni, Yeşilova, Bucak adlarıyla üç ilçesi, merkeze
bağlı Sertaç, Çeltikçi, Tefenni’ye bağlı Karamanlı, Çavdır,
Armutlu, Bucak ilçesine bağlı Melli, Kızılkaya, 7 bucağı Belönü
ve Karamanlı’da iki belediyeli kasabası ve 203 köyü vardır.
Bu
köylerden 176’sında köy kanunu yürümektedir. Diğerleri küçük
olduklarından köy kanunu tatbik edilmez. Bunlardan bazılarında
köy kanunun tatbik edileceği maddeler belirtilmiştir.
Köy sayısı itibariyle:
|
|
Köy Sayısı |
|
Burdur Merkez İlçe |
33 |
|
Burdur Merkez Sertaç Bucağı |
15 |
|
Burdur Merkez Çeltikçi Bucağı
|
20 |
|
Tefenni İlçesi |
54 |
|
Yeşilova İlçesi |
50 |
|
Bucak İlçesi |
38 |
|
TOPLAM |
210 |
İLDE GÜVEN VE ADALET
İl
çevresinde derin bir sükûn ve güven hâkimdir. Hırsızlık olayları
enderdir. Halk canından, malından geniş bir içinde güvenlidir.
Öldürme vakaları az görülür. Burdur Mürettep Ağır Ceza
Mahkemesi, bütün il çevresinde yılda ortalama 100–110 ağır ceza
işleriyle uğraşır.
Ceza evinde il çevresinden ve etrafından toplanan mahkûmlar
sayısı 150–200 arasında değişmektedir.
Burdur Cezaevi kıymetli bir terbiye ve sanat ocağı haline
getirilmek amacıyla çalışılmaktadır.
Mahkûmlara okuyup yazma öğretilmekle beraber marangozluk,
dokumacılık, halıcılık gibi sanatlarda gösterilmekte bu suretle
buradan çıkanların iyi ahlakla beraber sanat sahibi olmaları
amacı da güdülmektedir.
Ceza evinde halen 22 tane dokuma tezgâhı çalışmakta ve mahkûmlar
bu yüzden bir hayli para kazanmaktadırlar.
İl
çevresi emniyeti, dışarda Jandarma Alay Komutanlığı’nın ve
şehirde Emniyet Müdürlüğü’nün kadrosuyla devamlı bir ilgi ile
güdülür.
Jandarma Teşkilatının 60'lık santral telefonu il içinde telefon
görüşmelerini kısmen sağlamaktadır.
İl, ilçe, bucaklar ve mevcut köylerin beşte birinde telefon
tesisleri bulunmaktadır.
BURDUR İLİNDE NÜFUS
Burdur ili, 1945 yılı 21 Ekiminde yapılan genel nüfus sayımında;
65446 Kadın
60792 Erkek
126138 Toplam insan olarak tespit edilmiştir.
ŞEHİRDE VE İLÇE, BUCAKLARDAKİ İNSAN SAYISI:
|
|
Kadın |
Erkek |
Toplam |
|
BURDUR |
|
Burdur Şehri |
7775 |
6687 |
14462 |
|
Merkez Köyler |
7937 |
7283 |
15220 |
|
Çetikçi |
6886 |
6332 |
13218 |
|
Sertaç |
3720 |
3332 |
7452 |
|
TEFENNİ İLÇESİ |
|
|
|
|
Tefenni Merkez |
1222 |
1106 |
2328 |
|
Tefenni Köyleri ile |
11410 |
10640 |
22045 |
|
YEŞİLOVA İLÇESİ |
|
|
|
|
Yeşilova Merkez |
479 |
472 |
941 |
|
Yeşilova Köyleri ile |
11410 |
10640 |
22050 |
|
BUCAK İLÇESİ |
|
|
|
|
Bucak Merkez |
2375 |
2427 |
4802 |
|
Bucak Köyleri ile |
10963 |
10598 |
21561 |
ŞEHİR MAHALLELERİ NÜFUSU:
|
|
Kadın |
Erkek |
Toplam |
|
Özgür Mahallesi |
543 |
368 |
911 |
|
İnönü Mahallesi |
276 |
173 |
449 |
|
Pazar Mahallesi |
494 |
373 |
867 |
|
Cemil Mahallesi |
667 |
532 |
1199 |
|
Yenice Mahallesi |
758 |
621 |
1379 |
|
Konak Mahallesi |
707 |
300 |
907 |
|
Tepe Mahallesi |
374 |
221 |
595 |
|
Sinan Mahallesi |
373 |
303 |
676 |
|
Karasenir Mahallesi |
539 |
384 |
923 |
|
Değirmenler Mahallesi |
678 |
500 |
1178 |
|
Burç Mahallesi |
350 |
269 |
619 |
|
Dere Mahallesi |
309 |
156 |
465 |
|
Üçdibek Mahallesi |
632 |
452 |
1084 |
|
Necati Mahallesi |
323 |
257 |
580 |
|
Sakarya Mahallesi |
212 |
158 |
370 |
|
Recep Mahallesi |
301 |
252 |
553 |
|
Çeşmedamı Mahallesi |
400 |
342 |
742 |
|
Akın Mahallesi |
451 |
300 |
751 |
|
Kuyu Mahallesi |
345 |
302 |
650 |
|
Zafer Mahallesi |
356 |
240 |
596 |
|
TOPLAM |
8992 |
6503 |
15495 |
ALFABE SIRASIYLA MERKEZ İLÇESİ, KÖYLERİ VE NÜFUSLARI:
|
Köy Adı |
Kadın |
Erkek |
Toplam |
Hane Sayısı |
|
Akyaka |
234 |
239 |
483 |
90 |
|
Askeriye |
620 |
633 |
1253 |
253 |
|
Bayındır |
178 |
216 |
394 |
62 |
|
Bereket |
125 |
122 |
247 |
35 |
|
Boğaziçi |
109 |
99 |
208 |
43 |
|
Büğdüz |
565 |
600 |
1165 |
204 |
|
Cinbilli |
146 |
183 |
329 |
40 |
|
Çendik |
99 |
129 |
228 |
46 |
|
Çine |
129 |
136 |
265 |
48 |
|
Çerçin |
613 |
619 |
1232 |
201 |
|
Geresin |
335 |
359 |
694 |
120 |
|
Gıravgaz |
529 |
535 |
1064 |
297 |
|
Gölde |
62 |
84 |
146 |
33 |
|
Hacılar |
286 |
305 |
591 |
97 |
|
İnar |
213 |
329 |
542 |
85 |
|
Karaçal |
145 |
134 |
279 |
40 |
|
Karakent |
86 |
96 |
182 |
39 |
|
K.viran (Karacaören) |
137 |
132 |
269 |
45 |
|
Kışla |
414 |
423 |
837 |
177 |
|
Kurna |
260 |
250 |
570 |
94 |
|
Kuruçay |
95 |
95 |
190 |
36 |
|
Lengüme |
249 |
232 |
481 |
89 |
|
Mandırna |
123 |
140 |
263 |
51 |
|
Marmara |
142 |
151 |
293 |
36 |
|
Sala |
631 |
633 |
1264 |
248 |
|
Sarıova |
51 |
50 |
101 |
13 |
|
Sorkun |
16 |
21 |
37 |
6 |
|
Suludere |
151 |
152 |
303 |
17 |
|
Soğanlı |
117 |
116 |
233 |
29 |
|
Taşkapı |
197 |
227 |
424 |
43 |
|
Yassıgüme |
313 |
322 |
635 |
153 |
|
Yarıköy |
353 |
350 |
703 |
116 |
|
Yazıköy |
339 |
339 |
678 |
153 |
|
TOPLAM |
8602 |
8461 |
16523 |
3044 |
ÇELTİKÇİ BUCAĞI KÖYLERİ:
|
Köy Adı |
Kadın |
Erkek |
Toplam |
Hane Sayısı |
|
Çeltikçi |
600 |
637 |
1237 |
251 |
|
Belönü |
1448 |
1454 |
2902 |
549 |
|
Aksu |
61 |
45 |
106 |
9 |
|
Arvallı |
718 |
773 |
1551 |
269 |
|
Aşağı Sülemiş |
230 |
200 |
430 |
56 |
|
Başköy |
616 |
615 |
1231 |
241 |
|
Beşkavak |
56 |
52 |
108 |
21 |
|
Çebiş |
323 |
306 |
631 |
137 |
|
Karaevli |
3 |
3 |
6 |
4 |
|
Dere |
122 |
103 |
225 |
34 |
|
Halebî |
183 |
161 |
344 |
46 |
|
Hisar |
447 |
466 |
913 |
82 |
|
Kapaklı |
125 |
126 |
251 |
33 |
|
Kayış |
300 |
285 |
583 |
103 |
|
Kuzköy |
377 |
335 |
712 |
139 |
|
Mamak |
585 |
623 |
1209 |
228 |
|
Ovacık |
35 |
34 |
70 |
12 |
|
Tekke |
121 |
134 |
255 |
33 |
|
Yazır |
246 |
241 |
487 |
82 |
|
Yukarı Sülemiş |
127 |
125 |
252 |
45 |
|
Yumrutaş |
318 |
285 |
603 |
104 |
|
TOPLAM |
7406 |
6961 |
14006 |
2478 |
SERTAÇ
BUCAĞI KÖYLERİ NÜFUS VE EV SAYISI:
|
Köy Adı |
Kadın |
Erkek |
Toplam |
Hane Sayısı |
|
Böbekler |
648 |
781 |
1429 |
246 |
|
Akçaveran |
144 |
185 |
329 |
63 |
|
Akveran |
199 |
175 |
374 |
85 |
|
Aziziye |
401 |
446 |
847 |
147 |
|
Belenli |
349 |
344 |
693 |
121 |
|
Pınarbaşı |
34 |
48 |
82 |
21 |
|
Bozlar |
170 |
191 |
361 |
39 |
|
Yakalar |
148 |
154 |
302 |
69 |
|
Elmacık |
260 |
300 |
560 |
101 |
|
Eşenli |
32 |
34 |
66 |
18 |
|
İğdeli |
118 |
132 |
250 |
36 |
|
Kılavuzlar |
218 |
239 |
457 |
82 |
|
Karataş |
18 |
19 |
37 |
7 |
|
Kozluca |
842 |
823 |
1667 |
287 |
|
Yenice |
36 |
80 |
86 |
19 |
|
Kayı |
188 |
183 |
371 |
63 |
|
TOPLAM |
3806 |
4106 |
7912 |
1424 |
BURDUR MERKEZİ VE BUCAKLAR İTİBARİYLE NÜFUS VE EV SAYISI İCMALİ:
|
Şehir ve Köyler |
Kadın |
Erkek |
Toplam |
Hane Sayısı |
|
Burdur Ş. Mahallat |
8992 |
6503 |
15495 |
3938 |
|
Burdur Köyleri |
8062 |
8461 |
16523 |
3044 |
|
Sertaç Bucağı |
3806 |
4106 |
7912 |
1424 |
|
Çeltikçi Bucağı |
7045 |
6961 |
14006 |
2478 |
|
TOPLAM |
27905 |
26031 |
53936 |
10884 |
Bu
sayılar nüfus kayıtlarına göredir.
İL
NÜFUSU ÜZERİNDE GENEL BİLGİLER
1940 yılında yapılan üçüncü genel nüfus sayımına nazaran il
içindeki nüfus artışı, % 7-8 nispetindedir.
İl
nüfusunun iş ve çalışma konusu üzerine dağıtımı,
Toprak mahsulleriyle çalışan % 75
Başka mesleklerle çalışan % 15
Mesleği belli olmayan % 10
İl
nüfusunun % 79’ u köylerde % 21’i oe şehir ve kasabalarda yaşar.
Köy nüfusunun hemen hemen hepsi tarım işleriyle uğraşır. Bundan
başka ilçelerde yalnız memurlar hariç diğer herkes çiftçidir. İl
merkezinde bile bazı mahalleler halkı tarım ile uğraşırlar.
Diğer meslek sahiplerinin dahi bağ, bahçe ve arazileri vardır.
Bu
itibarla yukarıdaki istatistik rakkamda toprak işleriyle çalışan
nüfusun bir miktar daha fazla nispet alması gerekmektedir.
BURDUR’DA MİLLİ EĞİTİM
Burdur ili, maarif ve okul bakımından eski yıllardan beri
oldukça ileri bir durumdadır. İl küçük olmasına rağmen daima bu
konuda ileri ve çevresini milli eğitim bakımından kuvvetli
bulundurmuştur. Burdur cumhuriyete girerken de hali hazır okul
durumuna yakın bir okul ve öğretmen kadrosu ile karışmıştır.
Halen öğretmen, eğitmen mevcut köylerde o zamanda günün eğitim
şartlarına göre çalışan okullar mevcut bulunmakta idi.
Cumhuriyet yıllarında bu kadro zaman zaman artmış ve bazen de
eksilmiştir.
Burdur’da milli eğitim çalışmaları ve bilhassa köy okulları
inşaatı hamlesi esaslı ve şuurlu bir surette merhum Vali Hazım
zamanında Milli Eğitim Müdürü Neş’et Zühtü Saylan gününde
başlamıştır.
1930 - 1934 yılları arasında hızlanan bu ülkülü dava geçen dört
yıl içinde il köylerinde 20’ye yakın yeni okulu ve bir kaç
yatılı kültür yuvasını il maarifine hediye etmiştir.
1934 - 1939 yılları içinde de Vali Saip Okay, Abdülhak Savaş bu
ülkülü yolda devam etmişler, Ağlasun, Böbekler, Hacılar,
Karamanlı, Armutlu, Çeltikçi, Çavdır okulları gibi muazzam
yatılı büyük irfan ocaklarını yükseltmişlerdir.
Bunlardan başka ilin muhtelif köylerinde de önemli miktarda yeni
tip okullar yaptırılmıştır.
Büyük milli şef, Aziz cumhurbaşkanımız İnönü’nün yurtta milli
eğitim davasını ellerine aldıkları ve bu ulusal işe gereği kadar
bir doğrultu verdikleri günden itibaren de 4274 sayılı kanun
gereğince ilimizde 10 yıllık bir okul inşaat proğramı yapılmış,
üç yıldır bu programın tahakkukuna çalışılmıştır.
10
yıllık programın hemen yarısına yakın okul işinin bu üç yıllık
hamlede başarılmış olması hem köylü hem de bu davayı güden
idarecilerin bu yönde ne kadar gayretli ve azimli çalışmış
olduklarını gösterir.
BURDUR İLİNİN 10 YILLIK OKUL İNŞAATI ÇALIŞMA PROGRAMI
Yıllar
Köylerde yeni yapılacak okullar
1946–1947 8
1947–1948 l5
1948–1949 20
1949–1950 18
1950–1951 10
1951–1952 3
1952–1953 19
1953–1954 8
1954–1955 12
1955–1956 16
TOPLAM
129
İL’DE İLKOKUL DURUMU
|
|
Eski Tip |
Eski Tip Yeni |
Yeni Tip |
Oda Halinde |
Toplam |
|
Burdur Merkez |
13 |
15 |
13 |
17 |
54 |
|
Tefenni İlçesi |
- |
13 |
3 |
5 |
21 |
|
Yeşilova İlçesi |
- |
20 |
6 |
8 |
34 |
|
Bucak ilçesi |
- |
15 |
3 |
5 |
23 |
|
TOPLAM |
13 |
63 |
25 |
35 |
136 |
Bugün il çevresinde çalışan 136 okul mevcuttur.
İL
ÇEVRESİNDE YAPILMAKTA OLAN OKULLARIN BUGÜNKÜ İNŞAAT DURUMU
TABLOSU
|
|
Bu Yıl Bitecek |
Yapısı Devam Eden |
Hazırlığı Yapılan |
|
Burdur Merkez |
7 |
14 |
9 |
|
Tefenni İlçesi |
- |
5 |
11 |
|
Yeşilova İlçesi |
1 |
6 |
3 |
|
Bucak ilçesi |
- |
12 |
6 |
|
TOPLAM |
8 |
37 |
29 |
ÖĞRETMEN VE SAĞLIK MEMURLARI EVLERİ DURUMU
|
|
Öğretmen Evleri |
Sağlık Memurları Evi |
|
|
Yapılan |
Yapılmakta Olan |
Yapılan |
Yapılmakta Olan |
|
Burdur Merkez |
16 |
4 |
- |
- |
|
Tefenni İlçesi |
9 |
6 |
1 |
- |
|
Yeşilova İlçesi |
12 |
7 |
1 |
1 |
|
Bucak ilçesi |
2 |
4 |
2 |
- |
|
TOPLAM |
39 |
21 |
4 |
1 |
İL’DE MEVCUT ÖĞRENCİ DURUMU
|
|
TAHSİL ÇAĞI DURUMU |
|
|
Erkek |
Kız |
Toplam |
|
Valilik Merkezi |
1375 |
1090 |
2447 |
|
İlçe Merkezleri |
1009 |
896 |
1905 |
|
Köylerde |
10750 |
8667 |
19417 |
|
TOPLAM |
13116 |
10653 |
23769 |
ÖĞRENCİ DURUMU
|
|
Öğretmenli Okullarda |
Eğitmenli Okullarda |
Genel Toplam |
|
|
Erkek |
Kız |
Toplam |
Erkek |
Kız |
Toplam |
|
Valilik Merkezi |
956 |
646 |
1062 |
- |
- |
- |
1062 |
|
İlçeler |
686 |
232 |
918 |
- |
- |
- |
918 |
|
Köylerde |
5749 |
3044 |
8793 |
1300 |
847 |
2147 |
10940 |
|
TOPLAM |
7391 |
3922 |
11313 |
1300 |
847 |
2147 |
13460 |
ÖĞRETMEN VE EĞİTMEN DURUMU
|
|
İl Bütçesinden |
Enstitü Mezunu |
Eğitmen |
Toplam |
|
Valilik Merkezi |
30 |
- |
- |
30 |
|
İlçelerde |
15 |
- |
- |
15 |
|
Köylerde |
60 |
57 |
90 |
213 |
|
TOPLAM |
111 |
57 |
90 |
258 |
ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ DURUMU
İL
MERKEZİNDE
|
Kadın Öğretmen |
Erkek Öğretmen |
Toplam |
|
|
2 |
10 |
12 |
Ortaokulda |
|
3 |
- |
3 |
Kız Sanat Okulu’nda |
|
- |
16 |
16 |
Erkek Sanat Okulu’nda |
|
5 |
26 |
31 |
TOPLAM |
ORTAOKULLARDA ÖĞRENCİ DURUMU
|
|
SINIF I |
SINIF II |
SINIF III |
TOPLAM |
GENEL TOPLAM |
|
|
Kız |
Erkek |
Kız |
Erkek |
Kız |
Erkek |
Kız |
Erkek |
|
Ortaokul |
11 |
58 |
11 |
37 |
15 |
51 |
37 |
146 |
183 |
|
Kız Sanat |
69 |
- |
66 |
- |
- |
- |
135 |
- |
135 |
|
Erkek Sanat |
- |
119 |
- |
52 |
- |
23 |
- |
194 |
194 |
GEZİCİ KURSLAR
Meslek kursları; Öğretici kurs 25, öğrenici sayısı 523’tür.
Akşam Okulları öğrenci sayısı; l034 kız, 1257 erkek, toplam
229l’dir.
Pansiyonlarda öğrenici sayısı; ortaokul pansiyonunda 29, erkek
sanat pansiyonunda 38, toplam 67’dir.
1945–1946 YILINDA MERKEZ VE KÖYLERDE ÖĞRETMEN VE EĞİTİCİ DURUMU
|
|
Öğretmenli Okullarda |
Eğitmenli Okullar |
|
Köy Adı |
Kız |
Erkek |
Kız |
Erkek |
|
Burdur |
642 |
930 |
- |
- |
|
Akyaka |
38 |
32 |
- |
- |
|
Askeriye |
94 |
118 |
- |
- |
|
Bayındır |
- |
- |
16 |
20 |
|
Bereket |
- |
- |
- |
- |
|
Boğaziçi |
- |
- |
- |
- |
|
Büğdüz |
52 |
112 |
- |
- |
|
Cinbilli |
- |
- |
5 |
26 |
|
Çendik |
- |
- |
11 |
16 |
|
Çine |
- |
- |
- |
- |
|
Çerçin |
58 |
98 |
- |
- |
|
Geresin |
- |
- |
17 |
35 |
|
Gıravgaz |
72 |
110 |
- |
- |
|
Gölde |
- |
- |
- |
- |
|
Hacılar |
38 |
94 |
- |
- |
|
İnar |
- |
- |
28 |
58 |
|
Karaçal |
- |
- |
- |
- |
|
Karakent |
- |
- |
10 |
9 |
|
K.viran (Karacaören) |
- |
- |
11 |
24 |
|
Kışla |
72 |
80 |
- |
- |
|
Kurna |
- |
- |
27 |
43 |
|
Kuruçay |
- |
- |
8 |
10 |
|
Lengüme |
29 |
34 |
- |
- |
|
Mandırna |
- |
- |
8 |
14 |
|
Marmara |
- |
- |
4 |
27 |
|
Sala |
- |
- |
18 |
89 |
|
Sarıova |
- |
- |
- |
- |
|
Sorkun |
- |
- |
- |
- |
|
Suludere |
- |
- |
14 |
12 |
|
Soğanlı |
- |
- |
10 |
12 |
|
Taşkapı |
- |
- |
24 |
21 |
|
Yarıköy |
42 |
59 |
- |
- |
|
Yazıköy |
21 |
57 |
- |
- |
SERTAÇ BUCAĞI
|
|
Öğretmenli Okullarda |
Eğitmenli Okullar |
|
Köy Adı |
Kız |
Erkek |
Kız |
Erkek |
|
Sertaç M. |
81 |
121 |
- |
- |
|
Akçaveran |
- |
- |
11 |
11 |
|
Akveran |
- |
- |
13 |
24 |
|
Aziziye |
67 |
137 |
- |
- |
|
Belenli |
33 |
90 |
- |
- |
|
Pınarbaşı |
- |
- |
- |
- |
|
Bozlar |
- |
- |
- |
- |
|
Yakalar |
- |
- |
- |
- |
|
Elmacık |
14 |
50 |
- |
- |
|
İğdeli |
- |
- |
8 |
16 |
|
Kılavuzlar |
- |
- |
23 |
27 |
|
Karataş |
- |
- |
- |
- |
|
Kozluca |
63 |
117 |
- |
- |
|
Yenice |
- |
- |
- |
- |
|
Kayı |
- |
- |
17 |
13 |
ÇELTİKÇİ BUCAĞI
|
|
Öğretmenli Okullarda |
Eğitmenli Okullar |
|
Köy Adı |
Kız |
Erkek |
Kız |
Erkek |
|
Çeltikçi |
67 |
135 |
- |
- |
|
Belönü |
153 |
240 |
- |
- |
|
Aksu |
- |
- |
- |
- |
|
Arvallı |
94 |
127 |
- |
- |
|
Aşağı Sülemiş |
- |
- |
17 |
13 |
|
Başköy |
39 |
80 |
- |
- |
|
Beşkavak |
- |
- |
- |
- |
|
Çebiş |
46 |
69 |
- |
- |
|
Dere |
- |
- |
6 |
11 |
|
Halebi |
- |
- |
18 |
19 |
|
Hisar |
- |
- |
13 |
13 |
|
Kapaklı |
- |
- |
9 |
12 |
|
Kayış |
23 |
19 |
- |
- |
|
Kuzköy |
44 |
47 |
- |
- |
|
Mamak |
64 |
99 |
- |
- |
|
Ovacık |
- |
- |
- |
- |
|
Tekke |
- |
- |
11 |
9 |
|
Yazır |
- |
- |
16 |
20 |
|
Yukarı Sülemiş |
- |
- |
5 |
19 |
|
Yumrutaş |
- |
- |
- |
- |
İL
MERKEZİNDEKİ OKULLAR
Ortaokullar 1
Orta sanat o. 1
Kız sanat o. 1
Tam teşkilli ilkokul 1
Eksik teşkilli 1
TOPLAM 9
İLÇELERDE
Tefenni’de 1
Yeşilova’da 1
Bucak’ta 1
TOPLAM 3
İL’DE HALKEVLERİ VE HALKODALARI
Burdur merkezinde Halkevi 22 Şubat 1935’de açıldı. İlkten 5
çalışma kolu ile açılmış ikinci devrede de 9 şubesi açılmıştır.
250 tane çeşitli kollar üuesi(okunamadı) ile çalışma alanına
atılan Burdur Halkevi’nin bugün dokuz şubesi de faaldir.
Hâlihazır üyesi 577’dir.
Burdur Halkevi açılışından itibaren Eski Belediye Başkanı Rıza
Erdem, Kamil Başkan, Fevzi Bayraktar, Eczacı Hüsnü Onat, Nuri
Artok, Hakkı Bicioğlu, Zekai Yörüker ve Dişhekimi Emin Kutsal
başkanlığın-da çalışmışlardır.
Burdur Halkevi kuruluşundan beri faaldir. Dil Edebiyat Kolu Gül,
Burdur, Ülker adlı üç dergi çıkarmış ve Rıza Erdem’in 1928
yılında hazırladığı Burdur Halkıyat ve Harsiyat adlı yazma
eserini daktilo ettirerek kitaplığına koymuştur.
500–700 kişi alan bir salonu, eski yeni 8924 ciltten ibaret
muazzam bir kitapsarayı, 7 eleman ve 20 alet-ten ibaret bir
bandosu, 2 piyano, 2 keman, 1 akordeon, 1 sazı ve dekor
itibariyle de oldukça zengin bir gardrobu vardır.
İLÇELERDE HALKEVİ VE HALKODALARI
1945 yılına kadar ilin Tefenni, Bucak ilçeleriyle Karamanlı
Bucağında birer halkevi, Yeşilova ilçesinde de bir halkodası
mevcuttu.
1945 yılında bu bilgi ve kültür ocaklarının ilin her köşesinde
açılmasına önem verilmiş bu yılın Şubat ayında 26 köyde ve 946
yılının 24 Şubatında da 77 köyde daha halkodası açılmak
suretiyle Burdur ili merkez çevresinde Halkodası 104, Halkevi 4
olmak üzere l08 halkevi ve halkodası açılmak suretiyle bütün
yurtta birinciği kazanmış durumdadır.
Bu
halkevi ve odaları Burdur ilinin her köşesine serpilmiş birer
yıldız halinde ilin kültür ufuklarını par-latan ve çevresinde
irfan meş’alesini yakan kudsal birer ocaktırlar.
Okulu olan her köyde bugün açılmış ve yapılmakta olan okul
muhitinde açılacak olan halkodaları, Burdur ili köylüsünün çok
sevdiği fikir ve ruhunu aydınlattığı milli birer
mabedidir.
BURDUR’DA TARIM
Toprak Durumu:
Jeoloji bakımından üçüncü zamanın en son teşekkülatı üzerinde
olan Burdur’da indifai taşlar azdır.
Merkez çevresinin bir kasmı volkanik ve yer depremine zaman
zaman maruz yaratılış arzeder.
İlin çevresinin başlıca tabakaları, kum, kil, gıre, konglomera,
nümütlü, şerbetli kalker, marn, linyit teşkil etmektedir.
İlin muhtelif yerlerinden alınan toprak numunelerinin tahliline
göre topraklar; normal kireçli, killi, mutedil reaksiyondadır.
İlin bazı mıntıkalarında 20000 dekar kadar çorak arazi vardır.
783350 hektar olan Burdur ili arazisinin; 310000 hektarını
çeşitli ekiliş, 280586 hektarını çayır, mer’a, yaylak, 4354
hektarını sebze, meyva, bağ; 105300 hektarını ormanlıklar, 83110
mahsulsuz topraklar, fundalıklar, kayalık, göl ve bataklıklar
teşkil eder
İl
içinde sulanabilen arazi, ancak 40–50 bin hektar arasındadır.
İl
çevresinde tahminen 105300 hektarlık orman da vardır. Bu
ormanlarda, kara ve sarıçam, katran, ardıç, meşe ağaçları
bulunur. Merkez ilçesi içindekiler il merkezinde kurulmuş Devlet
Orman İşletmesi, Tefenni, Yeşilova ilçesindekiler, Acıpayam,
Bucak ilçesindekilerle Antalya İşletme Müdürlüğü bölgesine
dâhildirler.
Fundalıklar halinde bulunan ve Geven tabir edilen bir nevi
dikenli bir ağaç da vardır ki (kitre) adı verilen bir mayi verir
bu mayi bilahare kuruyarak ilin ihraç maddelerinden birisi
teşkil eder. Sanayide kola vazifesini yapar.
Sulak yerlerde külli miktarda da kavak ağacı yetişmektedir.
TOPRAK VE NÜFUS MÜNASEBETLERİ
İlin toprağı umumiyetle küçük parçalar halindedir. Büyük
çiftlikler pek azdır. Zamanla mütemadiyen parçalanmaktadır.
Köylerden toplanan sondaj fişlerine göre ilin içerisinde 1739
topraksız aile vardır. Her aile 5 nüfus olarak hesaplanacak
olursa nüfusun % 7,7’si topraksız, % 92,3’ü topraklıdır.
İlin kabili ziraat olan arazisi müstahsil haneye taksimi halinde
her haneye düşen arazi miktarı şöyle bulunmaktadır.
Kabili istifada arazi 264354 dekar
Müstahsil hane adedi 20426 “
Hane başına düşen saha 129,4 “
İŞLETME SİSTEMLERİ VE KUVVETLERİ
İŞLETME KUVVETLERİNDEN ZİRAATA KULLANILAN HAYVAN, ALET VE
MAKİNALAR
Bunlar içinde çift hayvanlarından öküz en büyük mevkii
tutmaktadır. Bundan sonra manda, at geliyor. At, en ziyade
binek, çeki işlerinde kullanılmaktadır.
İl’de bulunan çift hayvanları;
Sığır 59857 baş
At 5847 “
Manda 5141 “
İşletme kuvvetlerinden makine ve aletler;
Pulluk 2066 adet
Orak makinası 147 “
Traktör 8 “
İl’de 35423 çiftçi vardır. Bunun 2066’sı pullak ile toprağı
karıştırıyor, diğerleri de kara sabanla.....
Kara saban hala en çok kullanılan alettir.
İL’DE MEYVECİLİK
İl
çevresi halkı meyveciliği daha ziyade aile ihtiyaçları için ve
merak sevkiyle yapar. Meyveler çok çeşitlidir. Hususi meyvelik
yoktur. Rastgele bağlara, bahçelere dikilmiş durumdadır. Bakım
ve ticaret işine önem verilmez. Hâlbuki iklim her türlü meyve
yetiştirmeye çok elverişlidir.
Son yıllar içinde başkta illerden aşı meyve ağaçları
getirtilmekte Tarım Müdürlüğü eliyle meraklı meyvecilere
dağıtılmaktadır. Bu suretle halen iyi cins kayısı, armut, elma
ağaçları il içinde çoğalmıştır.
İSTATİSTİKÎ BİLGİLER
İlin ağaç miktarıyla mahsul miktarı ve kıymet tutarı tahmini
olarak:
|
Cinsi |
Ağaç Miktarı |
Üretilen Mahsul Miktarı (Ton) |
Bedeli |
|
Armut |
86000 |
1603 |
160300 |
|
Ayva |
15100 |
337 |
180000 |
|
Badem |
58000 |
2900 |
435000 |
|
Ceviz |
27800 |
2000 |
222000 |
|
Dut |
14000 |
180 |
14000 |
|
Elma |
102000 |
2400 |
120000 |
|
Erik |
51300 |
2500 |
64000 |
|
Fındık |
800 |
3 |
1000 |
|
İğde |
42000 |
1257 |
251000 |
|
Kayısı |
2000 |
20 |
20000 |
|
Kiraz |
13300 |
600 |
60000 |
|
Kızılcık |
30000 |
3000 |
30000 |
|
Şeftali |
13000 |
200 |
20000 |
|
Vişne |
4900 |
450 |
70000 |
|
Zerdali |
87700 |
5500 |
400000 |
Meyve miktarına göre alınan mahsul geliri az ise de yukarıdaki
rakkamlar ilin meyvecilik bakımından yine iyi durumda olduğunu
göstermektedir.
BAĞCILIK
İl
içinde bağın miktarı 1349 dekar kadar tahmin edilebilmektedir.
Bu miktarın 4800 parça olduğu düşünülecek olursa ortalama olarak
her parça 2,5 dekar olur.
Bu
küçük rakamlar ilin bağcılık bakımından satışa mal çıkarmaktan
ziyade aile ihtiyaçlarını karşılayacak olan taze üzüm, pekmez
vesaire mi için olduğu meydana çıkar.
Bununla beraber bağ sahipleri ihtiyaçlarından fazla olanını da
satışa çıkarmaktadırlar.
Bağcılık son yıllar içinde ilde hayli merak salmış zevkli bir
çalışma meşgalesi de olmuştur. Her çeşit üzüm muvaffakiyetle
yetiştirilebilmektedir.
Başlıca Saha İtibariyle Alınan Mahsul
|
Yerler |
Saha (Dekar) |
Bağ Adedi |
Miktar (Ton) |
|
Merkez |
8000 |
2470 |
4000 |
|
Bucak |
3970 |
1007 |
1600 |
|
Tefenni |
514 |
385 |
500 |
|
Yeşilova |
1010 |
940 |
402 |
|
Toplam |
13494 |
4802 |
6402 |
SEBZECİLİK
İl
sebzeciliği inkisaf etmemiş bir durumdadır. Çok sonra sebze
yetiştiriciliğinden hiç bir zaman Burdur’un Antalya gibi
ihracaatçı olması mümkün olamıyor.
İl
içinde yetiştirilen sebze yine il içinde sarf edilir. Sebze
bahçeleri dağınık ve küçük parçalar halindedir.
İl
içinde ve bilhassa merkezilçesinde sebze istihsali ile mahallen
ün almış köyler vardır.
HUBUBAT
İl’de su az, geniş pazarlarından uzak ve mahsullerini erken
yetiştiren rakip merkezlerin yakın olması dolayısıyla hububat
ziraatının geniş bir sahada yapılmasına sebep olmuştur.
Tarla ziraatı için toprak iyi olmadığı halde geniş miktarda
yapıldığından civar illere nazaran istihsal miktarı önemli bir
yekün tutar.
Ortalama Olarak Her Sene Ekilen Saha İle Alınan Mahsul Miktarı:
|
Cinsi |
Ekilen Saha (Hektar) |
Rekolte (Ton) |
|
Buğday |
86000 |
65000 |
|
Arpa |
30000 |
36000 |
|
Çavdar |
2000 |
3200 |
|
Yulaf |
5000 |
5000 |
|
Mahlût |
2500 |
2000 |
|
Mısır |
5000 |
5000 |
Yukarıdaki rakkamlara göre il çevresinde en çok ekilen buğday
sonra arpa, yulaf, mısır, mahlût ve çavdar gelmektedir.
Bakla ve ticaret, sanayi bitkileri de il çevresinde vasi
miktarda ekilmekte, ezcümle baklalardan Burçak önde gelmektedir.
Bakla, nohut, fasulye, böğrülce az miktarda da mercimek ekimi
yapılır.
Ticaret ve sanayi nebatlarından haşhaş, kendir, anason ziraatı
da oldukça önemlidir. İl içerisinde pamuk, susam yalnız Bucak
ilçesinde ve Burdur gölü kenarında yetişir.
Son yıllarda Bucak ilçesi çevresinde oldukça toplam tutan tütün
ziraatı da inkisaf etmiş durumdadır. Senevî ihtihsal, 250–300
bin kilo kadardır.
Gül ve gülyağı istihsali evvelce mühim miktarda yapılırken son
yıllarda odun ve amele ücretlerinin yüksekliği ve az talep
dolayısıyla tamamen bırakılmış bir durumdadır.
İL’DE VETERİNER İŞLERİ
Burdur ili hayvan yetiştiriciliğe çok müsaittir. İklim şartları,
il içinde geniş mer’a ve çayırlıkların mevcudiyeti buna
yardımlıdır.
İl
halkının şehirlerde pek mahdut kısmı, köylerde ise hemen her
köylü hayvancılıkla uğraşır.
Köylünün hayvan -bir kelime ile- bütün varlığı demektir.
Cumhuriyetten evvel Burdur’da Veteriner teşkilatı yoktu. İl
çevresi hayvanları bir çok hastalıklarla kırılıp geçiyordu. Bu
yüzden zararlar bazan % 50’yi tecavüz ederdi.
Cumhuriyetten Evvel İl Çevresindeki Hayvan Durumu:
Keçi 100000
Koyun 57000
Sığır 4000
Merkep 10000
Katır 182
...............
Cumhuriyetle beraber bu teşkilat ilde esaslı bir surette yer
almış ve il hayvanlarının sağlığı üzerinde gerekli tedbirler
alınmaya başlanmıştırd.
Evvela, hükümet konağı yakınında bir (serum deposu) binası
yaptırıldı. Burası her türlü hayvan hastalıklarını
karşılayabilecek ilaçlarla teçhiz edildi. Bu suretle hayvan
hastalıklarıyla savaşa başlanarak kısmen bazı hastalıklar yok
edildi.
15-20’yi bulan çeşitli hayvan hastalıkları bu savaşla 4’e
indirilmiştir. Bunlar da basit önemsiz hastalıklardır. Bu
çalışmalar ildeki hayvan adedinin en az dörtte bir nispetinde
çoğaltmıştır.
İl
merkezinde hayvanların ıslahı için tesis edilen ayğır deposu,
zaman zaman iyi cins at, merkep, sığır getirterek şehirde ve
bütün ilde bunlarla sıfat yaptırmış, hayvan cinsleri bu
çalışmalarla kısmen ıslah edilmiştir.
Bu
teşkilat evvela Özel İdare’nin ödeneği ile başlamış, halen de
kısmen böyle olmakla beraber köy teşkillerinden “Hayvan
İyileştirme ve Çoğaltma Birliği” teşkilatı teşkilatı
kuvvetlendirilerek 1942 yılından beri 64 boğa satın alarak
köylere dağıtmış merkezde 7 at, ayğırı ile 12 lağorn tavuğu
bulundurarak bu hayvanlarla bu cins hayvanların soylarını
arılaştırmıştır.
Mevcut iyi cins damızlıklar, her sene takriben 4000 kadar inek
ve 5(Okunamadı) kısrağı aşılamaktadır. Bu çalışmalarla ilde
güdükleşmiş beygir neslinin bozuk vasıfları her yıl biraz daha
iyileşmekte ve bir kilo süt veren ineklerin günlük randımanları
12 kiloya kadar yükselmektedir.
Son yıllarda birçok hastalıklar önlenmiş bulunuyor. Bilhassa
keçilerde (keçebaş) adı verilen Pasterellöoz hastalığı kökünden
temizlenmiştir.
Koyunlardaki çiçek, kelebek, kıl kurdu ve keçi uyuzu
hastalıkları de devamlı bir çalışma ile il içindeki hayvanlardan
uzaklaştırılmıştır.
Yeni çalışma ve islah işleri ile; 1500 beygir, 7000 tavuk ve
3000 sığır ıslah edilmiş bulunmaktadır.
İlde Mevcut Hayvan:
Kıl keçi 280000
Koyun 200000
Sığır 86000
Beygir, Merkep 35000
İlden İhraç Edilen Hayvan Miktarı:
Sığır 1005 baş
Koyun 10000 “
Keçi 5000 “
Kavurma sucuk 5000 kilo
Bağırsak 10000 “
Kıl 7000 “
Yapağı 20000 “
Deriler 15000 “
.........................
İLDE TİCARET VE SANAYİ
İlde ticaret ve sanat, genel olarak tarım mahsulleri, küçük
işler sanatlar üzerinde toplanmaktadır. Fabrikasyon işleri
yoktur.
Ticaret Mevzuları:
1-
Tarım ve hayvan mahsulleri
2-
Manifaturacılak
3-
Hırdavat ve Bakkaliye
4-
Dokumacılık
San’atta; dokumacılık, halıcılık, marangozluk, bakırcılık,
terzi, kunduracılık, semerci, keçeci, urgancı, demirci, tenekeci
ve kuyumculuk konuları üzerindedir.
Bu
sanatlar memleket içi ihtiyacına cevap vermekle beraber memleket
il dışı yerlere de önemli miktarda iş vermektedirler.
Muhtelif ticaret ve sanat işleri ile çalışan il merkezindeki
tüccar ve esnafın iştigal çeşitleri 41’i bulunmaktadır.
5400 Dokumacı, 25 Semerci, 20 Kalaycı, 12 Sobacı, 5 Çilingir, 5
Tenekeci, l5 Keçeci, 10 Saraç, 2 Kuyumcu, 5 Saatçi, 6
Fotoğrafçı, 2 Tarakçı, 7 Yorgancı, 13 Hancı ve Otelci, 6
Hamamcı, 30 Şoför, 92 Arabacı, 32 Berber, 35 Terzi, 3 Şapkacı,
225 Yapıcı, 2 Matbaacı, 50 Bahçıvan, 18 Kahveci, 15 Kasap, 20
Yağcı, 8 Aşçı, 7 Ekmekçi, 3 Helvacı, 5 Leblebici, 5 Şekerci, 15
Bakırcı, 8 İplik Boyacısı, 25 Demirci, 5 Fabrikacı, 5
Değirmenci, 18 Tabak, 140 Kunduracı, 185 Marangoz, 50 Mutaf, 25
Nalbant, 150 Urgancı olmak üzere 6712 toplamdır.
İl
daha çok ziraat memleketi olduğu için ticerat ve sanayii önemli
bir surette göze çarpmaz.
Ticaret en ziyade tarım ve hayvan maddeledi üzerine yapılır.
Büyük fabrikalar bulunmadığı için hammadeleri işlenmiş madde
haline sokan tesisler ancak imalathane derecesindedir. Bununla
beraber yerli sanatkârların atölyelerinde hammaddelerin bir
kısmı iş-lenerek ilin ekonomi ve ticaret durumuna faydalı
olmaktadır.
İTHALAT VE İHRACAT
Bu
günkü duruma göre % 50 ithalat ve % 60 ihracattahmin edilebilir.
945 yılında gerek Burdur’a gerekse Burdur’dan transit olarak
geçen mevad: Giren madde 4,265529 TL., çıkan madde ise 1,949900
Tl.dir.
Çıkan sanayi maddeleri ihracatını başlıca yerli dokuma,
marangozluk mamulleri, kısmen çeşitli toprak mahsulü, av derisi,
orman mahsülü, hayvanlar teşkil etmektedir. Harp yılları içinde
hububat ihracatı gerilemiş durumdadır.
Burdur Sanayiinde doğramacılık ve marangozluk işleri önemli bir
yer tutar. İlde su ile müteharrik bir motorla ve şerit kordela
ile çalışır 5 hizar makinası vardır.
İlin bucak ve köylerinde de ticaret durumu en çok tarım
mahsullerine ve hayvan yetiştirme işlerine inhisar eder.
Bazı köylerde de dokumacılık ilerlemiştir. Kilim, çul vesair ev
eşyası dokuyan köyler vardır.
BURDUR’DA MALİ DURUM
Defterdarlık Durumu:
1945 yılı Aralık ayı sene sonu itibariyle emvali umumiye
tehakkukat ve tahsilâtı:
|
|
Maliye |
|
|
Tahakkukat |
Tahsilât |
|
Burdur Merkez İlçesi |
383600 lira |
366090 lira |
|
Tefenni İlçesi |
143026 lira |
130727 lira |
|
Bucak İlçesi |
125857 lira |
126323 lira |
|
Yeşilova İlçesi |
86665 lira |
85533 lira |
|
TOPLAM |
740148 lira |
708675 lira |
Geçen yıllardan da; bütün il’de sabıka: 82122 lira tehakkukat,
25067 lira tahsilât olmuştur.
Hayvan Vergisi:
|
İlçe Adı |
Dişi Hayvan |
Erkek Hayvan |
Tahakkuk Eden Vergi |
|
Merkez |
39027 |
119366 |
116872,80 |
|
Tefenni |
23715 |
89664 |
83127,95 |
|
Bucak |
30423 |
92126 |
93561,10 |
|
Yeşilova |
21727 |
67680 |
65934,00 |
|
TOPLAM |
114892 |
368836 |
359595,85 |
İle bağlı ilçelere ait hububatın Mayıs 946 sonu itibariyle
tehakkukat ve tahsilâtını gösterir:
|
Mahsulün Nevi |
Tehakkuk İcmali |
Tahsilat İcmali |
|
Arpa |
849446 |
699987 |
|
Buğday |
1924287 |
1598019 |
|
Çavdar |
101191 |
87767 |
|
Mahlût |
134357 |
120577 |
|
Yulaf |
90049 |
71927 |
|
TOPLAM |
3099330 |
2578324 |
Bütün il çevresinde yukarıdaki miktarda mahsul vergisi tehakkuk
etmiş ve tahsil sütununda gösterileni de tahsil edilmiştir.
Mısır ve bakliyatın Mayıs 946 sonu itibariyle tehakkukat ve
tahsilâtı:
|
Mahsulün Nevi |
Tehakkuk İcmali |
Tahsilât İcmali |
|
Mısır |
355767 |
157759 |
|
Fasulye |
47145 |
19301 |
|
Nohut |
60477 |
34314 |
|
Börülce |
3497 |
3257 |
|
Mercimek |
197 |
102 |
|
TOPLAM |
467083 |
214733 |
Bütün il, merkez ilçesi ve diğer ilçeler tehakkuk ve tahsilâtı
bu rakamlar içindedir.
İL
GENEL MECLİSİ ve ÖZEL İDARE DURUMU
İl
Genel Meclisi
4
Merkez ilçesi, 3 Tefenni, 2 Bucak ve 1’de Yeşilova ilçesinden
seçilmiş 10 üyelik bir kuruldur.
Yılda bir kere toplanarak ilin mahalli Bayındırlık, Sağlık
vesair işlerini yürütecek kararlar alır ve Özel İdare Saymanlık
bütçesini düzenler. Bütçenin yürütülmesi daimi komisyona
bırakılarak İlin Nazımlığında ve başkanlığında ilçelerden birer
delege ile daimi komisyon bütçenin sarfını sağlar.
Burdur ilinde cumhuriyetten evvel Özel İdare Saymanlık bütçesi
103029 lira idi.
Özel Saymanlık Bütçesini Teşkil Eden Gelirler:
1946 akçalı yılı
Arazi vergisi geliri 139199 lira
Bina vergisi geliri 29524 “
Buharan vergisi geliri 7142 “
Yol vergisi geliri 250529 “
Resim ve harçlar 3004 “
Mülkler geliri 19661 “
Türlü gelirler 6640 “
Yardımlar, bağışlar 20496 “
Toplam 500218 “
Nazım hesaplar tenzil 17364 “
Bütçe toplamı 482754 “
İLDE BAYINDIRLIK
İl’de bayındırlık cumhuriyet yıllarında gerek ilin özel bütçesi,
gerekse merkezden yapılan yardımlarla kuvvetli hamlelerle
yürümüştür.
1900 yılında iki taraftan başlanmış Burdur-Tefenni şosesi bile
25 yıl sonra ancak cumhuriyet devrinde birbirine eklendi.
Cumhuriyet yıllarında da ancak 10’uncu cumhuriyet yılından
itibaren Burdur’da bayındırlık hareketi şuurla hızlanmış, şose
ve köprülerin yapılması ancak bu yıllarda tahakkuk sahasına
girebildi.
İlkokul, ortaokul, sanat okulları davaları da bu yıllar içinde
düşünüldü ve başarıldı.
Mahalli yardımlar ve devlet parasıyla bu yıllarda merkezde 45
yataklı büyük bir Memleket Hastahanesi, bir Ortaokul, bir
Valilik Konağı, bir Jandarma Komutanlık Dairesi, Tefenni
ilçesinde bir Hükümet Konağı, Kaymakam Evi, Özel Saymanlık,
Jandarma Komutanlığı Daireleri Yeşilova’da, keza bir Hükümet,
bir Kaymakam Evi, Özel Saymanlık, Bucak ilçesinde de bir
Kaymakamlık Evi yapılmıştır. Bu kazalarda ayrıca Belediye ve
Halkevi binaları da vücuda getirilmiştir.
Yapılan Yollar:
Burdur - Antalya, Burdur - Baladız, Burdur – Tefenni, Karamanlı
- Yeşilova, Antalya - Burdur yolu üzerinde Kahveler - Bucak
iltisak hattı, Çeltikçi - Belönü, Karamanlı - Korkuteli,
Yeşilova - Denizli aralarında l5 adet ahşap, 157 menfez, beton,
kargir köprü yapılmıştır. 129, 450 km yeni şose yol yapılmış 115
km yol da onarılmıştır. Bütün bu yollar ve köprüler için 935–946
yıllarında sarfedilen paranın tutarı 493598,44 liradır.
Bu
arada bütün ilin köyleri araları ve şoselerden köylere giden
yolları da onarılmış kara yolu halinde ilin hemen bütün
köylerine motorlu vesait gidebilecek duruma getirilmiştir. Bu
yollardaki ahşap köp-rülerde yaptırılmış, bütün ildeki köyler
yollarına köyleri tanıtan tanıt levhaları koydurulmuştur.
İl
içinde 314 kilometre uzunluğunda kara yolu vardır. Mevcut
yolların % 49’u iyi şose halinde geri kalan kısmı bozuk,
tesviyeli şose ve ham yoldur.
Demiryolu
Burdur’da cumhuriyetin bağışladığı en büyük eseri ve varlığıdır.
İl sınırı içinde 15 kilometre kadar uzunlukta demir yolu
bulunmaktadır. İl merkezi ile Baladız arası 24 km.dir.
Cumhuriyette yapılmış olan demiryolu ilin istisadi durumunda
önemli bir varlıktır. İlde büyük faydalar sağlar. Antalya ve
havalisi Burdur İstasyonunun halen en zengin hinterlandıdır.
Demiryolu Uzaklıkları
Burdur-Isparta 53 km.
Burdur-Isparta 172 km.
Burdur-Denizli 206 km.
Burdur-Dinar 72 km.
Burdur-İzmir
448–450 km.
Burdur-İstanbul 647 km.
Burdur-Ankara 597 km.
Burdur ili ile ilçeler arası
Burdur-Tefenni 70 km.
Burdur-Bucak 49 km.
Burdur -Yeşilova 81 km.
Burdur-Karamanlı 62 km.
Burdur-Çeltikçi 34 km.
Burdur-Göl 4,5 km.
Burdur ili ile iller uzaklığı
Burdur-Antalya 126 km.
Burdur-Isparta 47 km.
Burdur-Afyon 173 km.
Burdur-Denizli 178 km.
Burdur-Dinar 50
km.
Burdur-Antalya sınır 70 km.
Bu
mesafeler iller arası şosalar arasıdır.
İl
içinde Selçuklular zamanından kalma bazı eski yollar da vardır.
Samas Dağları ortasından geçen ve üzerinde hala döşeme görülen
yola Eski İzmir Yolu derler.
BURDUR’DA SAĞLIK DURUMU
Gerek mahalli ve gerekse merkezden yapılan yardımlarla ilin
sağlık teşkilleri ayakta tutulmaya çalışılmaktadır.
Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğü, Hükümet Tabibliği, Sağlık
Memurları Memleket Hastahanesi, ilçelerde hükümet doktorları ve
sağlık memurları ile kontrol edilen ilin sağlığı oldukça
güvenilecek haldedir.
İlin 45 yataklı yeni yapılmış güzel bir hastahanesi vardır.
Halen Dâhiliye Mütehassısı ile bir Operatörü mevcut olup,
Nisaiye ve Bakteriyolog elemanları ödeneği olduğu halde henüz
sağlanamamış durumdadır.
İl
çevresinde görülen hastalıklar; Akciğer Veremi, Sair Verem, Sâri
Sahaya, Kara Humma, Hummayi Nefasi, Difteri, Kızamık, Çocuk
İshali, Şarbon, Uyuz olup bu yönde sağlık kurumları gereken
tedbirleri almakta bu hastalıklardan ölüm nispetini azaltmaya
çalışmaktadırlar.
Diğer bulaşıcı hastalıklardan Tifüs ve Tifo vardır. 4911 kişiye
Tifüs’ten, 2455 kişiye Tifo’dan ve 20004 kişiye Çiçek’den aşı ve
serum yapılmıştır.
1945 Yılı İstatistiklerine Göre Burdur İlinde Doğum Miktarı:
|
|
Erkek |
Kız |
Toplam |
|
Merkez İlçesinde |
452 |
416 |
868 |
|
Tefenni İlçesinde |
267 |
247 |
514 |
|
Bucak İlçesinde |
195 |
157 |
352 |
|
Yeşilova İlçesinde |
303 |
236 |
539 |
|
TOPLAM |
1217 |
1056 |
2273 |
Aynı Yil İstatistiklerine Göre Ölüm Miktarı:
|
|
14 yaşına kadar |
15 – 75 yaşına kadar |
Toplam |
|
Merkez İlçesinde |
113 |
445 |
558 |
|
Tefenni İlçesinde |
94 |
210 |
304 |
|
Bucak İlçesinde |
101 |
96 |
197 |
|
Yeşilova İlçesinde |
41 |
202 |
243 |
|
TOPLAM |
394 |
953 |
1302 |
Doğum ve Ölüme Göre Üreme:
|
|
Doğum |
Ölüm |
Üreme |
|
Merkez İlçesinde |
868 |
558 |
310 |
|
Tefenni İlçesinde |
514 |
304 |
210 |
|
Bucak İlçesinde |
352 |
197 |
155 |
|
Yeşilova İlçesinde |
539 |
243 |
296 |
|
TOPLAM |
2273 |
1302 |
971 |
İlde Sıtma İle Savaş:
Burdur merkez ilçesinde 375, Tefenni’de 7722, Bucak’ta 636,
Yeşilova’da 673 olmak üzere 9406 sıtma hastalığı olmuş; bu
sıtmalılara 11832 adet ateprin verilmek suretiyle bu hastalıkla
mücadele edilmiştir.
BURDUR İLİNDE BULAŞICI HASTALIKLAR
Firengi:
Bu
hastalık üzerinde devamlı savaş vardır. 201 kadın 150 erkek
daimi tedavi altında tutulmakta, sağlık teşkilleri bu hastalığı
devamlı bakımı ve güdümü ile az bir rakama indirmiş
bulunmaktadır.
.............
İl
merkezinde iki serbest eczahane vardır. Tefenni, Bucak, Yeşilova
ilçelerinde Özel İdare’ye ait beşer yataklı birer muayene ve
tedavi evleri de bu ilçeler hastalarına tahsis edilmiş
bulunmaktadır.
İlde İşçi Sağlık Durumu
İl
merkezinde belli başlı işçi dokumacı esnafıdır. Bunların
tezgâhlarının halihazır yapılış ve çalışma durumu ekseriyetle
gayri sıhhi ve toprak seviyesinden aşağı kuyulu tezgahlarda
çalıştıklarından bu konu üzerinde gerek sağlık ve gerekse
Çalıştırma Bakanlıkları ilgilenmiş ve dokumacı evlerinde gere-ken
ıslahat yapılmak suretiyle bu sağlıksız durumun düzeltilmesi işi
ele alınmıştır.
İlin Genel Sağlığı
Genel olarak iyi denilecek haldedir. Sağlık teşkilleri, bu işi
kâfi hassasiyetle korumaya çalışmaktadır.
Mahalli ödenek ve yardımlardan merkez de İl’e yardım etmektedir.
1945, 1946 yıllarında Sağlık Bakanlığı Memleket Hastahanesine
10000 lira nakdi yardımda bulunmuş, Burdur’daki işçilerin
sağlığını korumak için de Çalışma Bakanlığı da 946 yılında
ayrıca 10000 lira yardımı esirgememiştir.
Burdur şehrinin sağlığını her yönden tehdit eden Burdur Çayı’nın
esaslı tatrir, tanzim ve etrafının düzeltilmesi işini de yerinde
yaptırdığı incelemeler sonunda Bayındırlık Bakanlığı doğrudan
doğruya üzerine almış vaziyettedir.
İldeki İçme Sular
Burdur Şehri hali hazırda ecdadın getirdiği Saden, Pazar, Hacı
Hasan, Kayapınar ve Cünbüşlü sularını içme suyu olarak
kullanmaktadırlar. Bunlar eski usulde yapılmış toprak günklerle
ve kısmen de yortularla şehirdeki çeşmelere kadar gelmektedir.
Bu
yıl içinde şehrin içme suyunu sağlamak üzere 76 müteşebbis
kişiden mürekkep 250 bin liralık bir Anonim Su Şirketi
kurulmuştur.
Halen içilen suların sertlik dereceleri yüksektir. 24 ile 30
mikyası ma arzetmektedirler. Şehre 15 kilometre uzaklıkta
bulunan ve mikyası ma derecesi 4 olan Mandırna Suyu şehirde para
ile satılır. Suya meraklı kimseler içme sularını bu suyu satın
almak suretiyle sağlarlar.
Kullanma suları da bağ ve bahçeleri sulayan Burdur Çayı’ndan
alınmış kanallarla şehir çeşmelerine getirtilmiş sulardan
faydalanılmak suretiyle sağlanmaktadır.
İlçelerde İçme Suları
Yeşilova, Bucak ilçeleri ve Karamanlı Bucağı kasabalarına iyi
içme suları getirmişlerdir.
Tefenni’de Kocapınar ve Barutlu maden suları kasabanın içne su
ihtiyacını karşılar.
Köyler kısmen çaylardan ve kuyulardan içme sularını temin
ederler. İyi sular getirmiş ve esasen gayet güzel sular içinde
kurulmuş il içinde birçok talihli köyler vardır.
Merkez ilçesinde Gıravgaz, Mandırna, Beşkavak, Aziziye, Başköy,
Belönü; Tefenni ilçesinden Dir-mil, Ovacık, (Yayla) Hasanpaşa;
Bucak ilçesinde Kuşbaba, Anbahan; Yeşilova ilçesinde de Gebrem,
Ulupınar, Kavacık, Niyazlar bu arada sayılabilir.
Köyler Sağlık Durumu
Köy Enstitülerinden çıkmış köy sağlık memurları ve ebelerle
korunmaktadır. İl merkezinde ve ilçe köylerinde sağlık memurları
çalışmaları gruplar haline getirilmiş ve 8–10 köy bir grup
teşkil edilerek buralara sağlık memurları ve ebe okulu mezunları
tayin edilmiştir.
1945 yılında merkez ilçesinde 3 sağlık memurları grubu, Tefenni
ilçesinde 7, Yeşilova ilçesinde 6, Bucak ilçesinde de 7 grup
teşkili vücuda getirilmiştir. Bu gruplar hali hazırda:
Ebe Sağlık M.
Merkezde 2 -
Tefenni ilçesinde 1 1
Yeşilova “ 1 2
Bucak “ 1 2
Toplam 5 5
İlin merkez ve ilçeler köylerinde inşa edilmekte olan büyük
okullar yanında birer de sağlık memurları evleri yapılmaktadır.
Halen yapılmış olan sağlık memurları evleri:
Burdur Merkez Köylerinde -
Yeşilova ilçesinde, Salda 1, Navlı 1,
Bucak ilçesinde Ürkütlü 1,
Tefenni’de 1946 yılında daha 4 tane sağlık memuru
ödevlendirilecektir.
BURDUR İLİNDE KÖY
Durum ve Kalkınma
Burdur ili köy bakımından oldukça canlı ve kalkınmış bir
durumdadır.
Ekseri köy yolları bazen işlenmiş ve çoğunda ham yollarla
şoselere bağlıdır. Bu yollar cumhuriyetten beri, bilhassa son
beş yıl içinde düzenlenmiş, pek azı müstesna çoğuna her türlü
vesait gidebilecek duruma getirilmiştir.
Köylerin sağlığı üzerinde titizlikle durulmaktadır. Geçen ve bu
yıl yaptırılmış olan köy sağlık memurları evlerine 8/10 köy bir
grup itibari ile 5 sağlık memuru ve 5 köy ebesi tayin edilmiş,
asırlardan beri sağlığı üzerinde ilgi gösterilmeyen köylü bu
yeni sağlık elemanlarıyla sıhhatini bir dereceye kadar
korumuştur. Bu teşkiller yıl yıl çoğaltılarak köylü sağlığı
hassasiyetle korunacaktır.
İl
içinde köylü ocakları yapılış tarzı itibariyle bütün anadolu
köyleri ev mimarisine benzer.
Ekserisi bir katlı ve bazıları da (Hanay) denilen iki katlı önü
açık, üstü toprak damlı binalardır.
Orta köylü evi umumiyetle bir ahır ve samanlık, bir anbar, bir
de oturacak, yatacak odadan ibarettir. 3–4 odayı geçmez. Evlerin
önü açıktır. Buralarda köylü her işini yapar, bu açık kısımlarda
ocak da vardır.
İki katlı köylü evi, bahçeli köylerde ayrıca bir çift ile de
ayrılmıştır. Varlıklı köylerin hanaylı, tokatlı ayrıca tahta
anbarlı müteaddit ahır ve samanlıklıdır.
İlin birçok köylerinde yeni tip üstü kiremitli binalarda
yapılmıştır. Bunların bir kısmı kiremitli olmakla berabir yine
önemli miktarı dam örtülüdür. Saz örtülü binalar da vardır.
Köylünün iş, çalışma, yaşam ihtiyaç ve şartları ona damlı evi
daha tercih ettirmektedir.
Köylü yaz günleri ekseriyetle damda yatar. Bütün meyvelerini,
yiyeceklerini yıkayıp evinin damında kurutur.
Köylünün damı yaz günleri en tercih ettiği yatak odasıdır.
Lacivert gök onun sınırsız tavanı, parlak yıldızlar parasız ve
hiç sönmiyen ışıklarıdır.
İl’de köy, ancak cumhuriyet devrinde benliğine kavuşmuş ve
kalkınabilmiş durumdadır.
Aşar yükünden, mültezim kahrından ve haksızlığından köylü
cumhuriyette kurtulabildi.
Köylünün önemli bir kısmı ikinci dünya savaşından, mahsullerinin
biraz para etmesinden canlanmış, yoksulluktan kurtulmuştur. Bu
yıllar içinde aldığı şeylerde çok pahalı olmasına rağmen köylü,
esasen israf ve fantaziden uzak olduğu için kendi yağıyla
kavrulmuş, beş on para bu savaş yıllarında biriktirebilmiştir.
Köylü yine bu yıllar içinde mühim miktarda şehirlilerin
köylerdeki topraklarını satın almıştır. Toprak sahibi olmuştur.
İl
çevresinde en aşağı 8–10 çiftlik köylülere intikal etti. Tek
merkebi olmayan köylü, sürü, at, araba sahibi olmuş, bir karış
toprağı bulunmayan köylü vatandaş bugün sabanını, pulluğunu
işletecek toprağa kavuşmuştur.
Köylü bu varlıkla geçen 2 yıl içinde ilimizdeki oldukça büyük
çapta ve her birisi 10–15 bir liraya mal olan köy okullarını,
3000–6000 lira arasında çıkan öğretmen evlerini ve sağlık
memurları yurtlarını, Halkodalarını yükseltebilmişlerdir.
1945–1946 yıllarında il köylerinin birleşik bütçeleri toplamı
birer milyonu geçik rakamdadır.
İlin çok köylerinde radyo vardır. Köylü uyanmış, memleket ve
dünya işlerini yakın sezişitle kavrayışlı ve anlayışlı bir
zihniyete sahip olmuştur.
İl
köylerinin bazılarında elektrik de vardır. Açık göz ve varlıklı
köylüler, buğdaylarını öğüten değirmenlerin su kudretinden aynı
zamanda ışık kaynağı da çıkarmışlardır. Köylerini bu
değirmenlere koydukları dinamolarla geceleri elektrikle
aydınlatıyorlar. Bir kısmı da bu işe hazırlanmış olup malzeme
bulamamaktan ve halen çok pahalı olmasından işe
başlayamamaktadırlar.
Dünya bunaltısı ve sürüncemede olan sul sağlanıp her şey
bulunmaya başladığı gün ilde belki 40 köy daha elektriğe
kavuşacaktır.
İl
içinde bazı köyler, çocuklarının ilk ve orta tahsilden sonra
daha ileri ve mesleki okullara kadar okutmaktadırlar.
İl
çevresi köy çocuklarından bugün bir çok subay, mühendis, doktor,
Amerika’da bile yüksek tahsile devam edenler memnunlukla
görülmekte ve işitilmektedir.
İl
köylüsü cumhuriyet yıllarında kavuştuğu varlıkla köy ağalarının
tegallübünden kurtulmuş, ağır faizli borçlarından sıyrılmış,
şerefli ve hesabını bilir bir hale gelmiştir.
İl
çevresinde 1000 nüfusu geçen insan topluluğunu yaşatan köyler
vardır.
Merkez ilçesinde Askeriye, Çerçin, Sala, Büğdüz, Arvallı, Başköy,
Kozluca, Tefenni ilçesinde Hasanpaşa, Kozağacı, Horzum, Yusufça,
Beyköy, Armutlu, Dirmil, Sögüt; Yeşilova ilçesinde Güney, Salda,
Büyükyaka; Bucak ilçesinde Ürkütlü, Girmeği, Kızılseki bu
meyanda sayılabilir.
Bu
köyler büyük okullar, öğretmenevleri, Halkodaları, Sağlık
Memurları Yurtları ile donatılmış, tabii güzelleklerine bu
kırmızı kiremitli kültür ve sağlık ocaklarının varlıkları da
onur ve şirinlik vermiştir.
İl
çevresi köylüleri, günün Türk Köylüsü kıyafetini benimsemişler,
kadınları da yeniliğe doğru gözlerini ve gönüllerini çevirmiş,
kısmen intibak etmiş vaziyettedirler.
İl
köylüleri, hayvanlarının, ağaçlarının ve ekim tohumlarının
ıslahı yönünde de uyanıktırlar.
İl
Tarım ve Veteriner Müdürlüklerinin bakımı altında merkezi
Burdur’da kurdukları “Hayvan İyileştirme ve Çoğaltma “ “Birlik
Fidanlığı” ve Yeşilovada “Köylü Artırma Birliği” adlarında üç
birlik kurmuşlar ve 942 yılından beri yaşatmakta bulunmuşlardır.
Bu
köy birliklerinin her birisinin bugün 20000 liralık bütçeleri
vardır. Hayvan ve nabat ıslah yönünde faydalı adımlar
atmaktadırlar.
İl
köylüleri cumhuriyet yıllarında Ziraat Bankası’ndan da bir hayli
yardım görmüşler ve diğer iller köylülerine nispetle refah ve
varlıklı sayılma durumuna ulaşmışlardır denilebilir.
Köylerde Kurulan Pazarlar
İl
çevresi köylerinin iktisadi durumları merkezi olanlarının
bazılarında açık pazarlar kurulur. Merkez ilçesinde kurulanlar;
Hacılar, Elmacık ve Çeltikçi köylerinde, Tefenni ilçesinde
Tefenni, Dirmil, Horzum, Çavdır, Karamanlı, Kozağaç, Söğüt
köylerinde, Yeşilova ilçesinde Yeşilova, Güney ve Akçaköy
köylerinde, Bucak ilçesinde de Bucak, Kızılkaya ve Ürkütlü
köylerinde haftanın belli günlerinde ve her çevrede birbiriyle
karşılaşmamak üzere alan pazarları kurulur. Köylüler bu
pazarlarda alış veriş eder ve ihtiyaçlarını sağlarlar.
BURDUR İLİNDE BELEDİYE VE İMAR İŞLERİ
İl
çevresinde:
1.
Burdur Belediyesi
2.
Belönü Belediyesi
3.
Tefenni Belediyesi
4.
Karamanlı Belediyesi
5.
Yeşilova Belediyesi
6.
Bucak Belediyesi
Burdur Belediyesi
Cumhuriyetten evvelki yıllarda ve daha evvelleri memleket eşraf
ve ayanının elinde yalnız bir kudret ve şeref yeri olarak
tutulan belediye 1914’de vuku bulan yer depremine kadar
kasabanın bayındırlığına bir adım bile atmadan o günlerin
belediyecilik zihniyetine göre ağa ve beylerin elinde bir tutak
olarak kalmış, elden ele geçen ve hemşeriler üzerinde bir terür
silahı olarak kullanılmıştır.
Eski yıllarda, 1900’da Sert Ahmet adı verilen bir jandarma
yüzbaşısının himmeti ile o zaman ve halen bile büyük bir
bayındırlık eseri olarak yükseltilmiş Hükümet Konağı’ndan başka
şehir ve belediye adına ortada görünen bir şey yoktur.
1884’ten itibaren Hacı Ali Bey oğullarından Nafiz’den başlıyarak
Belediye 1914 yılına kadar Tayyar oğlu İbrahime geçmiş bunu
takiben Rahmi oğlu Ahmet, Avukat Fuat, Süleyman Kazancı, Reşit
Baki, Fahrettin Çiloğlu, Eczacı Hüsnü Onat, Fahri Kaya Alp yeni
belediye kanunu intişar edinceye kadar belediye başkanrlığında
bulunmuşlardır.
1580 sayılı Belediye Kanunu’nun neşrinden sonrada Dr.Ahmet Ruhi
Yeşilyurt, Rıza Erdem, Nuri Artok ve Necati İşçil bu görevde
çalışmışlardır.
Burdur’un cumhuriyet devrindeki kısmında da açıklandığı veçhile
bugün ortada görünen belli başlı Cumhuriyet Alanı, İstasyon
Bulvarı, Yeni Giriş Yolu, Memleket Hastahanesi, Plaj vesaire
gibi eserler 1934–1938 yıllarındaki programlı çalışmaların
mahsulleridir.
Eser bırakan Belediye Başkanlırından Rahmi oğlu Ahmet zamanında
eski şehir haritası Macar Şehircilik Mühendisleri’ne
yaptırılmış, bu günkü ahşap Belediye Binası ve Hal ile birlikte
bazı caddeler ve bilhassa Kışla, Gazi caddeleri ham olarak
açılmıştır.
Burdur’da belediyecilik, daima dar ve mahalli görüşlere ve şahsi
tesirlere maruz kaldığından belediye hamleleri zaman zaman
şehrin nüfuzlu kişileri tarafından kırılmış ve iş başına
getirilen belediye başkanları tam randımanla çalışamamıştır.
Burdur Belediyesi bütçeleri cumhuriyetten evvelkilerle dâhil
olduğu halde esaslı olarak 1930 yılına kadar bulunamamıştır.
1930 yılından itibaren 51000 liradan 24000 liraya ve bu
miktardan bu yıllara 138 bin liraya inmiş, yükselmiş bir bütçe
ile çalışan Burdur Belediyesi elektrik tesisi münasebetiyle
halen 25000 lira kadar da İller Bankasına borçlu durumdadır.
Şehrin temizliği için elde pak mahdud vesait ve iptidai malzeme
mevcuttur.
İçme suyu, eski halinde ecdadın getirdiği, Saden, Çarşı, Hacı
Hasan, Kayapınar, Cünbüşlü suları olup sağlığı bakımından
durumları mahzurludur.
Şehrin içme suyunu Büğdüz Yaylası’ndaki kaynaktan getirmeyi
sağlamak üzere 946 yılında bir Anonim Su Şirketi kurulmuştur.
Mezbahası kısmen fenni ve sıhhidir. Yeni bir gaz deposu
yaptırmak kararındadır. Bu husus için parası da sağlanmıştır.
İtfaiye Teşkilatı noksandır. 1926 yılında alınmış eski bir
arezöz 1935’de sağlanmış bir motopomp ve bir iki eski tulumba
itfaiye malzemesini teşkil eder.
Evvelce mevcut 60 parçayı geçen emlak ve akarı bugün 15-20’ye
inmiş bir durumdadır. Ekserisi Belediyenin istimlâk borçları
yüzünden satılmıştır.
Belediye, çarşı içinde, şehrin en yüksek bir yerinde yapılmış
Ulu Camii karşısında 1914 yer depreminden sonra yapılmış bir
binada çalışmaktadır.
22
kişilik bir Belediye Meclisi ile çalışır. Henüz bayındırlık
planını yaptıramamıştır. Yapılmak yolundadır.
Son yıllar içinde “Burdur’u Güzelleştirme Derneği”nin maddi
yardımı ile evvelce istimlâki yapılan şehir dışındaki sahayı
duvarla çevirmiş, hali hazır durumu ile ölüleri kabule
başlamıştır.
Yine son yıl içinde göl yolunun bir kısmı şose haline getirilmiş
ve etrafı ağaçlarla çerçevelenmiştir.
“Burdur’u Güzelleştirme Derneği” eliyle de Gazi, Cumhuriyet
Caddeleri parkelenmiş, Bayındırlık Bakanlığı’nın yardımıyla yeni
Antalya Çıkış Varyantı açılmış Burdur Çayı üzerinde büyük beton
bir köprü yaptırılmıştır.
İstasyon Bulvarı’nın 1935 yılında istimlâki Belediye’ce
sağlanarak park ve bulvar Bayındırlık Bakanlığı’nca Şömentakse
adıyla Burdur Belediyesi’ne bağışlanmıştır.
Cumhuriyet yıllarında Burdur’da bayındırlık kısmında izah edilen
bayındırlık eserleri de Burdur Belediyesi’nin imar
çalışmalarının kayda değer varlıklarıdır.
Tefenni İlçesi Belediyesi:
En
eski belediyelerdendir. 1932 yılındaki bütçesi miktarı
bulunamamıştır. Bu yıllarda bütçesi 5900 lira arasında iken
1946’da 33000 liraya kadar inkişaf edebilmiştir.
Evvelce alınmış ve tam çalıştırılamamış olan elektrik santrali
1945 yılında faaliyete geçirilmiş kasabanın ana yolu şosa
halinde imar edilerek etrafı ağaçlanmıştır.
12
kişilik bir Belediye Kurulu ile çalışır. Bu ilçe de devlet
parasıyla bir Hükümet Konağı, Kaymakam Evi, Özel İdare Binası
yaptırılmış, cumhuriyet yıllarında büyük bir ilkokul ve oldukça
muntazam bir de Halkevi vücuda getirilmiştir.
Barutlu Suyu adıyla anılan ve sertlik derecesi sıfır bir maden
suyu ile Koca Pınar adındaki kasaba içinde bulunan parktan çıkan
büyük su kasabanın başlıca içme suyunu teşkil eder.
Yeni yapılan Jandarma Komutanlığı ve eski kışlalar binaları
kasabanın başlıca bayındırlık varlıklarıdır.
Karamanlı Belediyesi:
Tefenni ilçesinin bucağı ve Tefenni’den nüfus itibariyle çok
fazla nüfus kesafetini taşıyan bu kasabada belediye bütçesi
1926’dan itibaren tesbit edilebilmiştir.
Bu
tarihte 3322 lira olan belediye bütçesi 1946 yılında 20 yıl
sonra ek kamyon bütçesiyle birlikte 32300 liraya yükselmiştir.
Bu
belediye cumhuriyet yıllarında oldukça verimli çalışmış,
kasabaya bir park, bir hamam, muazzam bir yatılı ilkokul, yeni
bir cadde sağlamakla beraber kasabanın hali hazır ve bayındırlık
planlarını da yaptırmıştır.
Kasabaya iyi bir içme suyu da getirmiştir. Postahane binası,
yeni binalardandır. Halk tarafından yaptırılmış bir hayli bina
ve mağazalar da kasabanın çehresini bayındırlaştırmıştır.
Bucak Belediyesi:
1926 yılında 20 yıl evvel ilçe haline gelen bu kasabada da
belediye teşkilatı vardır.1930 yılında tesbit edilen belediyenin
bütçesi 5274 lira iken bugün 24674 liradır.
Bu
kasabada belediye sulama sularını ıslah eylemiş buharlı bir
lokomobil ile kasabanın aydınlığını elektrikle sağlamıştır.
Kasabanın yeni yapılmış Halkevi, Kaymakam Evi, cumhuriyet
yıllarında yükseltilmiş yatılı ilkokulu belli başlı resmi
binalarıdır. Halk teşebbüsü ile vücuda getirilmiş bazı özel
binalar ve çarşı; kasabanın bayındırlık varlığıdır.
Bu
yıl içinde Jandarma Komutanlığı binası temeli de atılmıştır.
Kahveler-Bucak iltisak şosasını kasabaya ulaştıran yoldan
itibaren kasaba içinde devam eden yolu belediye imar eylemiştir.
Yeşilova Belediyesi:
Bu
ilçenin aslı Satırlar Bucağı olup 1936’da ilçe haline gelmesiyle
burada belediye tessüs etmiştir.
İlçenin merkez nüfusu az olduğundan beledi faailyet mahduttur.
Bazı yakın köyler belediye sınırına katılmak suretiyle
genişletilmeğe çalışılmaktadır.
Belediyenin teşkili tarihi olan 1936 yılında belediye bütçesi
1331 lira olan Yeşilova Belediyesi’nin 1946 yılı bütçesi 22850
liradır.
Belediye ve halk geçen 10 yıl içinde bir hayli imar eseri vücuda
getirmişlerdir.
Halkodası, Özel İdare Binası, Askerlik Şubesi, Ziraat Bankası
binaları, Hükümet Konağı, Kaymakam Evi vesair binalar 10 yıl
evvelki satırların simasını değiştirmiş bu şirin adlı ilçeye
güzel bir görünüş vermiştir.
Özel teşebbüslerle de imara doğru hız almış bu ilçe ve
belediyesi Cumhuriyet Alanının etrafına sıraladığı yeni binalar
ve giriş manzarası ile canlı bir bayındırlık durumu arz
etmektedir.
Beş kilometre uzağındaki müstesna görünüşlü Salda Gölü ve bu göl
kenarındaki (Sultan Pınarı) turistik bir çekiciliğe, eşsiz
tabiat güzelliğine sahiptir.
Belediye iyi bir içme suyu da getirmiştir. Fidanlık ve mezbaha
da beledi eserlerdendir.
Ağlasun (Belönü) Belediyesi :
Merkez ilçesinin Çeltikçi Bucağına bağlı büyük ve tarihsel bir
kasaba olan Ağlasun (Belönü) il çevresindeki belediyelerin
eskilerindendir.
Cumhuriyet yılından itibaren bütçe hesapları bulunabilmiştir.
1924 yılında bütçesi 851 lira, 1946’da 9815 liraya erişmiştir.
Eski (Sağalasus) Krallığının yerinde kurulmuş olan Ağlasun
Kasabası osmanlılık devrinde bakımsızlıktan harap olmuş
cumhuriyet yıllarında biraz imar görmüştür.
Yeni yapılan büyük ilkokulu, Belediye Kıraathanesi, Belediye
Binası, Parkı bu tarihi kasabanın bugünkü modern görünüşleridir.
Kasaba değerli içme suları ile çevrilidir. Belediye gelirinin
azlığı maalesef bu kasabayı imara müsait değildir.
3
kilometre kuzeyinde eski Sağalasus Krallığı harabeleri Akdağ
yamaçlarında yatmaktadır. Muazzam anfiteatrısı, stadı, saray
yıkıkları, kale ve mezarlık lahıdları, heykel kırıkları bu
harabenin önemini söyler.
BURDUR İLİNDE ESKİ ESERLER
Vakıf Eserler:
Burdur 1914’te geçirdiği büyük yer depremi ile bazı yangınlar
bütün eski eserleri de silip süpürmüştür.
Esasen vakfi temsil eden belli başlı eserler de pek o kadar çok
değildir.
Mütevellileri elinde harap olan Devriş Mehmet Paşa Kütüphanesi,
Özgür Mahallesindeki Küçük Şeyh Medrese ve Kütüphanesi
mevcutların iyilerinden sayılır.
Yalınız vakfa ait ve bazıları bugün eşhas eline geçmiş bazı
hamamlar vardır ki bunların çok eski oldukları sanılıyor.
Tabakhane, Eskiyeni, Balta oğlu, Hocabali, Yenice Mahallesi
hamamları, Yenice Mahallesindeki taş camii vakfın bugün mevcut
ve yaşayan eserleridir.
Harabeler, Kervansaraylar:
Burdur ili çevresi kadim (Pisidya) ve (Pamfilya) topraklarını
kapsar. Bu yerlerde birinci çağda birçok hükümetler kurulmuştur.
Bunlardan bugün öğrenebildiğimize göre:
Belönünde, Ağlasun’da - Sağalasus
Tefenni, Yuvalak’ta - Ormelis
Tefenni’de - Temizoniyom
Tefenni, Horzum’da – Sibira (Gibira)
Bucak, Girmeyi’de - Kremna
Bucak, Anbaban’da - Komma
Sertaç, Belenli’de - Olbaza
Merkez, Bereket’te - Muatra
Yeşilova, Yarışlı’da - Tasına, Tekne il içinde belli başlı şehir
yıkıklarıdır.
Bucak ilçesi çevresinde:1-İncirhan Kervansarayı, 2-Susuz
Kervansarayı adında Selçuklular devrinden kalma bugün oldukça
mamur iki kervansaray da vardır.
Birisi Burdur şehrinde olmak üzere insan eliyle yıkıldığından
şüphe olmayan il çevresinde 8 tane de (Höyük) vardır.
Şehir İçinde Eski Eserler
Şehirde Bakibey oğullarına ait (Konak) adı verilen ve cedlerinin
misafirhanesi veya idare yeri olarak tanınan eski bir bina
mevcuttur.
Üçdibek mahallesi ve bu aileye nispetle ad alan Paşa Köprüsü
yakınında bulunan bu konak önü açık savyantlı, üstü büyük
kiremitlerle örtülü büyücek bir binadır.
Oldukça büyük üç oda ve bir de mescitten ibarettir. Mescit kısmı
harap bir haldedir. Bu aileden Hüseyin Baki’ye ait olan
kısmındaki kabul odasının tavanı, kapı ve dolap kapakları
üzerinde eski mimari ve Türk tezhipçiliğinin kıymetli izleri
yaşamaktadır. Pencereleri de alçı ile ve renkli camlarla
işlenmiştir.
Bu
binanın bilhassa tavanı çok kıymetli görülmektedir.
Pazar eski (Camiikebir) mahallesinde de (Taşoda) adı verilen ve
Baki Beyler Konağı devrinden biraz daha kıdemli olduğu sanılan
bina da kıymetli nakış ve tezhip eserleri ile süslüdür.
Yapısı kargir, üstü dam pencereleri eski sistem alçılı ve renkli
camlarla süslenmiş olan bu bina, büyük bir odadan ve bu oda
içerisinde küçük bir kademe ile yükseltilmiş bir küçük divandan
ibarettir.
Bahçeye bakan kısımlarında müteaddit pencereleri vardır. Bu
pencerelerin hepsi üzerinde birer satır manzum yazı vardır.
Birisi üzerinde silinmeyip kalan yazıda şu manzum okunmaktadır.
(Görünce gayri menziller kamusu döndü külhana)
Bu
yazıdan bu binanın evvelce ya posta (Tatar Durağı) veya şehre
gelen misafirleri konuklamaya mahsus bir yer olduğu
anlaşılmaktadır.
Halk arasında Burdur’un eski beylerinden ve ailelerinden kınalı
beylerinden Emin Bey’e ait olduğu hakkında bir duyultu da
vardır.
BURDUR’DA HAYAT VE ÇALIŞMA
Burdur ili çevresi, çalışkan bir halk kütlesi ile canlı bir
manzara arzeder. İl’de bütün halk işini, gücünü güder. Çiftçi,
işçi, sanatkâr hepsi düzgün bir çalışmaya hayatı alıştırmış bir
durumdadır.
Köylüler, yaz, kış devamlı çalışmaya kendilerini vermiş
gibidirler. Köylü hayatı basit, mütevazı, kanaatkârdır. Köyde
süs, şatafat pek az ve mahduttur. Kazançlarından
artırabildiklerini köylüler kızlarının, gelinlerinin boyunlarına
altın meskûkât olarak lira beşibir yerde ve daha küçük ziynet
altınları halinde takarlar. Köylü daha ziyade varlığını toprak,
mal ve hayvan olarak bulundurmak ister.
Tarlayı sürmek, harmanı kaldırmak, sürüyü gütmek, hayvanlara
bakmakla köylü çalışmasını çerçevelemek mümkündür.
Köylünün arada sırada işini görmek, ihtiyaçlarını sağlamak üzere
şehre gidip gelmesi de çalışma hayatının başka safhasıdır.
İlçelerde de hayat köylere yakın bir durumdadır. Buralardaki
halk da daima çalışır ve çalışmakla hayatını kazanır.
Köylerimizde eski Türk misafirperverliğinin temiz ruhu hala
bütün kuvvetiyle yaşar. Merkez bucaklarından Sertaç Bucağı
köyleri Tefenni İlçesinin Gölhisar çevresi köyleri Türkün bu
ölmez hasletini bütün samimiyet ve hususiyetle yaşatmaktadır.
İlin diğer ilçe ve köylerinde köylü konuk severliği bu derecede
değildir.
Her köyde birkaç tane Köy Odası bulunan bir çok köyler
mevcuttur.
Şehirde Çalışma ve Hayat
Şehir halkı da çok çalışkandır. Şehirde oturanların hemen bu
yıllarda % 75’ini dokumacı ve halıcı işçiler teşkil eder. Her
aile evinde çalışır atölye hayatı ve sistemi yoktur.
2800 rakamını aşan dokuma tezgâhlarının sesi her sokakta
duyulur. Bu tezgâhlarda en aşağı 7–8000 kişi çalışmaktadır.
Şehirdeki halkın %15’i de çiftçilik ve bahçecilikle uğraşırlar.
Şehirde 18 Kıraathane, 6 Hamam, 6 Otel, 6 Han, l Şehir Kulübü
vardır. 3 Halk Bahçesi, 2 Sinema, l Yeşil Göl Plajı halkın
istirahat ve eğlencesine yardım etmektedir.
Şehir elektrikle ışıklandırılmış olduğundan her serviste halk
radyo neşriyatından faydalanmaktadır. Yalınız şehirde 1946
kayıtlarına nazaran 525 tane alıcı radyo cihazı bulunmaktadır.
Halkevi temsil ve müzik kollarının zaman zaman verdikleri
müsamere, konser ve temsiller ve diğer gezici temsil
heyetlerinin tiyatro ve okulların muhtelif vesile ve fırsatlarla
verdikleri müsamereler ve yaşattıkları sosyal toplantı ve
hareketler, halkın içtimai yaşayışını özlendiren ve yaşama
zevkini veren vasıtalardır.
Sinemalar da bu hususta halkın eğlencesine yardım etmektedir.
Şehirde gece hayatı yoktur denebilir. Sabaha kadar açık yer
yoktur. Akşam saat 21–24 aralarında genel hayat sakinleşir.
Halkın aralarında tertip ettiği toplantılarda cemiyet hayatının
ayrıca özel bir safhasını teşkil eder. Eski Türk anane ve
görgüsü, birbirine saygı, sevgi ve misafir etmek davet, ikram
eylemek hasletleri şehirde eski hususiyetleri ile yaşamaktadır.
Şehirde giyinme ileri ve modern bir durumdadır. Erkek ve kadın
muntazam giyinirler. Pazar günleri İstasyon Bulvarı, Burdur
halkının çok sevdiği bir tenezzüh ve gezme yeridir.
Bu
günlerde çiftçi, işçi, tüccar ve sanatkâr temiz elbiselerini
giyerek buralarda gezinirler. Ayrıca Çarşamba günleri de
Memleket Hastahanesi yeni giriş yolu halkın ikinci tenezzüh ve
gezinme yeridir.
İstasyon Parkı, Bulvarı, Stadyum Yolu, Cumhuriyet Alanı ve etraf
yolları tenezzüh ve istirahat günlerinin halk topluluğunu
taşıyan yerleridir.
Halk tatil ve yaz günlerinde Yeşil Göl Plajına, Kurna Köyü ve
Gravgaz Pınar başlarını da canlandırır. Bu yerler şehrin
mesirelikleridir.
Burdur - Rıza ERDEM 1946
|